Çiğdem Toker: “Gar ihalesine giren Önder’in, iki yıl önce İBB’nin maaşlı çalışanı oluşuna hayret edemiyoruz”

Çiğdem Toker bugünkü köşe yazısında “Alana değil ihaleyi yapana bakın” başlıklı yazısında “Bir yanında hepimizin ortak tarihi ve kültürel mirası Haydarpaşa Garı dururken, diğer yanında duran şirket görünümlü iktidar mı?” diye sordu.

Haydarpaşa ve Sirkeci garları ihalesi bugün idari yargıya taşınacak. Çiğdem Toker, Sözcü gazetesindeki köşe yazısında “Bir yanında hepimizin ortak tarihi ve kültürel mirası Haydarpaşa Garı dururken, diğer yanında duran şirket görünümlü iktidar mı?” diye sordu.

Toker’in “Alana değil ihaleyi yapana bakın” başlıklı yazısının ilgili bölümü şöyle:

Hezarfen Danışmanlık şirketini kuran Önder’in, iki yıl önce İBB’de 3 bin TL maaşlı bir çalışan oluşuna hayret edebilirdik eğer liyakatin esas alındığı hukuk devleti olsaydık. Oysa yadırganması gereken pek çok şey çoktan kanıksanmış durumda. Hezarfen’in sahipliğiyle ilgili sorun, liyakat erozyonunda detay sayılır.

Haydarpaşa ihalesinde onay makamının, iktidara yakın müteahhitlerin maaşlı profesyoneli olarak çalışırken bakanlığa atandığını bilmesek,  İBB’nin eski maaşlı çalışanı Hüseyin Avni Önder’in  iki yılda Haydarpaşa gibi bir tarihi mirasın ihalesine girecek yeterliğe ulaşıp kazanacak başarıyı elde etmesine şaşırabilirdik. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan’dan söz ediyoruz. İhaleyi yapan TCDD’nin bağlı olduğu makamdan yani. Bakan Turhan’ın Hüseyin Avni Önder ile makamında fotoğrafları çıktı.

Çıkabilir. Siyasetçinin herkesle ama herkesle yan yana görünme ihtimalinin yüksek olduğu bir ülkede yaşadığımızı epeydir biliyoruz.

Yine de İBB Başkanı İmamoğlu’nun vurguladığı “motivasyon” meselesi üzerinde düşünelim. İhalede tarafsızlık ve liyakat beklenen iklime bir bakalım. Bakan Turhan, uzun süre Karayolları Genel Müdürlüğü yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Danıştay üyeliğine getirildi. Turhan, emekli olunca da Kuzey Marmara Otoyolu’nun CEO’su oldu. Kolin-Kalyon-Limak-Cengiz’in yapıp işleteceği projenin başına geldi. İhaleyi yapan şirketlerle sözleşme imzalayan kamu otoritesiyken,  şirketlerin tarafına geçti yani. Sonra da bakanlığa getirildi. Bakan Turhan, iktidarın pek sevdiği milyarlık 21/b ihalelerinin de onay makamı.

Çiğdem Toker’in yazısının tamamı için tıklayınız!