Buldan’dan Erdoğan’a: Kadına yönelik şiddeti önlemek için eğitim verecek üniversite kurun

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Kadın üniversiteleri kurmalıyız’ sözlerine yanıt verdi.

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin Parlamento Kadın Grubu Toplantısı’nda gündeme dair konuştu. Buldan konuşmasında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın G-20 Zirvesi için gittiği Japonya’da gündeme getirdiği ‘Kadın üniversiteleri’ne ilişkin “İlla bir üniversite kuracaksanız kadın üniversitesi değil, kadına yönelik şiddeti önleme konusunda eğitim verecek bir üniversite kurun. Bu eğitime de öncelikle ülkeyi yöneten siyasi kadrolarınızı, yargı ve güvenlik bürokrasisini dâhil edin. Onlara eğitim şart çünkü” dedi.

Buldan’ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

– Dersim Ovacık’ta dün yaşanan patlamada iki canımızı, 8 yaşındaki Ayaz ve 4 yaşındaki Nupelda’yı kaybettik. Acımız ve üzüntümüz çok büyük. Kederli ailesine başsağlığı ve sabırlar diliyorum. Ailemizin acısını yürekten paylaşıyorum.

– Erdoğan G-20 Zirvesi için gittiği Japonya’da “kadınlara ilişkin sorunların çözümü daima önceliklerim arasında yer aldı” diyor. Açlık grevleri sırasında beyaz tülbentli anneler polislerin saldırısına uğradı, yerlerde sürüklendiler. Hassasiyetiniz bu mudur?

– “Kadın sorunları önceliklerim” diyen Erdoğan’a hatırlatıyorum: Geçtiğimiz Haziran 40 kadın katledildi. Son 6 ayda katledilen kadın sayısı 214. Son 13 yılda çocuklara yönelik cinsel istismar suçlarında tam 10 kat artış oldu! Sizin hassasiyetleriniz ölüm ve şiddet getirdi.

– İlla bir üniversite kuracaksanız kadın üniversitesi değil, kadına yönelik şiddeti önleme konusunda eğitim verecek bir üniversite kurun. Bu eğitime de öncelikle ülkeyi yöneten siyasi kadrolarınızı, yargı ve güvenlik bürokrasisini dâhil edin. Onlara eğitim şart çünkü!

– Mesaisi 24 saat bitmeyen kadınlar toplumun en yoksul kesimidir. Kadınlar için işsizlik, yoksulluk demek, şiddete karşı korunmasız kalmak demek. Kadınları işsiz bırakan sistem kadına yönelik şiddete zemin oluşturmaktadır. Bu iktidarın yürüttüğü bilinçli bir politikadır.

– İstanbul Sözleşmesi kadın kazanımlarının bir sonucudur. Şimdi bu kazanımı ortadan kaldırmak için zemin yaratmaya çalışıyorlar, tartıştırıyorlar. Ancak başaramayacaklar, kadınlar bu sözleşmeden asla geri adım atmayacaktır.

– Amed’deki kadınlar, İstanbul’daki kadınlarla; Van’daki kadınlar Antalya’daki kadınlarla omuz omuza verdi. Kadın ittifakını kurduk, umut olduk. Şimdi bu ittifakı bu toprakların barışı için, demokrasisi için sürdürme, büyütme; faşizmi bitirme zamanıdır.

– Hayalini kurduğumuz barışa kavuşmak için, özgürce ve eşit koşullarda birlikte yaşamak için bir toplum sözleşmesine ihtiyacımız var. Kadınlar olarak bu sürecin öncüsü olacağız. Kadının fikrinin olmadığı bir anayasa demokratik olamaz. Gelin bu işi erkeklere bırakmayalım.