Barolar yürüyor: Adalete yürüyüş bizi yormaz

Baroların yapısını değiştirecek düzenlemeye tepki olarak bulundukları illerden “savunma yürüyüşü” başlatan baro başkanları yarın Ankara’da olacak. Yürüyüşün ilk günü yaşadıklarını anlatan baro başkanlarından “Adalete, bağımsız yargıya, savunmaya yapılan hiçbir yürüyüş bizi yormaz” değerlendirmesi geldi. Baro başkanları düzenlemeden vazgeçilmemesi durumunda ‘Cübbeli yürüyüş’, ‘duran başkan’, Meclis önünde ‘Son Nöbet’ gibi başka eylemler de yapmayı planlıyor.

AK Parti, “çoklu baro, nispi seçim sistemi” öngören düzenlemeyi baroların  itirazlarına rağmen ekim ayında yapılacak baro seçimleri öncesi yasalaştırmak istiyor. Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu öncülüğünde 31 baro başkanının katılımı ile oluşturulan ‘müzakere heyeti’, geçtiğimiz hafta hükümet yetkilileri ile bir dizi görüşme yaptı ve yasa teklifinin geri çekilmesini talep etti.

Aradan geçen bir haftalık süreçte yasa teklifi hazırlıklarının devam etmesine tepki gösteren barolar, müzakere sürecinin sonuç vermediğine dikkat çekerek Ankara’ya ‘savunma yürüyüşü’ başlattı. Gazete Duvar’dan Müzeyyen Yüce’nin haberine göre, İstanbul Barosu başta olmak üzere bulundukları illerden yola çıkan İzmir, Antalya, Denizli, Diyarbakır, Trabzon, Mersin, Adana, Kocaeli, Malatya ve Eskişehir Barosu Başkanları, ilk gün 20 kilometrelik adalet yürüyüşü gerçekleştirdi.

Barolar, toplumsal hak kayıplarını anlatmayı hedefliyor

Yürüyüşe bugün de devam edecek olan baroların pazar günü Ankara’ya ulaşması bekleniyor. Türkiye’nin farklı kentlerinden yola çıkarak ‘savunma’ için yürüyen baro başkanlarını Ankara girişinde Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan karşılayacak. Baroların ilk durağı Anıtkabir olacak. Ardından Türkiye Barolar Birliği’ne olağanüstü toplantı talebinde bulunacak olan barolar, savunma üzerinden yapılmak istenen yasa değişikliği teklifinin toplumda oluşturacağı hak kayıplarını anlatacak. Barolar bu kapsamda gazetelere ilan verecek, sosyal medya üzerinden kampanya düzenleyecek.

Feyzioğlu, eylem sürecini desteklemiyor

Söz konusu teklifin Meclis’e gelmesi durumda komisyon görüşmelerine katılacak olan barolar, ayrıca ‘cübbeli yürüyüş’ ve ‘duran başkan’ eylemleri yapmayı planlıyor. Teklifin yasalaşması durumunda da iptali için Anayasa Mahkemesi’ne taşınması için çalışılacak. Ayrıca itirazlar dikkate alınmadığında Meclis önünde de ‘Son Nöbet’ olarak adlandırılan bir protesto gerçekleştirilecek.

Baroların eylem kararı alarak yürüyüşe geçmesine ve sonrası için de birçok eylem planı yapmasına Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’ndan destek gelmedi. Bazı Baro yöneticilerinden edinilen bilgiye göre Feyzioğlu eylem kararlarını doğru bulmadığını ifade etti.

İstanbul Barosu Başkanı: Adalete açtığımız yolda yürüyoruz

‘Savunma yürüyüşü’ne Anadolu Adliyesi önünden başlayarak 20 kilometre yürüyen İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu, ilk gün yaşadıklarını anlattı. Yürüyüş esnasında çevrede bulunan vatandaşlardan destek aldığını ifade eden Durakoğlu, “80 baro başkanı olarak 19 Mayıs ve 1 Haziran’da açıkladığımız bildiriye sadık kalıyoruz. Hukuka, bağımsız yargıya, halkın hak arama merci olan savunmaya doğru yürüyoruz. Eğer tasarı geçerse yargının bağımsızlığı konusunda son noktanın konulmuş olacağına inanıyoruz. Baroların bir mücadele alanı da kalmayacak. Bu yüzden bizim mücadelemiz devam edecek. Adalete doğru açtığımız yolda yürüyoruz” ifadelerine yer verdi.

