Ada vapurunda dövülen simitçi çocuğa: Polise söylersen seni öldürürüz

İstanbul Ada vapurunda simit satan 16 yaşındaki çocuk, İstanbul Büyükşehir Belediyesi güvenlikleri tarafından makine dairesinde dövüldü.

Eminönü – Adalar vapurunda simit sattığı için İBB güvenlikçileri tarafından dövülen Alican Kaya, “Ölümle tehdit edildim” dedi.

Adalar Gerçekten Aysel Kılıç’a konuşan 16 yaşındaki Alican Kaya, okul harçlığını çıkarmak için hafta sonları ve yazın simit sattığını söyledi. Her hafta sonu da Adalar Vapuru’nda simit satan Kaya, 29 Temmuz Cumartesi günü simit tepsisiyle Burgazada’dan Eminönü- Kadıköy hattından gelen Adalar Vapuruna bindiği anda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) güvenlik görevlilerinin koluna girdiğini anlattı. Yolculardan tepki gelmemesi için vapurun makine dairesine götürüldü ve burada güvenlikçiler tarafından darp edildi. Darp edilirken cep telefonuyla görüntüleri de çekildi. ‘Başka simitçilere de ders olsun’ diyerek çekilen görüntüler, sosyal medyaya düşünce büyük tepki çekti. Ali Kayacan olay anı görüntüleri ve hastane raporlarıyla savcılığa başvurdu.

Ali Kayacan Pendik’te ailesiyle birlikte oturuyor. Beş kardeşten en küçüğü. Simitçilik ise baba mesleği. Kavak Pınar Lisesi’nde son sınıf öğrencisi olan Kayacan, öğrenimine devam etmek için simit satıyor.

“Babam da ağabeyim de simitçi. Ben de yaklaşık beş yıldır yazları ve hafta sonları simit satıyorum. Tüm zamanımı bu işe ayıramıyorum; çünkü okula ağırlık veriyorum. Okuyup kendime, aileme ve insanlara faydalı biri olmak istiyorum” diyor.

Alican Kaya, yaşadıklarını şöyle anlattı:

“O gün Burgazada’da simit satıyordum. Öğlen vaktiydi. Adalar Şehir Hatları Vapuru iskeleye yanaşınca Büyükada’ya gitmek için simit tepsimle bu vapura bindim. Biner binmez güvenlikçiler kollarımdan tuttu. ‘Vapurda simit satamazsın’ dediler. ‘Simitlerini aşağıya makine dairesine bırak’ dediler. Onları takip ettim. Aşağıda bulunan makine odasına iner inmez bir güvenlikçi simit tepsimi aldı, diğeri de yüzümü tokatladı. Elleri öyle ağırdı ki düşmemek için kendimi zor tuttum. Güvenlikçi tokat atmaya devam ederken, diğeri de copla vurdu. Burnum kanıyordu. Vurmamaları için yalvardım ama onlar vurmaya devam etti. Burnum kanıyordu. Çok korkuyordum… Sadece güvenlikçilerin girdiği bu saklı odadaki çığlıklarımı yolcuların duyup gelmesini çok isterdim. Ama ne duyan oldu, ne de gören.”

‘POLİSE SÖYLERSEN SENİ ÖLDÜRÜRÜZ’

“Görüntülerimi çektikleri için de çok keyifliydiler. ‘Bu görüntüleri başka satıcılara da gösteririz’ diyorlardı. ‘Olayı polise söylersen seni öldürürüz’ diye beni tehdit ettiler. Heybeliada’da indiğimde iskelede polis ekibi karşımdaydı. Ama korktum, onlara anlatamadım. Su buldum, kanayan burnumu temizledim. Aileme bile haber vermedim. Ama eve gittiğimde herkes olayı duymuştu. Amirlerine kendilerini beğendirmek için olsa gerek, güvenlikçiler darp görüntülerimi kendi WhatsAap gruplarında paylaşmışlar. Sonra da benim gibi simit satıcısı olan gençlere bu görüntüleri gösterip ‘Siz de vapurda bir şey satarsınız sizi de böyle yaparız’ diye tehdit etmişler.

‘SİMİT SATAMIYORUM, UYUYAMIYORUM’

Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden ve Adli Tıp’tan darp raporu alan Ali Kayacan ailesiyle birlikte savcılığa başvurarak güvenlikçilerden şikayetçi oldu. “Geceleri uyuyamıyorum. Psikolojim bozuldu. Simit satmaya da çıkamıyorum” diyen simitçi çocuk, “Çok zor günler geçiriyorum. Bana yaşatılanların başka simitçilere, satıcılara yaşatılmaması için herkesin davama sahip çıkmasını istiyorum” dedi.

Ağabey Abdullah Kayacan da adalet istediklerini belirterek, şöyle devam etti:

“Beş kardeşiz. Maddi olanaksızlıklardan biz okuyamadık ama kardeşimizi okutmaya çalışıyoruz. Ali çok başarılı bir çocuk. Okulda dereceye giriyor. Okursa çok iyi yerlere gelecek… Çocuklarımızın, gençlerimizin hayatlarıyla oynamaya kimsenin hakkı yok! İBB güvenlikleri bu videoyu çekerek kendi sonlarını getirdi. Sadece işlerine son verilmelerini değil, bir daha böyle şeylerin yaşanmaması için güvenlikçilerin mahkemece de cezalandırılmasını istiyoruz. Adalet yerini bulana kadar biz mücadelemizi sürdüreceğiz.”