Bir işten çıkarma öyküsü: Ensar’cı Turkcell’in “Ali İsmail” rahatsızlığı

Çocuk istismarı vakaları ile gündeme gelen Ensar Vakfı’na verdiği destek nedeniyle kamuoyunun geniş tepkisiyle karşılaşan Turkcell, safını kalın çizgilerle belli ediyor. Şirketin 12 yıllık çalışanı Alper Mertoğlu, Ali İsmail Korkmaz Eğitim Vakfı’na destek için yürüttüğü bir kampanya nedeniyle işten çıkarıldı.

Turkcell İş Zekası ve Sistemleri biriminde müdürlük yapan ve işyerinde muhalif kimliğiyle bilinen Alper Mertoğlu, tazminat ödenmeksizin işinden çıkarıldı. Ali İsmail Korkmaz Eğitim Vakfı’na (ALİKEV) destek amacıyla düzenlenen “Kıtadan kıtaya düşlerinde özgür dünya” kampanyasında aktif rol üstlenen Alper Mertoğlu, kampanyanın son günü işinden çıkarılmasının kasıtlı olduğunu söylüyor. Mertoğlu 12 yıldır Turkcell bünyesinde çalışıyordu.

Aynı zamanda TMMOB Fizik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Başkanı olan Mertoğlu, Ali İsmail Korkmaz Vakfı’na (ALİKEV) destek amacıyla başlatılan “Kıtadan kıtaya düşlerinde özgür dünya” isimli kampanyada aktif rol üstlenmişti. Mertoğlu, kampanyanın son günü olan 22 Temmuz’da ise işten çıkarıldığını öğrendi.

Turkcell, Mertoğlu’na yolladığı tebligatta işten çıkarılma gerekçesinin “Güven ilişkisinin ortadan kalkmasına neden olan davranışlar” olduğunu öne sürerken, Mertoğlu’nun sözleşmesini, 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller” başlıklı 25/2 bendini gerekçe göstererek feshetti.

Mertoğlu ise kanunda adı geçen durumların hiçbirinin gerçekleşmediğini, kurumun tamamen keyfi bir şekilde, muhalif duruşunu hedef alarak işine son verdiğini ifade etti.

“Artık buraya katlanamıyorum” diyen yüzlerce çalışan var

İşine son verilen Mertoğlu, kendisine tazminat ödenmemesi konusuna ilişkin olarak, Turkcell’in bunu tazminat ödememek için değil, hem siyasi tutumunu göstermek hem de diğer çalışanlara gözdağı vermek için yaptığını belirtti.

Mertoğlu, kendisinin tazminat ödenmeksizin çıkarılması üzerinden, kalanlara “Siz öteki taraftasınız ve orada olmaya devam ederseniz sizin de başınıza aynısı gelir” şeklinde bir mesaj verilmek istendiğini söyledi.

Şirkette kendisiyle aynı konumda ve görüşte olup, “Artık buraya katlanamıyorum, tazminatımı verseler de gitsem” şeklinde düşünen yüzlerce insan olduğunu söyleyen Mertoğlu, “Turkcell bana bunu yaparak bu insanlara da ‘Öyle kolayca tazminatı alıp gitmek yok’ mesajı vermeye çalışıyor.  Yani ‘Cenderedesiniz, sizi buraya sıkıştırdık’ demek istiyorlar” dedi.

“Hükümete göre iki ayrı saf var”

Mertoğlu, aktif rol üstlendiği “Kıtadan kıtaya düşlerinde özgür dünya” kampanyasının akabinde böyle bir şey yaşanmasını Ensar Vakfı ile hükümet arasındaki işbirliği üzerinden değerlendirerek, “Hükümete göre iki ayrı saf var. Yani her şeyi ‘bizimkiler’ ve ‘ötekiler’ bağlamında değerlendiriyorlar. Bu durumda kendi taraflarında olan Ensar Vakfı iken bizler ‘Öteki’ olarak adlandırdıkları safta yer alıyoruz. Yani etkinliğe ‘Sporla eğitimin bir araya gelmesi’ şeklinde değil de ‘ötekilerin etkinliği’ şeklinde bakıyorlar” dedi.

“Bakın biz de en az sizin kadar düşmanız bu kesime”

Bu şekilde işten çıkarılmasının dikkat çekecek bir durum olduğunu çünkü muhalif kimliğinin herkes tarafından bilindiğini ifade eden Mertoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Turkcell, muhalif kesime olan düşmanca yaklaşımının altını çizmek, bunu daha net bir şekilde belirtmek için bu şekilde hamleler yapıyor. Yani evet, çalışanlar sindiriliyor, sindirilmek isteniyor fakat asıl amaç, iktidar sahiplerine yakınlığını göstermek ve ‘Bakın biz de en az sizin kadar düşmanız bu kesime’ mesajını vermek.”

Mertoğlu, hukuki mücadele sürecini de başlatacağını belirtti.

Sendika.Org