Cumartesi Anneleri 791. Haftada Örhan ailesi için adalet istedi

Cumartesi Anneleri 791’nci hafta açıklamalarında gözaltında kaybedilen Örhan ailesinin üç üyesi için adalet istedi. AİHM’in mahkumiyet kararı verdiği bu olay için Cumartesi Anneleri, yeniden yargılama talebinde bulundu.

Cumartesi Anneleri korona virüsü nedeniyle 791’nci kez evlerinden kayıplarının akıbetini sordu. Cumartesi Anneleri, bu hafta 1994’te gözaltında kaybedilen Mehmet Selim Örhan, kardeşi Hasan Örhan ve yeğenleri 17 yaşındaki Cezayir Örhan için adalet talep etti.

Nasıl kaybedildiler?

Cumartesi Anneleri yaptığı açıklamada, “791. haftamızda son nefesini kaybedilen iki oğlunun ve torununun ismiyle veren Fatma Örhan’ın, torunlarına devrettiği hakikat ve adalet mücadelesine tanıklık edeceğiz” dedi.

Cumartesi Anneleri, Örhan ailesinin gözaltında kayıp hikayelerini şöyle anlattı: “24 Mayıs 1994 günü Bolu Komando Tugayı’na bağlı askerler Diyarbakır/ Kulp Deveboyu Mezrası’na baskın yaptı. Baskın sırasında askerler köylülerden 46 yaşındaki Mehmet Selim Örhan, kardeşi 40 yaşındaki Hasan Örhan ve yeğenleri 17 yaşındaki Cezayir Örhan’ı zorla götürdüler. Aile üyelerinin itirazı üzerine rütbeli bir asker merak etmemelerini onları kendilerine rehberlik etmeleri için götürdüklerini ve daha sonra serbest bırakacaklarını söyledi. Ertesi gün civardaki Jandarma komutanlıklarına giden aile ‘bizde yok’ cevabı aldı.”

Tüm başvurular sonuçsuz kaldı

Bunun üzerine Aile, Kulp Cumhuriyet Başsavcılığı’na, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcılığı’ na, OHAL Valiliğine, Diyarbakır Jandarma Asayiş Komutanlığı’na Adalet ve İçişleri Bakanlıkları’na resmi başvurular yaptı. Ancak bu başvurular sonuçsuz kaldı: “Selim, Hasan ve Cezayir Örhan’ın gözaltına alındığına, önce Serik Karakolu’na ardından Lice Jandarma Karakolu’na götürüldüklerine, son olarak da bir kısmı işkencehaneye çevrilen Lice Yatılı Okulu’nda 20 gün tutulduklarına dair tanıklar vardı. Tanık beyanları soruşturulmadı, Kulp Başsavcılığı gözaltı kayıtlarında Selim, Hasan ve Cezair Örhan’ın adlarının bulunmadığı gerekçesiyle soruşturmaya yer olmadığı kararı verdi.”

AİHM’e taşındı

Tüm başvuruları sonuçsuz kalan Örhan Ailesi, İHD avukatlarının aracılığıyla davayı AİHM’e taşıdı. 6 Kasım 2002 tarihinde AİHM, “Mahkeme, Örhanların güvenlik güçleri tarafından tutuklandıktan sonra ölmüş olduklarının varsayılması gerektiği görüşündedir. Bunun sonucunda davalı Devlet’in onların ölümü konusundaki sorumluluğu söz konusudur diyerek Türkiye’yi Selim, Hasan ve Cezayir Örhan’ın gözaltında kaybedilmesinden sorumlu tutarak mahkum etti. Ailenin ve İHD’nin ısrarlı arayışı sonunda 2003 yılında Mehmet Selim ve Hasan Örhan’a ait kemikler Kulp’a bağlı Bağcılar köyü yakınlarında bir toplu mezarda bulundu. Cezayir Örhan’a ise hala ulaşılamadı.”

Aile kaybedilen kemikleri aradı

İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda kimliklendirme çalışması yapılan kemikler 16 Temmuz 2004’te postayla Kulp Savcılığı’na gönderildi. Ancak defnetmek için kemikleri isteyen aileye Savcılık kemiklerin kaybolduğu bilgisini verdi. Aile ve İHD bu sefer de kaybedilen kemiklerin peşine düştü. Altı yıllık arayışın ardından Örhanlara ait kemiklerin, aynı toplu mezardan çıkan 6 kişiyle birlikte topluca kimsesizler mezarlığına gömüldüğü anlaşıldı.

Savcılığa başvuran aile olayın maneviyatları üzerinde yarattığı tahribatlara dikkati çekerek, toplu gömülen sekiz kişiye ait kemiklerin ayrıştırılarak kendilerine teslim edilmesini talep etti. Ancak savcılık bu talebi “Ailelerin maneviyatının daha fazla bozulmaması adına” diyerek reddetti.

Cumartesi Anneleri, 3 kayıp yakını için son olarak şunları söyledi: “Mehmet Selim, Hasan ve Cezayir Örhan’ın gözaltında kaybedilişlerinin 26 yılında bir kez daha tekrarlıyoruz: bu insanlığa karşı suç açığa çıkartılmalı, fail ve sorumlu konumunda olanlar yargılanarak cezalandırılmalıdır. AİHM’in verdiği ihlal kararı üzerinden adli ve idari makamlar hızla harekete geçmeli ve ciddi bir adli sürecin yeniden başlatılması sağlanmalıdır. AİHM kararı doğrultusunda uluslararası hukuka uygun yeni bir karar tesis edilmedi. Mehmet Selim, Hasan ve Cezayir Örhan için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz! 92 haftadır hukuksuz bir biçimde bize kapatılan kayıplarımızla buluşma mekânımız Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz.”