Bakırköy’de start verildi… – İhsan Hacıbektaşoğlu

“Ekonomik kriz var” demek dahi yasaklanmışken sokağa çıkmak cüret ister. Bu cüreti de sadece devrimciler gösterebilir…

Bugün megapol İstanbul bakırköy rengarenti. Sokaklar sloganlarla inledi. Binlerce insan öfke ve umutla biraraya geldi…

“İstanbul emek, demokrasi ve barış bloğlu” bir ay boyunca mega kentin meydanları, metroları, işçi mahalleleri, fabrika önlerinde yoğun bir çalışma yürüttü. İşçi ve emekçileri 8 aralıkta “insanca yaşamak istiyoruz” mitingine çağırdılar…

İnsanca yaşamak istiyoruz…

Ne kadar sade ve haklı bir talep. İnsan olmanın gereği olan yaşam standartlarının dahi çok gerisinde olduğumuzu herkes çok iyi biliyor…

Bir insan ne ister? İşi olsun, geçirebinebileceği ücreti, uygun çalışma saatleri, başını sokabileceği sıcak bir yuva, çocukları için sağlıklı bir gelecek ve hakları için mücadele yürütebileceği bir örgütü olsun ister…

Oysa bu saydıklarımın teki dahi ülkemizde güvence altında değil…

Diğer yığınla sorunu saymıyorum dahi…

Sadece ülkemiz değil, bütün dünya emekçi halkları benzer durumdadır. Ve dünyanın sokakları giderek artan eylemlerle ısınmaya devam ediyor…

Fransa, Şili, Lübnan, Irak vb ülkelerin emekçileri hergün sokakları işgal ediyor…

Ekonomik ve sosyal krizin iyice ezip bunalttığı Türkiye emekçi halkları ise bugün için nispeten sessiz durumda. İrili ufaklı yüzlerce işçi eylemi ise gelecek büyük eylemin öncü eylemleri gibi ışık veriyor…

Bugün Bakırköy’de gerçekleşen eylemle birlikte sanki “artık yeter” çıkışı gerçekleşti…

Bugün Bakırköy’de ezilenlerin temsilcileri sokakları işgal eden dünya emekçilerini selamladı. Ayrıca tüm işçi ve emekçileri sokağa, eyleme ve genel greve çağırdılar…

Elbette “genel grev” çağrısı çok ileri bir hedefi işaret etmektedir. Ne ki bugünden başlayarak genel grevin örgütlenmesi, işçi ve emekçi kesimleri ileri bir hedefe davet etmek ve tartıştırmak önemli bir adımdır…

Öfke giderek büyüyor. Küçük bir kıvılcım her yeri yangın yerine döndürecek durumdadır. Bunu ülkeyi yönetenlerde çok ama çok iyi biliyor. Baskıyı sürekli büyütmeleri bundandır…

Türkiye kapitalizmi mevcut birikmiş sorunların bir tekini dahi çözmeye muktedir değil. Önlerindeki tek çözüm krizin faturasını daha ağır biçimde emekçilerin üzerine yıkmak. Zaten bunu yapıyorlar…

Şunu iyi görmek gerekiyor; bu süreç karşılıklı güçlerin saf tutmasını içeriyor. Bugün işçi ve emekçilerin yanında duruyormuş gibi yapan sözde burjuva solları aslında karşımızda yer almaktadır. Mevcut hükümeti eleştiriyor gibi görünmeleri emekçilerin saflarını bölme çabasından başka bir şey değildir…

Sokaklar ısınıyor. Daha da ısınacak. Buna şüphe yok…

Saflar giderek belirginleşiyor. Renkler siyah ve beyaza kesmeye başladı. Ara tonlar kaybolmaya yüz tuttu…

Gün ya burjuvaziden ya işçi ve emekçilerden yanasın netliğinde yol alıyor…

Herkes safını belirlesin…

İşçi Gazetesi / 07 Aralık 2019