1 Mayıs’ın öğrettikleriyle daha ileri mücadeleler için kolları sıvayalım

Genel-İş İzmir 8 No’lu Şube Sekreteri Sinan Uğur: Meydanlarda kutlamaların olmaması bu yılki 1 Mayıs’ta işyeri kutlamalarının da zenginliğini artırdı

Çin’de başlayarak tüm dünyayı kasıp kavuran koronavirüs salgını, kapitalist düzenin ne kadar çürümüş ve değişmeye mahkum olduğunu açık bir şekilde ortaya koydu. Silahlanmaya, reklam ve eğlence sektörüne ve lüks tüketime vs. milyarlarca dolar kaynak aktarılırken, dünyayı yöneten kapitalist ülkelerin en gelişmişleri başta olmak üzere insan sağlığının korunması konusunda ne kadar acizlik içinde olduklarını gördük. Bu nedenle konfederasyonumuz DİSK ve kardeş örgütlerimiz “Emek ve bilimle kurulacak yeni bir toplumsal düzen için 1 Mayıs” çağrısı yaptı.

İşte 2020 1 Mayıs’ını bu koşullarda karşıladık. Salgından korunma gerekçesi, ülkeyi yöneten tek adam iktidarı yasakçı yüzünü gizleyemese de geçmiş yıllardaki gibi şehrin meydanlarında kitlesel kutlamalar yapma koşullarımız pek yoktu. Buna rağmen, bu yılki 1 Mayıs etkinliklerinin daha az nitelikli ve daha az kitlesel geçtiğini kimse söyleyemez.

2020 1 Mayıs’ında işyerlerinin ve işyeri örgütlüğünün ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Çünkü daha öncesinde de gördük ki, meydan kutlamaları; ne kadar işyerlerine dayanıyor ve işçiler kutlamalara kendi işyerlerinden başlayarak katılıp alanlara doluyorsa, 1 Mayıs o kadar zengin içerikli ve o kadar da kitlesel geçiyordu.

İnisiyatif ve girişkenlik

Meydanlarda kutlamaların olmaması bu yılki 1 Mayıs’ta işyeri kutlamalarının da zenginliğini artırdı. Fiziksel mesafeli halaylar, pankartlar ve bayraklarla süslenmiş çöp kamyonları ve konvoylar, pankartlarla donatılmış şantiyeler ve alanlara gelenlerin çok daha üzerinde bir işçi katılımı… Sendika şube yönetimlerinin, işyeri temsilciliklerinin ve işçilerin artan inisiyatifi ve girişkenliği… Alanlardaki kimi siyasi grupların gövde gösterisi yarışından azade, işçilerin ve ezilen yoksulların en acil taleplerinin, talep sahipleri tarafından en yaygın bir şekilde dillendirilmesi ve sınıfsız, sömürüsüz, barış içinde bir dünya özlemi…

Ve işyerleriyle birlikte, 1 Mayıs akşamı halkın önemli bir kesiminin dahil olduğu balkonlardan marşlar çalınması, sloganlar atılması… Sosyal medyanın yaygın kullanımı, konserler, etkinlikler vs.

Pandemi koşullarının ortadan kalktığı gelecek yıllardaki 1 Mayıs kutlamalarında elbette ki yüz binlerle yine alanlarda olacağız. Ama bu yıl gerçekleştirdiğimiz her şeyi daha yaygın ve renkli bir şekilde her yıl hayata geçireceğiz. İş araçlarımızı süsleyerek caddelere çıkacak, marşlarımızı söyleyecek, her işyerimizi 1 Mayıs alanına çevirecek ve akşam da evlerimizin balkonlarından, pencerelerden sloganlarımızı haykıracağız.

Kapitalistlerden vazgeçmeliyiz

Salgın hastalıkla mücadele ederken ve 1 Mayıs kutlamalarında bir kez daha görüldü ki, hayat; işçi sınıfının, halka bağlı bilim insanlarının, kafa ve kol emekçilerinin sayesinde dönüyor. Sağlık emekçileri, genel hizmet, fırın, toplu taşıma, kargo, tarım, petrokimya ve enerji işçileri başta olmak üzere salgın koşullarında dahi kapitalistlerin kârları azalmasın diye çalışmak zorunda olan, nüfusun çoğunluğunu oluşturan biz işçileriz. Dünya genelinde de daha çok dillendirildiği gibi bizler, “vazgeçilmezler”iz. Ancak tüm üretim araçlarının ve zenginliklerin sahibi olan kapitalistler vazgeçilmez olmak bir yana insanlığın önünde bir engel halindeler. O halde onlardan “vazgeçmek” için 2020 1 Mayıs’ının öğrettikleriyle birlikte daha ileri mücadeleler için kolları sıvayalım. Emek ve bilimle kurulacak yeni bir toplumsal düzen için…