Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin davasında 27 öğrenciye hapis cezası verildi

Boğaziçi Üniversitesi’nde, TSK’nin Afrin’e girmesini lokum dağıtarak kutlayan öğrencilere “İşgalin, katliamın lokumu olmaz” diye tepki gösterdikleri için yargılanan 27 öğrenciye hapis cezası verildi

Suriye’nin Afrin bölgesindeki Zeytin Dalı Harekâtı sonrasında Boğaziçi Üniversitesi’nde lokum dağıtılmasına karşı “İşgalin, katliamın lokumu olmaz” pankartı açtıkları için “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla yargılanan öğrencilerin davasında karar açıklandı. 30 öğrencinin yargılandığı davada 27 öğrenciye 10 ay hapis cezası verilirken, bunlardan 20’sinin hapis cezası ertelendi. 3 öğrenci hakkında ise beraat kararı verildi.

Çağlayan adliyesindeki İstanbul 32’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘terör örgütü propagandası’ suçlamasıyla açılan davanın bugün karar duruşması yapıldı.

Mahkeme, yargılama sonucunda 27 öğrenciye 10 ay hapis cezası verdi. Bunlardan 20’sinin hapis cezası ertelendi. Yedi öğrenci ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının kabul etmedikleri için 6 bin lira para cezasına çarptırıldı. Üç öğrenci de beraat etti.

Ne olmuştu?

19 Mart 2018’de bir grup öğrencinin Afrin’de 46 askerin hayatını kaybetmesinin ardından Kuzey Kampüs’te masa açarak lokum dağıtması, “İşgalin katliamın lokumu olmaz” yazılı pankart açılarak protesto edilmişti. İki grup arasında tartışma çıkmış, lokum standına saldırıldığı öne sürülmüştü.

Olay sonrası Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi öğrencileriyle ilgili, “Regaip öncesinde lokum dağıtanlara kalkıp farklı bir şekilde davrananlara haddini bildirmek birinci derecede benim ve devletin görevidir. Okul koridorlarında, kantinlerinde, bahçelerinde adeta terör estiren bu çapulculara kesinlikle meydanı bırakmayacağız” demişti.

Olayın ardından farklı tarihlerde ev, yurt baskınlarıyla ve kampüs içinde gözaltına alınan öğrencilerden 14’ü tutuklandı, sekizi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Tutuklanan öğrenciler davanın 6 Haziran 2018’de görülen ilk duruşmasında “yurtdışına çıkış yasağı” şartıyla tahliye edildi. Davanın ikinci duruşmasında ise yurtdışı çıkış yasakları kaldırıldı.