Av. Tozbey: TCK 104, çocuk istismarını meşrulaştırıyor

Adli Sicil verilerine göre, 2018 yılında ‘Reşit olmayanla cinsel ilişki’ suçundan toplamda 30 bin 105 dosya açıldı. Ancak bunlardan yüzde 85’inde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.

AKP iktidarının daha önce kamuoyunun yoğun tepkisi nedeniyle geri çektiği “çocuk istismarına af” konusunun 2. Yargı Paketi ile yeniden gündeme gelebileceği belirtiliyor. Ancak TCK’da çocuk istismarına adeta af getiren bir madde daha var: Reşit Olmayanla Cinsel İlişki.

TCK 104. Maddede düzenlenen bu suç kapsamında 2018 yılında 30 binden fazla dosya açıldı. Ancak bunlardan sadece yüzde 3,7’si davaya dönüştü.

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun TCK 104. Maddeye dair sorularını yazılı olarak yanıtlayan Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, “suça sürüklenen çocuklar ile mağdur, tanık ya da diğer bir sıfatla adli sisteme giren çocuklara, kadın mağdurlara ve kırılgan gruba dâhil diğer mağdurların” adli süreçte etkin şekilde desteklendiğini belirtirken, mağdurlara psiko-şosyal destek hizmetleri de verildiğini ifade etti.

Bakan Gül, “Reşit olmayanla cinsel ilişki” suçu nedeniyle adalet önüne çıkarılan kişilerin sayısı konusunda ise Adli Sicil kaydını işaret etti.

Yüzde 85’inde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi

2018 yılı Adli Sicil verilerine göre, “Reşit olmayanla cinsel ilişki” suçunu düzenleyen TCK 104. Madde kapsamında toplam suç sayısı 30 bin 105.

Bu dosyalardan 25 bin 149’unda (yüzde 85) kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. 2018 yılında TCK 104. Maddeden açılan dava sayısı ise bin 124. Açılan davalar, toplam dosya sayısının sadece yüzde 3,7’sini oluşturuyor. Adli Sicil verilerinde diğer kararlar ise 3 bin 832 olarak belirtildi.

“Reşit olmayanla cinsel ilişki” suçu, “Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar” başlığı altındaki en düşük oran olarak kayıtlara geçti.

Av. Tozbey: cinsel istismarı meşrulaştırıyor

TCK. 104. Maddede, “Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, on beş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikâyet üzerine, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” deniliyor. Peki, madde hangi durumlarda uygulanıyor ve suç sayısı ile dava sayısı arasında neden uçurum var?

Bu soruları yanıtlayan Önce Çocuklar Ve Kadınlar Derneği Genel Başkanı Av. Müjde Tozbey, Reşit Olmayanla Cinsel İlişki maddesinin, 15 yaşından büyük çocuğa yönelik uygulanan cinsel istismarı kolaylaştırdığını ve meşrulaştırdığını söylüyor.

“Kendi rızalarıyla cinsel ilişkiye giren tarafların her ikisinin de 15 ila 18 yaş arasında olması halinde suç oluşmaz. Suçun oluşması için taraflardan birinin 18 yaşından büyük, diğerinin 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını bitirmemiş olması gerekmektedir. Bu suç ile özellikle cinsel istismar mağduru 15 yaşını bitirmiş çocukların davalarında karşılaşmaktayız. En son Antalya’da vekilliğini üstlendiğimiz bir kız çocuğunun davasında, okuduğu lisede 18 yaşını bitirmiş bir şahıs tarafından birçok tehdit almıştır. Bu tehditlerin korkusuyla mağdur ile şahıs arasında cinsel ilişki gerçekleşmiştir. Çocuğun cinsel istismarı olduğunu iddia ederek suç duyurusunda bulunduk. Ancak kız çocuğunun yaşının büyük olması ve tehdidin kanıtlanmadığı iddiası ile tecavüz eden şahıs hakkında TCK. 104. Madde gereğince dava açıldı. Tecavüz eden şahıs, daha önce de birçok kız ile aynı şikâyetleri yaşamış olmasına rağmen, yine basit ve ertelenecek bir ceza ile ödüllendirilmiştir.”

Çocuk suçlanıyor, fail ödüllendiriliyor

Bu madde ile çocuk suçlanırken failin ödüllendirildiğini söyleyen Tozbey, “Tehdit ve cebir unsurları konusunda çocuklar açısından bakılmadığı sürece, empati kurup zayıflıkları görülmediği sürece çocuklarımız zarar görmeye devam edecektir” diye konuştu.

Hukuki süreç yoruyor

Tozbey, suç sayısı çok fazla olmasına rağmen dava sayısının azlığı konusunda ise şu değerlendirmeyi yaptı: “Bunun birçok sebebi olabilir. Ancak karşılaştığımız davalarla birlikte değerlendirdiğimizde şunları görüyoruz. Öncelikle 15 yaşını bitirmiş kız çocukları, çocuk olarak değil, yetişkin bir kadın olarak görülmekte ve yaşadığı cinsel istismarı hak etmiş olarak yargılanmaktadır. Yani mağdur olarak değil, sistemsel olarak kadına bakış açısı ile mağdur kız çocuğuna bakış açısı aynı olduğu için, aynı önyargılarla yargılanmakta ve suçlanmaktadır. Bu nedenle her cinsel istismar şikâyeti ciddi bir şekilde maalesef ki yargı mercileri tarafından değerlendirilmemektedir. Ayrıca cinsel istismar mağduru çocuklar, yargı erki tarafından –mağdur olmalarına rağmen- o kadar çok işlem ile uğraştırılmaktadırlar ki, çocuklar bir süre sonra utanıp, sıkılıp, yorulup şikâyetlerini geri almaktadırlar. Bu konuda çocuklarımız kesinlikle haklı. Biz yetişkinler dahi uzmanı olmadığımız bir konuda kollukta, adliye koridorlarında, hastanelerde defalarca gidip geldiğimiz ve onlarca soğuk yüzlü insanlarla muhatap kaldığımızda yorulmaktayken, çocuklarımızın korkmaması, çekinmemesi ve yorulmaması mümkün değildir. Özellikle bu iki husus nedeniyle şikâyetlerin geri çekildiğinin farkındayız.”

Kaynak: Artı Gerçek