Arjantin’de piyasalar neden son 18 yılın en kötü gününü yaşadı?

Arjantin’de, 27 Ekim’de yapılacak devlet başkanlığı seçimine katılacak adayları belirlemek için düzenlenen ön seçimlerde Devlet Başkanı Mauricio Macri oyların yüzde 32’sini aldı. Ülkenin para birimi peso ve hisse senedi piyasaları Pazartesi günü son 18 yılın en büyük değer kaybını yaşadı.

Piyasalardaki paniğin nedeni, piyasa ekonomisi yanlısı siyasetçinin tekrar seçilme şansının azalması.

Ön seçimlerde, diğer aday Alberto Fernández ve yarışta kendisine destek veren ülkenin eski solcu ve popülist lideri Cristina Fernández de Kirchner ise oyların toplam yüzde 47,7’sini aldı.

Cristina Fernández de Kirchner and Alberto
Ülkenin eski solcu lideri Cristina Fernández ve adaylık yarışında desteklediği Alberto Fernández

Arjantin Pesosu ön seçimler sonrası Pazartesi günü Amerikan Dolarına karşı yüzde 30 değer kaybetti. Peso gün içinde bu kaybını biraz toparlasa da Arjantin’e ait diğer finansal varlıklar da bu kayıptan etkilendi.

Ülkenin hisse senedi piyasasının öncü göstergesi Merval endeksi de yüzde 31 düşerken, Arjantin’e ait tahvillerde de düşüş görüldü.

2001 yılında ülkenin iflasına yol açan ekonomik krizden beri para birimi, hisse senetleri ve devlet tahvilleri bu kadar yüksek bir değer kaybı yaşamamıştı.

Kredi risk primi olarak adlandırılan Arjantin’in 5 yıllık CDS’leri Salı günü son 5 yılın zirvesinde kalmaya devam etti.

Arjantin Devlet Başkanı Mauricio Macri
Arjantin Devlet Başkanı Mauricio Macri

IMF tarihinin en büyük kredisi

Mauricio Macri’nin beklenenden de yüksek bir farkla seçimde geri düşmesi, ülkeye piyasalara daha fazla müdahaleden yana bir yönetim anlayışının hakim olacağı kaygısıyla piyasalarda satış yaşanmasına neden oldu.

Arjantin’in eski lideri Cristina Fernández de Kirchner’in desteklediği Alberto Fernández, Ekim ayında düzenlenecek genel seçimde başkan seçilmesi takdirinde IMF ile imzalanan 57 milyar dolarlık stand-by anlaşmasını gözden geçireceğini söylemişti.

Mauricio Macri ise Pazartesi günü düzenlediği basın toplantısında, seçim sonucuna ilişkin “mesajı aldıklarını” belirterek Ekim ayında bu durumu tersine çevireceklerini aktardı.

Macri, piyasalarda yaşanan satış dalgasının ise muhalefetin başa gelmesinin istenmediğine dair bir işaret olduğunu söyledi.

Seçim sonuçları ise Arjantin halkının daha fazla kemer sıkmadan yana olmadığını gösteriyor.

Arjantin çok uzun zamandır ekonomik sorunlarla boğuşuyor.

Ülke ekonomisi resesyonda, enflasyon ise yüzde 22 seviyesinde.

2015 yılında ülke ekonomisini liberal ekonomik reformlarla kalkındırma sözü veren Macri ise vaatlerini gerçekleştirebilmiş değil.

Diğer yandan ülkenin eski lideri Cristina Fernández de Kirchner’in ismi ülkenin en büyük yolsuzluk soruşturmasında geçiyor.

Geçen yıl Uluslararası Para Fonu (IMF), Arjantin’e 57 milyar dolar kredi vermişti. Bu, ülkenin tarihinde aldığı en büyük krediydi.

Arjantin’de bir adayın devlet başkanı seçilebilmesi için, seçimlerin ilk turunda geçerli oyların yüzde 45’ini alması veya en yakın adaydan yüzde 10 oranında fazla oy olarak, geçerli oyların yüzde 40’ına ulaşması gerekiyor.

Aksi halde seçimlerin ikinci turu yapılıyor.