Adana ve Kocaeli’de açıklama yapan emek ve demokrasi güçleri Gezi’ye sahip çıkıyor

Adana ve Kocaeli’de emek ve demokrasi güçleri Gezi davasının yarın görülecek duruşması öncesi açıklama yaptı, “Tarihi yeniden yazmaya çalışanlara inat gerçekleri haykırmaya devam edeceğiz” dedi

Gezi davasının yarın görülecek olan 6’ncı duruşması öncesi Adana ve Kocaeli’de emek ve demokrasi güçleri yaptı, “Hakikati baskılayıp tarihi yeniden yazmaya çalışanlara inat, gerçekleri haykırmaya devam edeceğiz” dedi.

Adana Emek ve Demokrasi Güçlerinin Heykelli Park’ta yaptığı açıklamaya DİSK, KESK, TMMOB, Adana Tabip Odası, Adana Barosu, Emek Partisi, HDP, CHP, ESP, Halkevleri katıldı.

Osman Kavala, Mücella Yapıcı, Yiğit Aksakoğlu’nun müebbet, Çiğdem Mater Utku, Ali Hakan Altınay, Mine Özerden, Şerafettin Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Yiğit Ali Ekmekçi’nin ise 15 yıldan 20 yıla kadar hapisle yargılandığı Gezi davasında sona doğru yaklaşılırken Adana Emek ve Demokrasi Güçleri, Gezi eyleminin meşru olduğunu belirterek bir basın açıklaması yaptı.

Basın açıklamasını okuyan EMEP GYK Üyesi Halil İmrek, meselenin sadece yargılananların meselesi olmadığını belirterek “AKP’nin bu davadan beklentisi muhalefeti sindirmek ve korkutmaktır. Hukuk da buna alet olmuştur. Gezi’de yargılanması gerekenler arkadaşlarımızı aramızdan alanlar, sakat bırakanlardır. Gezi her zaman demokrasi tarihinde ak bir sayfa olarak duracak. Gezi direnişinin suçla ilişkilendirilmesine izin vermeyeceğiz. Karanlık gider, Gezi kalır” dedi.

“8 genç hayatını kaybetti, binlerce kişi sakat kaldı”

Yargılamanın siyasi iktidarın Gezi direnişini dış güçlerin oyunu, darbe girişimi olarak değerlendirmesi yaklaşımına paralel bir anlayışla sürdürüldüğüne dikkat çeken İmrek, “Topluma ‘susun, haklarınızı aramayın, Kanal İstanbul’u, kent meselelerini, doğanın canına okunmasını bırakın, insan hakları meseleleri ile uğraşmayın, itaat edin, etmiyorsanız itiraz etmeyin’ mesajı veriliyor” dedi.

“Suçlu aranıyorsa gençlerin ölümünde aranmalıdır”

Kendilerinin de Gezi eylemlerinde olduklarını dile getiren İmrek, “Gezi eylemlerine katılmakla onur duyduk. Gezi, halkın vicdanında bir yer etti. Ortada şiddet içeren bir eylem de yok. Ortaya konulan eylemler, basın açıklamaları, barış, kardeşlik, demokrasi istenen barışçıl etkinliklerdi. Esas şiddet uygulayan güvenlik güçleriydi, polisti; 8 tane gencimizi, çocuğumuzu kaybettik, binlerce kişi sakatlandı. Bir suçlu aranıyorsa Berkin Elvan, Ethem Sarısülük, Abdullah Cömert, Ali İsmail Korkmaz, Mehmet Ayvalıtaş, Medeni Yıldırım’ın, Hasan Ferit Gedik’in ve Ahmet Atakan’ın ölümünde aranmalıdır” dedi.

“Pervasızlıkları hukuksuzluktan besleniyor”

Siyasi iktidarın hâlâ Gezi ruhundan korktuğunu ifade eden İmrek, “Korkmakta haklılar. Gördüler ki biz bir araya geldiğimizde karanlığa dur diyebiliyoruz. Gördüler ki plastik mermiler, biber gazları, gözaltılar, tutuklamalar hiçbirimizi korkutamıyor. Onlarca arkadaşımızın gözlerini kaybetmesinin, binlercesinin yaralanmasının, faillerin ve azmettirenlerin cezasız bırakılmasının böylesi bir kuralsızlıktan beslendiğine şahit olduk. Ethem Sarısülük’ü, Medeni Yıldırım’ı hedef alarak vuran jandarma ve polis kurşunları, Ali İsmail’e atılan ölümcül tekmeler, Ahmet Atakan’a, Berkin Elvan’a atılan biber gazı fişekleri, Hasan Ferit Gedik’i vuran mafya bozuntusu, Mehmet Ayvalıtaş’ı bizden alan pervasızlık bu hukuksuzluktan güç alıyor” dedi.


Kocaeli | Hepimiz Gezi’deydik

Kocaeli’de HDP, Emek Partisi, Sol Parti, SYKP ve Halkevleri, Gezi davası öncesi açıklama yaptı, “18 Şubat günü yüreğimiz de aklımız da Silivri’de dostlarımızla. Çünkü hepimiz oradaydık, hepimiz Gezi’deydik” dedi.

Eğitim Sen Kocaeli Şubesinde gerçekleştirilen ve SYKP Kocaeli İl Temsilcisi Çetin Ak’ın seslendirdiğin basın açıklamasında “kurgu dava” vurgusu yapıldı. Bu dava ile Gezi’ye katılmış milyonlarca insanın da yargılandığını söyleyen Ak, “İddianamede geçen isimler nezdinde, demokratik haklarını kullanmak için sokağa çıkan milyonlarca insan, yani bizler de yargılanıyoruz. Gezi bir kalkışma, bir darbe girişimi gibi değerlendirilemez, aynı cümle içinde bile anılamaz. Çünkü Gezi, her bir yurttaşın tamamen kendi iradesiyle, kendi itirazını alıp geldiği, sözünü söyleyebildiği, taleplerini sıralayabildiği, kendi haklarını savunduğu, eşitlikçi, özgürlükçü ve paylaşımcı bir şenliktir. Baskıdan, yalandan, adaletsizlikten, liyakatsizlikten, hak ihlallerinden bunalmış insanların sözünü söyleme şeklidir. Halkın itiraz hakkı demokrasinin bir parçasıdır, demokrasi bir bütündür ve bölünemez. Gezi’nin tanığı da milyonlarca yurttaştır” dedi.

“Taleplerimizin arkasında duracağız”

Gezi davasının sadece hukukla değil, vicdanla, akılla ve mantıkla da ilişkisi olmadığını ifade eden Ak, “Türkiye’nin en önemli 12 barosunun da ortak açıklamalarında belirttiği gibi, adil yargılanma hakkı ihlal ediliyor ve savunma hakkı kısıtlanıyor. Gezi, hiçbir iddianamenin, hiç bir yalanın kirletemeyeceği kadar büyük bir toplumsal gerçekliktir. Gerçekliğinin şahidi boldur. Gerçekliğinin şahidi milyonlardır. Dostlarımız, arkadaşlarımız, yoldaşlarımız İstanbul’da, bizler burada Kocaeli’de, Gezi Parkı’ndaki ağaçların kesildiği ve çadırlarımızın yakıldığı günlerdeki tepkimizin de, gencecik çocuklarımıza kıyan polis şiddetinden hesap soran tutumumuzun da, parklarda, meydanlarda, sokaklarda özgürlük, demokrasi ve insanca yaşam talep eden milyonların taleplerinin de kararlılıkla arkasında durmaya devam edeceğiz” diye konuştu.