Ayhan Bilgen: MHP kayyım atanması için özel çaba sarf ediyor

Kayyım için MHP merkezi düzeyde isimlerinin çabaladığını belirten Bilgen, Kars’ın beş partinin de temsiliyle yönetildiğini hatırlattı. Kayyımın etnik kutuplaşmaya yol açacağını söyledi.

Son dönemde kayyım atanacağı söylentileri ile meşgul olan Kars Belediyesi Eş Başkanı Ayhan Bilgen, kayyım atanması için özel bir çalışmanın MHP il başkanı, MHP Genel Merkezi’nden bazı yetkililerin ve ekibinin özel çaba gösterdiğini söyledi. AKP’nin ise yereldeki örgütlerini ve Kars milletvekillerini dinleyerek hareket etmesi gerektiğini belirtti. Bilgen kayyımlara ilişkin ses çıkarmayan CHP’ye yönelik ise, ‘Ölü takliti yaparak asla demokrasi mücadelesi veremezsiniz” dedi.

Artı TV’de yayınlanan Haber Aktüel’e katılan HDP’li Bilgen, Duygu Bozkurt’un sorularını yanıtladı. Bilgen kayyım atama gündemine dair, ” Sorunun esasına dair alternatifini ortaya koyamadığınızda, onu; ezmeyi, bastırmayı, halının altına süpürmeyi, sorunu aslında daha da kangrenleştirecek, derinleştirecek bir yere itelemeyi tercih edersiniz. Artık Türkiye’de sorun çözme kapasitesi iktidar açısından ortadan kalkmıştır. Dolayısıyla, burada gerçekten güvenlik politikalarıyla ilgili sorun yaşıyorsanız da, bunu belediyeleri, seçilmiş belediye başkanlarını görevden almak, gözaltına almak, tutuklamakla değil, eğer buradan bir siyasi çıkar elde etmek istiyorsanız; bu onunda yolu değildir. Aksine tam tersine kenetlenmeyi, kamplaşmayı, gerilimi tırmandıracaktır” dedi.

‘Birbirleriyle olan hesaplaşmalarını HDP’ye baskı kurarak gösteriyorlar’

Yasaların görmezden gelindiğine işaret eden Bilgen, kayyım atanan belediyelere bayrak asılmasına ilişkin halka dair mesajdan ziyade, ‘iktidar blokunun kendi iç çekişmeleri olduğunu’ düşündüğünü ifade etti. Bilgen, ” Birbirleriyle olan hesaplaşmalarını ya da iç çekişmelerini HDP belediyelerine baskı kurarak, kriminalize ederek bir yarışa girmiş durumdalar” değerlendirmesinde bulunarak, kendisine üzücü gelenin muhalefet partilerinin bu duruma seyirci kalması olduğunu söyledi.

31 Mart’ta olduğu gibi seçmen parti kararlarına uymayabilir

Bu şekildeki yöntemlerin 1980 öncesinden bu yana gerçekleştirildiğini fakat çözümün olmadığının görülmesi gerektiğini belirten Bilgen yerel seçimlerde ittifak meselesi ve HDP’nin tavrına ilişkin, HDP’nin fedakarlık yaparak darbe koşullarının oluşmaması için siyasal çözümün ve dönüşümün önünü açtığını ifade etti.Bilgen, ” Sadece parti çıkarları gözetilmiş olsaydı, sadece kendi aldığı oyun hesabını yapardı. Orada küçük hesaplar yapmak yerine aslında demokrasiden yana olan herkesin, eğer gerçekten darbeyle ilgili kaygısı olan varsa iktidar çevrelerininde… Ama yok demokratik değişimde ısrarı olan muhalefetse, muhalefetin de çıkarına olan bir iradeyi ortaya koydu” dedi.

Bilgen, AKP’nin bunu yanlış değerlendirmesinin yanı sıra muhalefetinde bunun kıymetini ve taktirini yapacak olgunluğun iradesini ortaya koymadığını söyledi. Toplumun her zaman partilerin aldığı kararı onaylamayabileceğini belirten Bilgen, muhalefet partilerinin erken seçime dair tahminlerde bulunurken, HDP oylarının kritik bir yerde durduğunu görmezden gelindiğini ifade etti.

‘Ölü taklidi yaparak demokrasi mücadelesi veremezsiniz’

Bilgenin devamında CHP’nin tavrına, Kars’taki son duruma dair değerlendirmeleri ise şu şekilde;

“Bunun arkasından İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Adana gelmeyeceğinden emin bile olsanız, böyle bir muameleyi hak eden bir uygulama yoksa, bu kanaatteyse muhalefet partilerinin burada bir tavır koyması gerekir. Belli ki etik duyarlılıktan, henüz bu olgunluktan, uzağız. Bu korku herkesi teslim almış durumda. Bu korkuya boyun eğenler her halükarda kaybedeceklerdir.

İstanbul ve Ankara için parça parça kayyım atama, fiilen yetkileri alma bu yetkilerin kullanılmasını merkez yönetim tarafından daha da hızlandırabilir ama korkarak tedbir alamazsınız. Saklanarak, ölü numarası yaparak asla demokrasi mücadelesi veremezsiniz.

‘MHP Genel Başkanı’nın, MYK’nın tavrı mıdır bilmiyoruz’

Kayyım bir siyasi hesaba dayanıyor. Ne yazık ki 31 Mart seçimlerinde Iğdır’da da, Siirt’te de, Batman’da, Diyarbakır’da Cumhur İttifakı dolayısyla iki parti yarıştı. Diğer partilerde şüphesiz oy aldılar ama belirleyici bir pozisyon yakalanamadı. Karsın farkı bu. Kars’ta beş parti yarıştı. Birbirlerine de yakın oy alındı. Bu sosyolojik tablo kayyım tercihinde kime yarayacağı yada kimin için büyük bir risk oluşturacağını da net biçimde ortaya koyuyor.

Eğer yereli, kendi partilerini, şehrin iktidar partisindeki milletvekillerini ve sivil toplum örgütlerini dinlerlerse; burada bir kayyım atamasının MHP ile HDP arasında bir kutuplaşmaya yol açacağını herkes görür. Çünkü şu anda kayyım konusunda ısrar eden aktörlerde, taraflarda net biçimde buradaki MHP’nin il başkanı ve kamuoyunda hem MHP Genel Merkezi düzeyinde de kimi isimlerin bu tercihin arkasında durduğunu biliyoruz. Bu doğrudan Genel Başkan’ın, MYK’nin tavrı mıdır onu bilmiyoruz ama buna destek veren sosyal medya mesajları yazan yetkililer var.

Bunu şehirde bir karşılığı yok. Herkes biliyor ki. Eğer kayyım atanırsa bunun mağduriyeti ve ortaya çıkaracağı öfke başka hiçbir siyasi partinin siyaset yapmasına izin vermez. Artık şehir etnik kimliklere bölünür.

Bu şehirde bir zenginlik, bir çoğulculuk varken, belediye meclisinde beş parti temsil ediliyorken eğer iki kutupluluk tercih edilen bir şeyse bizim bundan kaçacak korkacak bir şeyimiz yok.”