Bölge Kriz Koordinasyonu: Korona ölümleri ‘doğal ölüm’ olarak kayda geçirildi

İktidarının, pandemi ile mücadeleyi de bir beka meselesi haline dönüştürdüğünü belirten Bölge Kriz Koordinasyonu, şeffaf olmayan verilerin toplumu şüpheye götürdüğünü söyledi.

Çin’de ortaya çıkan ve ardından Dünya’da hızlıca yayılan yeni tip koronavirüs (Covid-19) riski devam ediyor. Türkiye’de kısa sürede yayılan salgından dolayı her gün vaka ve can kaybı sayıları artıyor. Diyarbakır’da HDP, DBP, DTK, TJA, sivil toplum kuruluşları, ekoloji hareketleri, sendika ve hak örgütlerinin de içinde yer aldığı Bölge Kriz Koordinasyonu, koronavirüs salgını, hükümetin salgınla mücadeledeki yöntemi ve yaşanan eksiklikler konusunda basın açıklaması yaptı.

Artı Gerçek’ten Remzi Budancir’in haberine göre,  Diyarbakır Tabip Odası ise kentte bulunan özel hastanelerin fiziki yapısı, ekipman durumu, sağlık emekçilerinin yaşadığı sorunlar ile ilgili rapor hazırladı.

Tabipler Odası özel hastane raporu hazırladı

Diyarbakır Tabip Odası’nın hazırladığı raporda yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri yer aldı. Kişisel Koruyucu Ekipman (KKE) açısından özel hastanelerin genel olarak kendi çözümlerini sağladıklarının belirtildiği raporda, “Bazı hastanelerin kendi ekipman ve dezenfektanlarını üretmeye başladıkları, hastane girişlerinin sınırlandırıldığı, acil girişlerinde ateş ölçümü ve maske dağıtımlarının yapıldığı tespit edilmiştir. Ancak KKE’lerin yeterliliğinde, niteliğinde ve standardizasyonunda ve örnek alma kabinlerinde halen eksikliklerin yaşandığı izlenmiştir” ifadeleri kullanıldı. Raporda, özel hastanelerin Koronavirüsü ile ilgili yaptığı işlemler de yer aldı.

Özel hastanelerde test yapılıyor

Koronavirüsü şüphesiyle özel hastanelere başvuran hastalara yönelik gerekli testlerin yapıldığını, test sonuçlanıncaya kadar şüpheli görülen hastaların ilgili hastanede takip edildiği belirtildi. Son çıkarılan genelgelerle birlikte özel hastanelerde Covid-19 hastalarından ilave ücret alınmadığın vurgulandığı raporda şu ifadeler yer aldı:

“Test sonucu pozitif çıkan hastalar genellikle kamudaki pandemi hastaneleri olan Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi (EAH) ya da Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edilmektedir. Söz konusu pandemi hastanelerinin Covid dışı hasta sevklerine direnç gösterdiği belirtilmektedir.

13 sağlık çalışanı test sonucu pozitif çıktı

Sağlık meslek örgütlerinden ve kamuoyundan gelen yoğun baskılar sonucunda son günlerde test sayısı ilimizde nispeten artmış olmakla birlikte halen özel sektörde de sağlıkçılara yönelik beklenen ve olması gereken düzeyde test yapılmamaktadır. Şuana kadar tespit edebildiğimiz kadarıyla özel hastanelerdeki 13 sağlık çalışanının (6 hekim, 3 hemşire, 2 radyoloji teknisyeni, 2 personel) Covid-19 test sonucu pozitif olarak tespit edilmiş olup, semptomu yada radyolojik bulgusu olanlara yönelik Gazi Yaşargil EAH’de gerekli tedaviler başlanmıştır.

‘Fatura sağlık çalışanlarına kesiliyor’

Salgın sonrası hasta sayısının ve hastane gelirlerinin azalmasıyla birlikte uygulamalar hastaneden hastaneye değişmekle birlikte hekimler ve sağlık çalışanlarına yıllık izin kullandırma, yıllık izinlerin bitmesi durumunda önümüzdeki yılın yıllık izninden borçlandırma, ücretsiz izne çıkarma, önceki ayın (Mart) hak edişlerini ödememe, maaşlarda gecikme veya yarı yarıya kesinti, daha önce üzerinde anlaşılmış maaşların yerine yeni ve çok daha düşük maaşların önerilmesi gibi uygulamalara başvurulduğu gözlemlenmektedir.”

‘Özel hastanelerde yaşanan sorunlar sağlık bakanlığı tarafından takip edilmeli’

Raporda, sağlık hizmetlerinin aksamaması, artan sağlık çalışanı gereksiniminin karşılanması ve sağlık çalışanlarının geçimlerini sağlayacak bir işte çalışabilmelerine yönelik şu öneriler sıralandı:

“Özel hastanelerdeki güncel problemler, KKE eksiklikleri ve sağlıkçıların yaşadıkları sorunlar kamuda olduğu gibi İl Sağlık Müdürlükleri ve Sağlık Bakanlığı tarafından yakından takip edilmeli. Zorla yıllık izin kullandırma, ücretsiz izin ve işten çıkarma gibi uygulamalar yasaklanmalıdır. Geçmiş aylardan kalan gecikmiş hak edişlerin ivedilikle ödenmesi sağlanmalıdır.