Durakoğlu: Süreç tamamen siyasi ve ideolojik

Müzakere sürecinin sonuç vermediğine, çalışmaların hâlâ devam ettiğine dikkat çeken Durakoğlu, eylem sürecini şu sözlerle anlattı: “Türkiye’nin en büyük barosu olan İstanbul Barosu’nu bu süreçte hükümet yetkililerinden kimse muhatap almadı. Baroların sorunları, avukatlıktan uzak, sahada görev yapmamış kişiler tarafından mı çözülecek! Tamamen siyasi ve ideolojik bir süreç yürütülüyor. Ankara’ya geldiğimiz zaman eylemlerimiz sürecek. Özellikle topluma yaşayacakları hak kayıplarını anlatmaya önem veriyoruz.”

İzmir Barosu Başkanı Yücel: Eylemden başka çaremiz kalmadı

İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel de, savunma yürüyüşünde ilk gün notlarını şu sözlerle anlattı: “Yürüyüşü başlatırken ve yürürken ruh halimiz öfkeliydi. Tüm çabalarımıza rağmen teklif geri çekilmedi. Bizim için de demokratik haklarımızı kullanmaktan başka çare kalmadı. Taleplerimiz karşılanmaz, düzenlemeden vazgeçilmezse elbette eylemlerimize devam edeceğiz. Toplumsal mücadeleler yurttaştan bağımsız yürümez. Televizyon ve gazetelerde hükümet yetkilileri ve yandaşlar tarafından söylenen yalanları teşhir etmek durumdayız. Yurttaşlarla bire bir iletişim içinde olmayı gerektirecek yöntemler düşünüyoruz.”

Antalya Barosu Başkanı Balkan: Tarihi bir yürüyüş, topyekün mücadele

Antalya Barosu önünden meslektaşlarının alkışları eşliğinde yürüyüşe geçen Antalya Barosu Başkanı Polat Balkan da, ilk gün 20 kilometrelik yürüyüşünü tamamladı. Yolun yarısını da Burdur Barosu Başkanı Ramazan Gedik ile yürüyen Balkan, yol üzerinde vatandaşlardan alkışlarla otoban da ise araçlardan korna ile destek aldığını anlattı. Tarihi bir yürüyüş içinde olduklarını anlatan Balkan, bağımsız kalan yargının son ayağı olduklarını belirterek, “Sürecin başından bu yana eylem kararı alınması gerektiğini savunduk. Topyekün bir mücadele içindeyiz. Baro başkanları ile pazar günü Afyon’da buluşarak Ankara’ya devam edeceğiz. Adalete, bağımsız yargıya, savunmaya yapılan hiçbir yürüyüş bizi yormaz” diye konuştu.

AKP’den ilk tepki: İçeriğini bilmedikleri teklif için neden yürüyorlar

Baroların ‘savunma yürüyüşü’ne ilişkin ise iktidardan ilk yorum AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’dan geldi. Baroların yapısında değişiklik öngören çalışmanın içinde bulunan Turan, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda baro başkanları ile görüşüldüğünü hatırlatarak, “Baro başkanları içeriğini henüz bilmedikleri bir kanun teklifi için neden yürür ki?! Çalışılan teklif için tüm baro başkanları adına 30 başkan ile uzun uzun görüşüldü. Yasama yetkisi /takdir tabi ki TBMM’de. Keşke barolar daha özgün bir duruş tercih edebilseydi” dedi. Turan, teklifin savunma makamına değil, baroların idari meselelerine ilişkin olduğunu kaydetti, “Her açıklamasıyla Anadolu ruhunu inciten küçük bir mütehakkim grubun karşı çıkmasını anlarız da bunların gölgesinde kalıp baroları eşitleyen bir düzenlemeye karşı çıkanları anlayamıyoruz” dedi.