Çiftçiler Sendikası: Koronavirüs nedeniyle gıda krizi ve açlık tehdidi ile karşı karşıyayız

Çiftçiler Sendikası (Çiftçi-Sen), koronavirüs salgını nedeniyle gıda krizi ve açlık tehdidi ile karşı karşıya olduğumuzu ifade etti.

Çiftçiler Sendikası (Çiftçi-Sen), koronavirüs salgını nedeniyle gıda krizi ve açlık tehdidi ile karşı karşıya olunduğunu belirterek, “Bakanlık sadece 21 ilde çiftçilere sertifikalı hibe tohum desteği sunacak. Sadece bu illerdeki üreticilere tohum dağıtılarak bitkisel üretimin devamlılığı sağlanıp gıda krizine engel olmak mümkün mü?” diye sordu.

Çiftçi-Sen, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Koronavirüs salgını nedeniyle bitkisel üretimin devamlılığını ve gıdada arz güvencesini sağlamak için tedbirler aldığını belirterek, “Gıda krizlerini engellemenin yolu şirketlere ve dışarıya bağımlılığı kaldırmaktır. Yerel yönetimler ve merkezi iktidar gıda egemenliğinin inşa edilmesinde katkıda bulunmalı, küçük çiftçilerin topraklarında kendi yerel tohumlarıyla, ekolojik köylü tarımıyla üretmelerini teşvik etmeli ve desteklemelidir” ifadelerini kullandı.

“Sadece 21 ile tohum dağıtılarak bitkisel üretimin devamlılığı sağlanıp gıda krizine engel olmak mümkün mü?”
Bakanlığın 21 ilde çiftçilere sertifikalı hibe tohum desteği sunacağını belirten, Çiftçi-Sen, “Tüm ülkenin sağlıklı, uygun fiyatlı gıdaya erişilebilmesi için kent çevresindeki tarımsal üretim yapan tüm çiftçiler özel destek kapsamına alınmalı, yerel üretim desteklenmesi gerekiyor. Sadece bazı illerdeki üreticilere tohum dağıtılarak bitkisel üretimin devamlılığı sağlanıp gıda krizine engel olmak mümkün mü?” diye sordu.

“Gıda krizlerini engellemenin yolu, şirketlere ve dışarıya bağımlılığı kaldırmaktır”

Halkın gıda ihtiyacını karşılamak istediklerini belirten Çiftçi-Sen, taleplerini şöyle sıraladı:

-Gıda krizlerini engellemenin yolu, şirketlere ve dışarıya bağımlılığı kaldırmaktır. Yerel yönetimler ve merkezi iktidar gıda egemenliğinin inşa edilmesinde katkıda bulunmalı, küçük çiftçilerin topraklarında kendi yerel tohumlarıyla, ekolojik köylü tarımıyla üretmelerini teşvik etmeli ve özel olarak daha fazla desteklemelidir.

-Sağlıklı bir gıda ve tarımsal üretim için temiz toprak, hava ve suya ihtiyaç vardır, toprağı, havayı ve suyu kirleten elektrik santralleri vb. yatırımlar derhal durdurulmalı ekolojik tahribat engellenmeli, biyoçeşitliliği koruyacak tedbirler alınmalı, Birleşmiş Milletler’in 2018’de kabul ettiği “Köylülerin ve Kırsalda Çalışan diğer İnsanların Hakları Deklarasyonu” uygulanmalı ve güvence altına alınmalıdır.

“Tüm bölgelerdeki çiftçiler, tarımsal üretim destek kapsamına alınmalıdır”

-Desteklerin kapsamı genişletilmeli, tüm bölgelerdeki çiftçiler tarımsal üretim destek kapsamına alınmalıdır. Desteklemeler tohumla sınırlı olmamalı, diğer bölgelerde de tohum desteği yaygınlaştırıldığı gibi, girdi destekleri ve üretmeleri için maddi destekler sağlanmalı, ürünlerinin değerlerinin altında alınmayacağının güvencesi verilmeli ‘taban fiyat’ uygulamasına geçilmelidir.

-Büyük kentlerin ve tüm ülke halkının sağlıklı, uygun fiyatlı gıdaya erişilebilmesi ve gıda kıtlığı yaşanmaması için kent çevresindeki tarımsal üretim yapan çiftçiler özel destek kapsamına alınmalı yerel üretim desteklenmelidir.

-Karantina yasakları nedeniyle insanların şehirler arası ulaşımı yasaklanmıştır. Dolayısıyla küçük üreticilerin ürünlerini yerel pazarlara ulaştırması da zorlaşmıştır. Büyük marketlerin ve gıda şirketlerinin lojistik firmaları aracılığıyla gıda ürünlerini pazara ulaştırması kolaydır. Bu durum şirketlerin gıda sistemini tamamen kontrolleri altına almalarına yol açmamalı, küçük üreticilerin ürünlerini yerel pazarlara ulaştırabilmeleri için yerel yönetimler ve merkezi iktidar özel çaba içine girmeli, tüketicinin sağlıklı gıdaya erişim hakkını göz önünde bulundurarak üreticinin ve tüketicilerin sağlık risklerini azaltan gerekli önlemler alınmalıdır.

-Gerek ürün ekim dönemlerinde, gerekse de hasat dönemlerinde üreticilerin mevsimlik tarım işçilerine ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacın karşılanabilmesi için, yerel yönetimler ve merkezi iktidar mevsimlik tarım işçilerinin barınma, hijyen ve sağlık koşullarını garantiye alacak mekanlar oluşturmalıdır.

– İnsanların bağışıklık sistemini güçlendirecek, toplum sağlığına katkı verecek balık tüketimi teşvik edilmek isteniyorsa, karantina kapsamında kapatılan su ürünleri kooperatifleri yeterli önlemler alınarak çalıştırılmalı, kıyı balıkçığı desteklenmeli, küçük balıkçı teknelerinin kaptan ve tayfalarının gerekli önlemler alınarak avlanmaları sağlanmalı, yakaladıkları balıkların tüketicilere ulaşabilmesi için yerel yönetimler ve merkezi iktidar gerekli desteği vermelidir.

-Denizden avlanan sardalya, hamsi gibi balıkların balık çiftliklerinde yem olarak kullanılmaması, doğrudan halkın tüketimine sunulması için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.