AİHM’den ihlal kararı : Osman Kavala serbest bırakılmalı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Osman Kavala’nın başvurusunu karara bağladı. Mahkeme ihlal olduğu gerekçesiyle Kavala’nın derhal serbest bırakılmasını istedi.

AİHM, Gezi Parkı davasının tek tutuklu sanığı olan ve 770 gündür Silivri Hapishanesi’nde tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala’nın serbest bırakılmasına karar verdi. Mahkeme, tutukluluğun devamı için yeterli gerekçe sunulmadığını belirterek, Selahattin Demirtaş’tan sonra 18. maddeden ikinci ihlal kararını verdi.

AİHM makul şüphe olmadan Kavala’nın siyasi sebeplerle tutuklanması ve AYM’nin başvuruyu makul bir sürede incelememesi nedeniyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkındaki AİHS madde 5/1, 5/4 ve 18’den ihlal bulup Kavala’nın derhal serbest bırakılmasına karar verdi.

                         

“Tutukluluk kararı, makul şüpheye dayanan tarafsız bir değerlendirme değildir”

“AİHM, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) Madde 5.1 (hürriyet ve güvenlik hakkı) ile Madde 5.4’ün (Meşru tutukluluk konusunda hızlı karara ulaşma hakkı) ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiştir. 6’ya bir oyla da Madde 5.1’le birlikte değerlendirildiğinde Madde 18’in (Hakların kısıtlanması yolunun kısıtlılığı) de ihlal edildiğine ve muhatap devletin başvurucunun tutukluluğunu sona erdirmek için gereken bütün adımları atması, başvurucunun derhal salıverilmesini sağlaması gerektiğine karar vermiştir.

Mahkeme açıklamasında “Bu davada, insan haklarını öne çıkarak ve savunuculuğunu yapan birçok sivil toplum kuruluşunun (STK) ve sivil hareketin kurulmasında rol oynayan Kavala, gözaltına alınmasının ve tutuklu olmasının adil olmadığını savunmuştur. Mahkeme, Kavala’nın ‘güçlü şüphe’ sebebiyle tutuklu olduğunu not etmiştir. Mevzu bahis suçlamalar hükümeti devirmeye çalışmak ve anayasal düzeni güç ve şiddet yoluyla yıkmaya teşebbüstür. Mahkeme, yetkililerin başvurucunun ilk ve devam eden duruşma öncesi tutukluluğunun makul şüpheye dayanan tarafsız bir değerlendirme sonucunda olduğunu gösteremediğini tespit etmiştir.” ifadelerine yer vermiştir.

Osman Kavala’nın 8 Haziran 2018’de AİHM’e yaptığı başvurusunda, hakkındaki geçici tutukluluk kararının ve bu kararın uzatılmasının AİHS’nin emniyet ve güvenlik haklarıyla ilgili 5’inci maddesine aykırı olduğu savunulmuştu.

“Çıkarılan zorluklar” nedeniyle hakkındaki geçici tutukluluk ve tutukluluğun devamı kararlarına itiraz edememiş olması ve Anayasa Mahkemesi önündeki sürecin uzunluğunun da AİHS’nin aynı maddesine aykırı olduğu belirtilen başvuruda, ayrıca Kavala hakkındaki tutukluluk kararının siyasi nedenlerden ötürü verildiğini, bu durumun AİHS’nin 18’inci maddesine aykırı olduğunu ileri sürülmüştü.

Mahkeme, Demirtaş’tan sonra Türkiye hakkında 18. maddeden ikinci ihlal kararını vermiş oldu. AİHM, Kavala hakkında 18. maddeden ihlal kararını altıya bir oyla aldı. Karara, Slovenya’dan hakim Marko Bošnjak mutabık görüşte, Türkiye’den Saadet Yüksel de kısmen mutabık kısmen de karşıt şerh koydu. Yüksel, karara düştüğü şerhte Madde 18’in ihlaline dair çoğunlukla aynı fikirde olmadığını belirterek, bu hükmün ihlal edildiği sonucuna ulaşacak yeterli zemin olduğunu düşünmediğini kaydetti.

Demirtaş kararı sonrası Erdoğan, “AİHM kararı bizi bağlamaz” demişti

AİHM, 20 Kasım 2018 tarihinde 4 Kasım 2016 tarihinden bu yana tutuklu olan Selahattin Demirtaş’ın başvurusu hakkında, Demirtaş’ın tutukluluğunun devamı için AYM de dahil olmak üzere, sulh ceza ve ağır ceza mahkemeleri tarafından yeterli hiçbir gerekçe sunulamadığı değerlendirmesini yaparak ihlal kararı vermiş ve Demirtaş’ın derhal serbest bırakılmasını ve tutuksuz yargılanmasını istemişti. AİHM’nin kararı sonrası konuşan Erdoğan ise “AİHM kararı bizi bağlamaz, karşı hamlemizi yapar işi bitiririz. Bu açıklamadan kısa süre sonra 7 Eylül 2018 tarihinde Demirtaş’ın bir başka dosyadan aldığı 4 yıl 8 aylık hapis kararı onanmıştı. Yüksek yargının cezayı onaması, AİHM kararını baypas etmek olarak değerlendirilmişti.