Avrupa Komünist İnisiyatifi’den Zafer Günü açıklaması: 75 yıl önceki gibi, işçi sınıfı iktidarı için!

Her yıl 9 Mayıs, 1945 yılında Berlin’deki Alman parlamento binasına orak-çekiçli kızıl bayrağın dikildiği günün anısına dünya genelinde Zafer Bayramı olarak kutlanıyor. Halkların Nazi faşizmini yenilgiye uğrattığı bu zaferin 75. yılı dolayısıyla Avrupa Komünist ve İşçi Partileri İnisiyatifi, 9 Mayıs’ı anarak dünya halklarını yeniden mücadeleye çağırdığı bir açıklama yayımladı.

Açıklamanın tamamı şu şekilde:

“75 yıl önceki gibi, işçi sınıfı iktidarı için!

9 Mayıs 1945’te Kızıl Ordu, Berlin’in kalbinde, halkların faşizme karşı büyük zaferini ve Nazizmin yenilgisini simgeleyen kızıl bayrağı dikti. Zafer, Sovyetler Birliği’nin önderlik ettiği sert ve kanlı bir mücadeleden sonra, Komünist partilerin önderliğinde çağrıya cevap veren birçok ülkenin faşizm karşıtı partizalarının ve hareketlerinin, İtalya ve Almanya’nın başını çektiği gerici güçler ile kararlı mücadelesi sonucu geldi.

Milyonlarca Sovyet askeri, partizan ve faşizm karşıtı savaşçının büyük fedakarlıkları sayesinde, Avrupa’nın en acımasız diktatörlüğü sona erdi. İşçi sınıfının gücü, Sovyet gücü, her düzeyde üstünlüğünü kanıtladı. Bugün kapitalizmde yaşayan halklar için zafer, anlaşılması zor bir hayal olmaya devam ediyor. Pandeminin ortasındaki halkların olumsuz deneyimi bunu kanıtlamıştır.

Bugün, 2020’de, Avrupa’nın farklı ülkelerinde faaliyet gösteren Komünist ve İşçi Partileri, farklı burjuva hükümetlerinin, halkların kanıyla yazılmış olan tarihi yeniden yazmaya çalışarak hizmet ettikleri bu korkunç sistemi savunmak için nasıl büyük çaba harcadıklarına tanık olmaktadır. Özellikle, Avrupa Birliği, 2. Dünya Savaşı’nın sona ermesinde Sovyet güçlerinin rolünü ve büyük çabalarını kasten reddetmektedir. Avrupa Parlamentosu, Nazi faşizmini yenmek için savaşta mücadele edenlerin kahramanlıklarına hakaret eden, hatta komünist partilerin ve sembollerinin yasaklanmasını teşvik eden, komünizm ve Nazi faşizmini bir tutmaya çalışan anti-komünist açıklamalar hazırlayarak AB’nin gerici ve emperyalist doğasını yansıtmaktadır.

Kapitalist kurumlar, 9 Mayıs’ı halkların kolektif hafızası ve bilincini hiçe sayarak “Avrupa Günü” olarak belirlemeye çalıştılar. Fakat bu yıl, kıtanın dört bir yanındaki komünistler tarihî gerçeği savunarak “Faşizm Karşıtı Zafer Günü”nü yüksek ve kararlı bir sesle sahiplendiler. Emperyalist Avrupa Birliği’nin tekelleri ile işçi sınıfı ve Avrupa halkları arasındaki çözülemez çelişkide, kapitalizmi devirmek için sınıfa yönelik pozisyonları güçlendirmek gittikçe daha acil hale gelmektedir.

Bugün, 75 yıl önce olduğu gibi, komünistlerin uluslararası düzeydeki görevleri, emperyalizmi yenmek, kapitalizmi devirmek, 75 yıl önce yenilgiye uğratılan insanlık dışı suçların önüne geçmek üzere ülkeler arasında kardeşçe ve müşterek bir ilişki geliştirmek için işçi sınıfını ve emperyalizme karşı mücadele edecek halk güçlerini örgütlemektir.

75 yıl sonra, kapitalist sömürüden kurtuluş ve halkların ve insanlığın refahı için kurulacak bir gelecek adına sosyalizm mücadelesi, her zamankinden daha belirgin bir şekilde gereklidir.”