1071 imzalı karşı bildiride’ ismi bulunan Dr. Özgüç: Kesinlikle onayım yok, istifa edeceğim

Prof. Kaboğlu: Üniversite yönetimlerinin tutumu anayasa açısından çifte ihlali beraberinde getirmektedir.

Anayasa Mahkemesi’nin “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bildiri nedeniyle mesleklerinden ihraç edilen, haklarında disiplin cezaları verilen, “terör örgütü propagandası” suçundan dava açılarak hapse mahkûm edilen ve bir bölümü cezaevine konulan akademisyenlerin bireysel başvuruları hakkında ‘hak ihlali’ kararı vermesinin ardından dün bir grup akademisyen de karşı bildiri yayınladı.

“Anayasa Mahkemesi terörü meşrulaştıramaz” başlığını taşıyan bildiri, pazartesi günü geç saatlerde 1071 imzacısı olduğu belirtilerek kamuoyuyla paylaşıldı ancak en az 3 akademisyen listede iradeleri ve beyanları dışında isimlerinin bulunduğunu açıkladı. Listedeki iki ismin de mükerrer şekilde yer aldığı ortaya çıktı. Bununla birlikte Malazgirt Zaferi’nin de tarihi olan 1071’e gönderme yapıldığı düşünülen bildirideki imza sayısı 1066’ya düştü.

“Birkaç kişinin ismi daha benzer şekilde kullanılmış”

İstanbul Aydın Üniversitesi’nden Dr. Anıl Özgüç, bildirinin kendisine çalıştığı üniversite tarafından pazar günü gönderildiğini ve bu metni onaylamadığını belirterek, “Kesinlikle buna onayım yok” dedi.

Üniversite yönetiminin, “Teknik bir hata olmuştur, inceliyoruz” şeklinde bir açıklama yaptığını ancak bunu ‘samimi bulmadığını’ belirten Özgüç, İstanbul Aydın Üniversitesi’ne noter kanalıyla bir ihbarname çekerek iradesinin bu olmadığını belgeyle de kayıt altına almak istediğini ve istifa edeceğini söyledi.

İsmini dün yayınlanan bildiride görmesinin ardından ‘bir şok yaşadığını’ ifade eden Özgüç, “Üniversitede acaba benzer durumda olan başka öğretim üyeleri var mı diye çevremi bir yokladım. Birkaç kişinin daha isminin böyle kullanıldığını gördüm” dedi.

Bildirinin çağrıcısı üniversiteler arasında yer alan İstanbul Aydın Üniversitesi yetkilileri ise açıklama ya da yorum yapmadı.

“Üniversite yönetimlerinin tutumu anayasa açısından çifte ihlali beraberinde getirmektedir”

CHP İstanbul Milletvekili, Anayasa Profesörüİbrahim Kaboğlu da yayınlanan bildiriyle ilgili yaptığı açıklamada, Anayasa Mahkemesi’nin verdiği karara bütün devlet organları ve yurttaşlarının uymak zorunda olduğunun altını çizerek, “Üniversiteler de buna dahildir” yorumunu yaptı. Üniversitelerin mahkeme kararına karşı koyarak Anayasa’yı ihlal ettiğini ifade eden Kaboğlu, imzacı olmamalarına rağmen bildiriye destek verenler listesine ismi konan akademisyenlerin durumuyla ilgili olarak da, “Hem mahkeme kararına uymama iradelerini beyan ederek yargı bağımsızlığına karşı çıkıyorlar hem de kendi kurumlarında çalışan kişilerin çalışma hakkını ihlal ediyorlar ve bununla birlikte kişisel tercih özgürlüklerini, bireysel özgürlüklerini ihlal ediyorlar. Üniversite yönetimlerin girmiş oldukları bu tutum, anayasa önünde, anayasa açısından çifte ihlali beraberinde getirmektedir” diye konuştu.

Kendisi de 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Marmara Üniversitesi’nden ihraç edilen Kaboğlu, şöyle devam etti:

“Yaşananlar, akademisyenlerin bugüne kadar yaşadıkları sorunlarda bu üniversite yönetimleri karşısında ne kadar haklı olduklarını ortaya koyuyor. Olağanüstü hal bahanesiyle geceyarılarında KHK’larla üniversite dışına atılan öğretim üyelerinin haklılığını ve üniversitelerin ise katliam sürecine olan katkılarını bizzat kendileri teşhir etmiş oluyorlar.”

AKP’li Yeneroğlu: AYM’nin kararı herkesi bağlar.

AKP İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğluda, kişisel Twitter hesabından yaptığı açıklamada Prof. Kaboğlu ile benzer noktalara dikkat çekerek, Anayasa Mahkemesi’nin ‘metnini tek taraflı, ölçüsüz ve insafsız’ bulduğunu belirttiği “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisine imza atan akademisyenlerle ilgili kararının herkesi bağladığını hatırlattı. Yeneroğlu, “Anayasa Mahkemesi özgürlükçü duruşuyla demokratik hukuk devletinin tacıdır.Kararı eleştirilebilir, fakat hedef gösterilmesi demokratik hukuk devletini zayıflatır” dedi.

İstanbul Aydın Üniversitesi’nden Dr. Özgüç’ün yanı sıra Prof. Dr. Ercan Eyüboğlu da imzasının izinsiz kullanıldığını açıklamıştı. Aynı şekilde FSM Vakıf Üniversitesi’nden Dr. Şerif Eskin de listede imzası gözükmesine rağmen pazartesi günü yayınlanan bildiriye destek vermediğini Twitter hesabından duyurmuştu. İmzacılar listesinde Dr. Fatih Bayram ve Doç. Dr. Mustafa Yılmaz‘ın isimleri de mükerrer olarak ikişer kez yer alıyor.

Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden akademisyenlerin imzalarıyla yayınlanan bildiride, Anayasa Mahkemesi’nin ‘Barış Akademisyenleri’yle ilgili verdiği hak ihlali kararınına tepki gösterilmiş ve “Sözde “barış bildirisi” adı altında terör örgütü propagandası yapan bazı akademisyenlerin ceza almalarını “hak ihlali” gören Anayasa Mahkemesi skandal bir karara imza atmıştır” denmişti.