37 ülkede 1250 akademisyenden Boğaziçili öğrencilere destek

37 farklı ülkesinde bulunan 100’ü aşkın kurumdan aralarında Noam Chomsky, Judith Butler, Nancy Fraser gibi isimlerin de bulunduğu 1250 akademisyen gözaltına alınan 15 Boğaziçi Üniversitesi öğrencisinin derhal serbest bırakılmasını talep etti.

Aralarında Nobel ve Pulitzer ödüllü isimlerin de bulunduğu 1250 akademisyen Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin gözaltına alınmalarına tepki gösterdi.

Aralarında Judith Butler, Nancy Fraser gibi isimlerin bulunduğu 199 akademisyenin başlattığı kampanya büyüyerek 1250 kişiye ulaştı.

Dünyanın 37 farklı ülkesinde bulunan 100’ü aşkın kurumdan 1250 akademisyen, Boğaziçi Üniversitesi’nde 15 öğrencinin gözaltına alınmasını kınadıkları açık mektupta Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öğrencilere yönelik söylemlerine yanıt verdiler.

İmzacılar arasında Angela Y. Davis, Judith Butler, Noam Chomsky, Alice Crary, Nancy Fraser, Marianne Hirsch, Michael Hardt, Etienne Balibar, Mary Marshall Clark, Seyla Benhabib, Jay M. Bernstein, Partha Chatterjee, Bertell Ollman, Susan Buck-Morss, Pulitzer ödüllü Junot Diaz,Homi K. Bhabha, David Graeber, Todd Gitlin, Immanuel Ness, Eduard Brezin, Nobelli Eric Wieschaus ve Jack W. Szostak da bulunuyor.

Akademik Dayanışma Ağı (Academic Solidarity Network) içerisindeki akademisyenler tarafından kaleme alınan mektupta Türkiye hükümetinden siyasi görüşlerini ifade eden gözaltındaki öğrencilerin derhal serbest bırakılması talep edildi.

Mektup, New York ve Washington D.C.’deki Türkiye Cumhuriyeti Konsoloslukları’na, Türkiye Cumhurbaşkanı’nın da dahil olduğu Türkiye hükümeti yetkililerine, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği yetkilileri ve Boğaziçi Üniversitesi Rektörü’ne gönderildi.

İmza Metni 

” Dünya çapındaki akademik topluluklarının üyeleri olarak, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki öğrencilerin son zamanlarda tutuklanmasına ve taciz edilmesine sert bir şekilde karşı çıkıyoruz.

19 Mart 2018’de öğrenciler, kampüs içinde İslam Araştırmaları Kulübü tarafından organize edilen Suriye’de Afrin’in işgal edilmesinde savaşan askerleri desteklemek için yapılan etkinliğe karşı bir gösteri yaptılar. Sonrasında gerçekleşen kampüs içindeki tutuklamalar, polisin ev ve yurt baskınları, Türkiye’de son zamanlarda artan siyasi konuşmaları ve muhalefeti suç kabul etme trendinin bir parçasını oluşturuyor.

Recep Tayyip Erdoğan alaycı bir üslupla bu öğrencilerden ‘terörist’ diye bahsetti, onları okuldan atmak ve başka bir üniversitede eğitim almalarını engellemek için ant içti. Erdoğan’dan daha önce böyle sözel saldırılar görmüştük ve bunlar binlerce akademisyenin, gazetecinin, sanatçının ve insan hakları savunucularının tutuklanmasıyla sonuçlanmıştı.

Türkiye hükümetini gözaltına alınan öğrencileri derhal serbest bırakmaya çağırıyoruz.

Türkiye hükümetini siyasi söylemden dolayı tutuklanmış veya gözaltına alınmış bütün öğrencileri derhal serbest bırakmaya çağırıyoruz.

Karşılaştıkları risklere rağmen cesur bir şekilde muhalefetlerini dile getiren bu öğrenciler ile dayanışma içinde olduğumuzu bildiriyoruz.

Mümkün olan bütün kamusal ve özel kanallardan bu öğrencileri destekleyeceğimize söz veriyoruz.”

NE OLMUŞTU ? 

26 Mart 2018 tarihinde Boğazici Üniversitesi’nden üç öğrenci evleri ve yurtları polis tarafından basıldıktan sonra gözaltına alınmıştı. Bugün itibarıyla 15 olan gözaltılar, bir grup öğrencinin, Afrin’de yaşamını kaybeden 46 asker için lokum dağıtılan bir standı protesto etmesi sonrasında başlamıştı. Protesto eden öğrenciler, üzerinde “İşgalin ve katliamın lokumu olmaz” yazan bir pankart açmış, iki grup arasında sonradan tartışma çıkmıştı.

24 Mart 2018’de Erdoğan bir konuşmasında “O komünist, o vatan haini terörist gençler onların masalarını dağıtıyor. Bu gençlere üniversitede okuma hakkı vermeyeceğiz” demişti.

Kaynak : Bianet