’65 yaş üstü hekim ve sağlık çalışanlarına ücretli izin verilmeli’

Pandemi süresince özel sektördeki tüm sağlık çalışanlarının gelirleri kamuda olduğu gibi güvence altına alınmalı, ücretlerinin kamu hastaneleri ile paralel hale getirecek yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Özel sağlık kuruluşlarında çalışan 65 yaş üstü hekimlere ve diğer sağlık çalışanlarına talepleri durumunda ücretli izin verilmelidir. Özel sağlık kuruluşlarında çalışan gebe veya anne hekimlerin ve sağlık çalışanlarının ücretli izin alabilmesi sağlanmalıdır. Sağlık çalışanlarına yönelik taramalar arttırılmalı ve periyodik olarak test yapılmalıdır.”

‘Kriz koordinasyonu: Korona ölümlerinin doğal ölüm olarak kayda geçirdi’

HDP, DBP, DTK, TJA, sivil toplum kuruluşları, ekoloji hareketleri, sendika ve hak örgütlerinin de içinde olduğu Bölge Kriz Koordinasyonu yeni tip Covit-19 (Koronavirüsü) ile ilgili basın açıklaması yaptı. Koronavirüsü’nün tüm dünyada her gün yeni canlar aldığının belirtildiği açıklamada, İspanya, Fransa, İtalya ve Almanya’nın tam karantina uygulamasına rağmen pandemiyi durdurmakta zorlandığı hatırlatıldı. Türkiye’de testler arttıkça vaka ve ölümlerin artmasının ciddiye alınması gereken bir durum olduğunun belirtildiği açıklamada, “Bu nedenle Korona ölümlerinin doğal ölüm olarak kayda geçirildiği ve istatistiklerle ilgili şeffaf olmayan veriler toplumu şüpheye götürüyor. Sağlıkçılar adeta tecrit altında ve konuşamıyorlar. TTB ve sağlık sendikaları işin içine dahil edilmedi. Pandemi ile mücadele dağınık yönetiliyor. İnsanlara her gün büyük para cezaları kesmek ise trajik komik hal almaya başladı” ifadeleri kullanıldı.

‘Covıd 19 beka meselesi değildir!’

Pandeminin toplumda kaygı, korku ve panik yarattığının belirtildiği açıklamada, iktidarın tutumu eleştirildi. Kendi bekasını halkın sağlığından daha üstün tutan bir iktidarın sağlıklı bir çalışma yapamayacağının vurgulandığı açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Pandemiden önce çoklu krizleri yaşayan AKP iktidarı, daha önceki meselelerde olduğu gibi pandemi ile mücadele etmeyi de yine beka meselesi haline getirdi. Biz bekanın toplum ya da devlet bekası değil sadece kendi bekaları olduğunu biliyoruz. Kalıcı olması gereken halk sağlığının geçici olan bir iktidarın beka nesnesi haline getirilmesi iktidar için toplum sağlığının ne kadar önemsendiğinin somut göstergesidir. Bunun bir örneği de İktidarın bütün dünyanın salgın ile uğraştığı bir dönemde 23 Mart’ta 8 belediyemize kayyım atamasıdır. Hiç kimse bu şekilde halkımızın iradesine ipotek koyarak hiçbir yere varamaz.

‘Bilimsel ilkeler hayat kurtarır’

Pandemiye karşı mücadele bize göre uzun sürecektir, dolayısıyla tüm boyutlarıyla bilimsel olmak ve halk sağlığını öncelemek zorundadır. Bilimsel ilkeler bu dönemde siyasal kaprislerden daha üstün tutulmalıdır. Bunu başaramayan toplumlar halkın sağlığını tehlikeye atar ve insanların yaşamını koruyamazlar. Onun için pandemi ile mücadele bütünlük, şeffaflık ve bilimsellik ister. Otoriterlik sağlıksız bir tekniktir. Tam iyilik hali için yetkilerin tek elde ve merkezi değil tersine yerelde, demokratik, şeffaf ve kollektivist bir ruhla yapmak gerekir. Toplumumuzun en hızlı iyileştiği ve en çok dikkate aldığı temel ilke yerellik ve kollektivizm ilkesidir. Bizler, pandemi ile mücadelede halk sağlığını önceleyen ilkeler esas alınırsa başarılı olunabileceğini düşünüyoruz. Halkımızın pandemiye karşı perspektifimizi bu şekilde bilmesini istiyoruz. Hiçbir siyasi kaygı bizim açımızdan halkımızın sağlığından daha kıymetli olamaz.”