Birlikte Yaşamak İstiyoruz İnisiyatifi: Sınırdışılara son!

Birlikte Yaşamak İstiyoruz İnisiyatifi, gündemdeki mültecilerin geri gönderilme anlaşmasına karşı Kadıköy’de basın açıklaması yaptı. Basın metnini okuyan Özgül Saki, “İnsanların geri gönderilmesi insanların yaşam haklarını tehlikeye sokuyor” dedi.

Birlikte Yaşamak İstiyoruz İnisiyatifi ‘Sınırdışılara son’ diyerek İstanbul Kadıköy Süreyya Operası önünde bir araya geldi. Yapılan açıklamada, ‘Irkçılığa hayır, , göçmenlere özgürlük, komşuma dokunma, kardeşime dokunma’ yazılı dövizleri taşındı.

KEYFİ VE SİYASİ POLİTİKALARA İNDİRGENDİ’

Birlikte Yaşamak İstiyoruz İnisiyatifi’nden Özgül Saki, mültecilerin sınırdışı edilmesinin son bulmasını isteyerek basın açıklamasını okudu. Saki, göçmenlerin zorla kamplara gönderilmelerine, iş yerleri baskınlarına tepki göstererek, “Bu gelişmeler yaşanırken yabancı ve ırkçı nefretini yayıldığına tanık etmekteyiz” diyerek şunları söyledi: “Göç politikaları güvenlik merkezli keyfi ve siyasi kararlara indirgendi. Hükümetin misafir söylemi hak arama önünde bir engel oluşturuyor. Yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kalan insanlar ırkçılığın daha baskın olduğu yaşam alanlarına giriyor.”

.‘SORUMLULARDAN BİRİ AVRUPA BİRLİĞİ’

Son dönemde artan sınırdışı etme uygulaması Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmelerin ihlali olduğunu söyleyen Saki şöyle devam etti: “İnsanların geri gönderilmesi insanların yaşam haklarını tehlikeye sokuyor. Göçmenlerin bu güvencesiz sorunun sorumlulularından birinin Avrupa Birliği olduğunu biliyoruz. Göçmenler bir pazarlık unsuru olarak kullanılıyor. İnsanlık dışı olduğu kamplarda bekletiliyor. Tüm bu süreçte sınırların militarizasyonu gitgide artıyor. Sınırları açın!”

‘KİMSE SEBEPSİZ GÖÇ ETMEZ’

Gerek hükümet gerek muhalefet tarafından yapılan açıklamalar nedeniyle göçmenlerin hedef haline geldiğini belirten Saki son olarak şunları söyledi: ” Göçmenlere koşulsuz çalışma izni sağlanmalı. Yapısal düzenlemeler hayata geçirilmeli. Tüm emek örgütlerini dayanışmaya çağırıyoruz. Dayanışma mahkum edilemez. Bizler birbirimizi ihbar etmeyeceğiz, aksine bir arada duracağız. Ulusal ve etnik kimliklerin ötesinde sınırsız, sınıfsız, sürgünsüz bir dünya inşa edeceğiz. Hangi siyasi eğilim veya medyadan gelirse gelsin ırkçılığı teşhir ediyor ve reddediyoruz. Irkçılıkla mücadele etmeye çağırıyor, göçmenlerin hapsedici tüm baskılara derhal son verilmelidir. Kimse sebepsiz göçmez.”