Çağdaş Hukukçular Derneği Ölüm Orucu Direnişinin 297. Gününde Ölümsüzleşen Mustafa Koçak İçin Açıklama Yayımladı

”MUSTAFA KOÇAK ADİL YARGILANMA TALEBİ İLE BAŞLADIĞI ÖLÜM ORUCU DİRENİŞİNİN 297. GÜNÜNDE HAYATINI KAYBETTİ.”
Adil yargılanma hakkı 800 yıldan fazla zamandır hukuk metinlerinde yer almakta.Ancak bugün Anayasada ve uluslararası metinlerde herkese tanınan bu hakkı kullanabilmek adına 28 yaşında bir insan;29 kiloya düşen bedeni ile hayata gözlerini yumdu.
Mustafa KOÇAK ilk olarak Eylül 2017 tarihinde 2 itirafçı tanığın gerçekdışı beyanlarına dayanılarak gözaltına alındı.İstanbul Siyasi Şube polisleri tarafından çok ağır işkencelere maruz bırakıldı.Kendisinden,başkaları hakkında gerçekdışı beyanlarda bulunması istendi.Kabul etmeyince tutuklandı.
İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davası büyük bir süratle ve tüm yargılama ilkeleri ayaklar altına alınarak görüldü.Mustafa en başından itibaren işkence,hak ihlalleri,hukuksuzluklarla örülen bu yargılamanın hukuka uygun bir şekilde yürütülmesi ve adil yargılama talebi ile açlık grevine başladığını duyurdu.
Mustafa hakkında gerçekdışı beyanlarda bulunan tanıklardan biri,üzerindeki baskıdan kurtulduğunda beyanlarının işkence altında alındığına dair bir dilekçeyi dosyaya sundu ancak bu dilekçenin sahibi tanık hiçbir şekilde dinlenilmeden Mustafa hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.
Eski kanundaki idam cezası yerine getirilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası,gerçekdışı olduğu apaçık ortaya konmuş olan iftiracı tanık beyanlarına dayanılarak verildi.Mustafa aslında hiçbir delil olmadan yargı sistemi eli ile ağır ve uzun bir ölüme mahkum edildi.Bunun üzerine Mustafa KOÇAK açlık grevinin 90. gününde direnişini ölüm orucuna çevirdi.
İstinaf Mahkemesi,Mustafa’ya ”Ölürsen Öl!” der gibi tüm hukusuzluklara rağmen mahkumiyet hükmünü onadı.Yargıtay ise hapishane koşullarında kalması uygun olmadığı ve 5 gün boyunca zorla müdahale işkencesine maruz kaldığı halde Mustafa’yı hızla tahliye etmek yerine sessizce gün gün ölüme yürüyüşünü izledi.
Zorla müdahale işkencesi ile tahrip edilen bedeni tüm direncine rağmen dayanamadı ve Mustafa artık hayatta değil.Mustafa’nın ölümünün sorumlusu siyasal iktidar ve onun güdümündeki yargı erkidir.Bu kara leke asla silinmemecesine onların utanç hanelerine kazınmıştır.
Türkiye Halkları ne adalet mücadelesinde kaybettiğimiz Mustafa’yı ne de ona yapılanları unutmayacaktır!