‘Bu Girişimleri de Beyhude Kalacak’

CREATOR: gd-jpeg v1.0 (using IJG JPEG v62), quality = 90

Urfa Barosu, iktidarın, böl-parçala-yönet taktiği ile aynı yerde birden çok baro ve oda kurarak, birbirileri ile çatışan baro ve odalar yaratmayı hedeflediğine dikkat çekti, “girişimler de beyhude kalacaktır” dedi.

Urfa Barosu, Erdoğan’ı açıklamasının ardından baro ve meslek odalarının yapılarına müdahale için yasa teklifi hazırlamasına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

İktidarın, Ankara Barosu’nun Diyanet İşleri Başkanı’nın LGBTİ+’leri hedef alan açıklamalarına karşı yaptığı açıklamaların ardından baro ve meslek örgütlerini hedef aldığını hatırlatan Urfa Barosu, oda ve örgütlerin yapılarına müdahale için yasa teklifi hazırlığına başlandığını kaydetti.

Siyasi iktidarın dil ve söyleminde oda ve örgütleri “öcüleştirdiğini” belirtilen açıklamada şunlar ifade edildi: “Siyasi iktidarın bu oyununa ve hamlesine; sadece baroların-avukatların değil, tüm hedef haline getirilen birlik ve odaların, siyasi partilerin, hak savunucularının, insan hakları aktivistlerinin, hakları ihlal edilen ve edileceklerin, adalet isteyenlerin, demokratik bir hukuk devletinde yaşamak isteyenlerin sessiz kalmamaları gereklidir. Zira ‘İnsan Hakları’, ‘Hukukun Üstünlüğü’, ‘Demokrasi’, ‘Hukuk Devleti’ gibi ilke ve değerler sadece barolara verilmiş haklar veya baroların korumasına bırakılmış ilke ve değerler değil; tüm toplumun hatta insanlığın ortak ilke ve değerleri olup, demokratik ve adil bir ortamda yaşamanın olmazsa olmazlarıdır. Bu ilke ve değerleri ‘avukatlık’ mesleğine indirgemek iktidarın bir oyunudur ve yanıltıcı söylemleri ile bu kesimi yalnızlaştırarak, kendilerince bu oyuna karşı çıkartılacak sesi cılızlaştırarak muvaffak olmanın planıdır.”

‘YİNE GİRİŞİMLERİ BEYHUDE KALACAK’

Baro, bağımsız savunmanın, dolayısıyla da avukatın varlık sebebinin bireyin hakkını korumak olduğunu, bağımsız savunmaya tanınan her hakkın aslında bireyin hakkı olduğunu, bağımsız savunmaya yönelik her ihlal ve kısıtlamanın da aslında birey/bireylerin hakkının ihlali ve kısıtlaması anlamına geldiğini vurguladı.

Açıklama şöyle devam etti: “Belirtilen bu hak ve durumlar ‘İnsan Haklarını’ ve ‘Hukukun Üstünlüğünü’ korumadan bağımsız düşünülemez. Bu sebepledir ki barolar için bu ilke ve değerleri korumak kanunla yüklenmiş bir yükümlülük ve aynı zamanda zorunluluktur. Siyasi iktidar, böl-parçala-yönet taktiği ile aynı yerde birden fazla baro ve odalar kurdurmayı ve bu şekilde birbirleri ile çatışan ve uğraşan baro ve odalar yaratmayı hedeflemektedir. Böylece daha önce çeşitli yaftalamalarla sesleri kısılan kesimler gibi akıllarınca baro ve odalar da yalnızlaştırılarak sindirilecek ve istedikleri şekilde yönetebileceklerdir. Bu güne kadar hemen her otoriter hükümet ve hükümeti ele geçirmeyi planlayan zihniyetler bu maksada matuf girişimlerde bulunmuş; ancak belirtildiği gibi barolar kolay lokma olmadığı için muvaffak olamamışlardır. Bu sebeple bu girişimler de beyhude kalacaktır.”