AKP’nin yargı paketi: ‘Zihniyet değişmedi taktiksel yanılsama yaratıldı’

CHP’li Sezgin Tanrıkulu, AKP’nin Yargı Paketi için “zihniyet değişmedi” eleştirisi yaparken, KHK’li hukukçu Cenk Yiğiter, pasaport düzenlemesinin Anayasa’ya aykırı olduğunu, hukukçu Özgür Urfa ise Yargıtay düzenlemesinin sadece yanılsama yarattığını ifade etti.

Meclis’e gelmesi beklenen Yargı Paketi’nin ilk kısmının ayrıntıları netleşti. Paketin içinde KHK’lilerin pasaport düzenlemesi, Terörle Mücadele Kanunu’nda (TMK) propaganda suçunun düzenlenmesi ile 5 yılın altındaki ceza kararlarında Yargıtay’a temyiz yolunun açılması gibi düzenlemeler öne çıktı. Yargı Paketi’ne dair hukukçu milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu ve Abdullah Koç ile hukukçu ve KHK’li Cenk Yiğiter değerlendirmelerde bulundu.

CHP İstanbul Milletvekili Tanrıkulu, Yargı Paketi’nde propaganda suçuyla ilgili getirilen düzenlemenin zaten Anayasa tarafından güvence altına alınmış bir hak olduğuna işaret etti. Düzenlemeye eklenen “Haber verme sınırlarını aşmayan ve eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç sayılmaz” ibaresinin zaten suç olmadığını belirten Tanrıkulu, “Dolayısıyla suç olmayan bir durum herhangi bir ceza maddesine eklenemez. Anayasadaki bir düzenlemeyi getirip ceza maddesinin içerisine koymak reform anlamını taşımaz. Önemli olan bu yargıdaki zihniyeti değiştirmek. Bunun reform diye sunulmasını hiçbir şekilde gerçekçi bulmuyorum” diye konuştu.

 

Eleştiri sınırı

Tanrıkulu, şu değerlendirmeyi yaptı: “Yapılan eleştirileri, muhalefetin her sözünü, suç olarak gören bir anlayış var. Kim söylemiş, kime karşı söylemiş buna bakılıyor sadece. Demek ki şimdiye kadar Türkiye’de eleştiri sınırını aşmayan ve haber verme niteliği olanlara ceza verildi. Bu yargı zihniyeti, şimdi böyle bir düzenlemeyi buraya koymak zorunda kalıyorlar. Bu zihniyetteki kişiler böyle bir düzenleme olsa bile kendi kafalarına göre ‘bu eleştiri sınırını aşmıştır’ diyebilecek. Hükümetin bu anlayışı ve yargıdaki zihniyet değişmediği sürece hiçbir sonuç vermez.”

 

Propaganda maddesi soyut

HDP Adalet Komisyonu üyesi ve Ağrı Milletvekili Abdullah Koç ise Yargı Paketi’nin iktidar tarafından HDP’ye sunulmamasının anti demokratik bir uygulama olduğunu söyledi. Koç, “Düşünce suçunu evrensel hukuk çerçevesi kapsamında alabilecek, uluslararası kriterleri de gözetecek nitelikte değil. Propagandayla ilgili kısım da o kadar soyut bir kavram getiriliyor ki bu madde parlamentodan geçse bile, demokratik bir toplumda yapılması gereken eleştiri yapan kişilerin, propaganda suçu ile karşı karşıya kalma durumu söz konusu. Çünkü netleştirilmemiş” şeklinde konuştu.

 

TMK’nin kaldırılması gerekir

Türkiye’de “terör” kavramının çok geniş tutulduğuna dikkati çeken Koç, “Düşünce ve ifade suçunun ortadan kaldırılması için TMK’nin kaldırılması gerekiyor” dedi. Koç, şunları ekledi:  “Demokratik ölçüleri taşımayan, taktiksel bir paket. Bölge adliye mahkemelerindeki suçların bazılarının suçlarının temyize tabi tutulması da tamamen bir göz boyamaya ilişkin bir düzenleme.”

Sonuç alınmaz

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Parti Meclisi (PM) Üyesi hukukçu Özgür Urfa da paketin hazırlanışında siyasi partiler, barolar, STK’ler ve yargı kurumlarına danışılmadığına işaret ederek, “Bu nedenle o metinde ne yazarsa yazsın bu yöntemle ne ifade özgürlüğü ne de diğer düzenlemeler açısından bir sonuç alınmayacağı kanaatindeyim” dedi.

 

Esasta değişiklik yok

Terörle Mücadele Kanunu’nun ya tamamen kaldırılması ya da yapısal değişiklikler yapılmasının elzem olduğunu belirten Urfa, şu değerlendirmede bulundu: “İstinafta kesinleşen suçlar ile ilgili getirilen düzenlemede, ‘Türklüğü aşağılama’ gibi suçların bir kısmında İstinaf yolundan sonra Yargıtay yolu açılıyor sadece ama bu maddelerle ilgili herhangi bir değişiklik yapılmıyor. Var olan yapı tamamen korunuyor. Yargıtay da aynı düzenlemeyi inceleceğinden aslında aynı bakış açısıyla bir değişiklik yaratmayacak.  O yüzden bir yanılsama yaratılıyor. Esasta hiçbir değişiklik yok.”

 

Anayasanın gerisinde

Yargı Paketi’nde, devam eden idari veya adli soruşturmaları ya da davaları olmayan KHK’lilere pasaport verileceği yer aldı. KHK ile Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden ihraç edilen akademisyen Cenk Yiğiter, bu düzenlemeyi olumlu bulmadığını söyledi. İlgili düzenlemenin Anayasaya aykırı olduğunu belirten Yiğiter, şöyle konuştu: “2010 Referandumunda, Anayasaya bir hüküm eklendi. Bunu öneren de AKP’ydi. Ve bu hüküm ‘vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hakim kararına bağlı olarak uygulanabilir’ şeklindeydi. Bir kişinin yurt dışına çıkmasını yasaklamak için Anayasa iki şart koyuyor. Birincisi, o kişi hakkında bir suç iddiası olacak; ikincisi ise hakim kararıyla olacak. Şuan ki durum ise İçişleri Bakanlığı’nın talimatıyla KHK’lilerin pasaportları verilmiyor ve dolayısıyla yurt dışına çıkamıyorlar. Burada reform yapıyoruz diye getirdikleri şey hala Anayasaya aykırı ve çok gerisinde. Getirilen bu yeni düzenleme diyor ki, bu kişi beraat alacak, takipsizlik alacak ya da cezalarının infazı bitmiş olacak ancak bu durumda yine de biz onları incelemelerden sonra pasaport verebiliyoruz.”