Bir deniz hikayesi – Yusuf ALP

Zamanı gelmişken size bir hikaye anlatayım. Gören toplansın.

 

 

Bu geminin adı Sea-Watch 3. Okyanusun bekçisiymiş. Nerde bir kötülük görürse, zırhını, kılıcını kuşanır savaşa gidermiş.

 

 

Geminin kaptanı Carola.

 

 

Yıllar yıllar önce Carola ve geminin mürettebatı, okyanusun kollarından, bir kaptan tarafından kurtarılmış.

 

 

O yüzden Carola kulaklarını, denizin kalbine dayıyor, gözlerini pür dikkat dalgalara dikiyordu.

 

 

Bir gün bir haber aldı.

 

 

 

Kıyılardan birindeki bir ülkeye canavar saldırısı olmuş. Kıyıdakiler canını kurtarmak için küçük bir gemi bulup canavara uzak bir yerden yola çıkmışlar: Okyanusa emanet etmişler canını.

 

 

Canavar anlamış: Bırakmamış peşlerini. Gemiye saldırmış, bir çok insanı yaralamış.

 

 

Sea-Watch 3 mürettebatı kaptanı bilgilendirince, hemen yola çıkmışlar.

 

 

Canavarı yenmişler: Canavar çok güçlüymüş, ama mürettebat da az değilmiş.

 

 

Denize düşenleri hemen kurtarıp gemiye almışlar.

 

 

Mürettebat canavarı yenip, hayat kurtardığı için mutluyken canavar da boş durmuyormuş.

 

 

Arkadaşlarına haber salmış.

 

 

Meğer bütün kıyılarda bu canavarlar hüküm sürüyormuş. Kaptan’ı tutsak almışlar.

 

 

 

Canavar hırslanmış, kaptanın zindanlarda çürümesini istemiş.

 

 

 

 

Kıyı ülkelerde yaşayanlar Sea-Watch’un ve kaptanın kahramanlığını duymuş: O’nu zindandan almak için canavar Salvini’nin zindanına doğru yürümeye başlamışlar.

 

 

Canavarlar çok korkmuş, kıyı ülkeleri gerçek yüzlerini görmesin diye Carole’u bırakmak zorunda kalmışlar. Kaptan’ın mürettebatı artmış. Yeni Sea-Watch gemileri yapılmış, dalgaların üzerinde kaymaya başlamışlar.

 

 

 

 

 

 

Ve her denizin, her kaptanı dünyayı canavarlardan kurtarana dek savaşmaya devam etmiş,