Cumartesi Anneleri: Kayıplarımızı istiyoruz, Nurettin Yedigöl’ü istiyoruz

Cumartesi anneleri, kaybedilen için 785. haftada da adalet çağrısı yaptı. Açıklama salgın nedeniyle geçtiğimiz haftalarda olduğu gibi video mesajla yayınlandı. Bu haftaki açıklamada  12 Eylül Askeri Darbesinin ardından, 10 Nisan 1981 tarihinde İstanbul/ İdealtepe’de bir eve yapılan baskında gözaltına alınan ve kendisinden haber alınamayan 26 yaşındaki Nurettin Yedigöl’ün akıbeti soruldu.

Bu hafta gerçekleştirilen basın açıklaması şöyle:

“Öncelikle COVID-19 salgınının bir an önce kontrol altına alınmasını ve toplumumuzun salgını en az zararla atlatmasını diliyoruz. Bu dileğimizin gerçekleşebilmesi için de iktidarı, tüm ayrımcı uygulamalarına son vererek siyasi çıkar ve hesapları bir kenara bırakmaya, demokratik bir zeminde ve insan haklarını gözeten bir yaklaşımla bu süreci yürütmeye çağırıyoruz.

Umuda, iyiliğe ve dayanışmaya ihtiyacımız olan bu günlerde “Ayırımsız herkesin yaşam hakkının korunması, herkes için adalet ve eşit hakların sağlanması” talebimizi yükseltiyoruz.

785. haftamızda 39 yıldır  kesintisiz devam eden 12 Eylül zihniyetinin cezasız bıraktığı Nurettin Yedigöl dosyası ile kamuoyuna sesleniyoruz.

Sosyalist kimliği ile bilinen 26 yaşındaki Nurettin Yedigöl İstanbul’da yaşıyordu. 12 Eylül Askeri Darbesi’nin ardından hakkında yakalama kararı çıkartıldı. 10 Nisan 1981 tarihinde İstanbul/ İdealtepe’de bir eve yapılan polis baskında gözaltına alındı. Dönemin ünlü işkence merkezi Gayrettepe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

Yedigöl Ailesi, başta Kenan Evren ve dönemin askeri savcısı Faik Tarımcıoğlu olmak üzere devletin ilgili tüm birimlerine başvurdu. Ancak başvurulara sözbirliği halinde “Nurettin’in hiç gözaltına alınmadığı” cevabı verildi.

10 kişi Nurettin’i siyasi şubede gördüklerine dair tanıklık etti. “Şahidiz, işkencede öldürüldü’’ diye ifade verdi. Kayıtlara geçen tanık beyanlarına göre: Nurettin Yedigöl, Tayyar Sever yönetimindeki 1.Şube’de K Gurubu tarafından sorgulandı. İfade vermeyi reddettiği için Mete Altan’ın başında bulunduğu işkence timinin en ağır işkencelerine maruz kaldı. En son şubede sorgulanan diğer arkadaşları tarafından görüldüğünde kanlar içindeydi, konuşamıyordu, bilinci yerinde değildi. O günden sonra Nurettin’i gören olmadı.

Nurettin Yedigöl’ün gözaltında kaybedilmesi ve faillerin yargılanması ile ilgili yapılan başvurular sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından üç ayrı soruşturma yürütüldü. Ancak soruşturmalarda zaman aşımı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildi.

Son olarak anne Zeycan Yedigöl, 15 Şubat 2013 tarihinde Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. 10 Aralık 2015 tarihinde Anayasa Mahkemesi, evrensel hukuka ve teamüllere aykırı bir biçimde başvuruyu diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelemeksizin zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verdi. (Başvuru Numarası: 2013/1566) İç hukukta tüm yollar kapanınca dava AİHM’e taşındı.

Bugün bir kez daha altını çiziyoruz: Nurettin Yedigöl’ün gözaltında kaybedilmesi, 12 Eylül 1980 askeri darbesi döneminde insanlığa karşı suç oluşturacak biçimde, bir devlet politikası dâhilinde işlenmiştir. Bu nedenle evrensel hukuk normlarına göre zamanaşımına tabi tutulamaz. Anayasa Mahkemesi dahil, yargı makamlarının bu tutumu, devletin ulusal ve uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerine aykırıdır.

Gözaltında kaybedilişinin 39. Yılında Nurettin Yedigöl dosyasında etkili bir yargı faaliyeti yürütülmesi, Nurettin Yedigöl’ün akıbetinin açığa çıkartılması, onu kaybedenler üzerindeki cezasızlığa son verilmesi için adli ve siyasi makamları göreve çağırıyoruz.

Nurettin Yedigöl için, bütün kayıplarımız için hakikat ve adalet talebimizden vazgeçmeyeceğiz.86 haftadır bize kapatılan kayıplarımızla buluşma mekânımız olan Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz.”

“Tek istediğimiz mezar”

Nurettin Yedigöl’ün kardeşi Muzaffer Yedigöl, “39 yıldır adalet arayışımız devam ediyor. Bunca yıldır başvurmadığımız kapı kalmadı. 39 yıldır mezar arıyoruz. Ama ne yazık ki devlet bize yanıt vermedi. Tek istediğimiz mezar” dedi.

Nurettin Yedigöl kimdir?

26 yaşındaki Nurettin Yedigöl, 12 Eylül Askeri Darbesinin ardından, 10 Nisan 1981 tarihinde İstanbul/ İdealtepe’de bir eve yapılan baskında gözaltına alındı. Gayrettepe’deki 1.Şube’ye götürüldü. Orada Mete Altan’ın başında bulunduğu işkence timi tarafından sorgulandı, işkenceyle öldürüldü ve bedeni kaybedildi.

Yedigöl Ailesi, başta Kenan Evren olmak üzere devletin tüm ilgili birimlerine başvurdu. Çok sayıda kişi Nurettin’i siyasi şubede gördüklerine dair tanıklık etti. “Şahidiz, işkencede öldürüldü’’ diye ifade verdi.Ancak  tüm başvurulara sözbirliği halinde  “Nurettin’in hiç gözaltına alınmadığı” cevabını verdi.Bugüne kadar  hukuk işletilmedi; Nurettin Yedigöl’ün akıbeti karanlıkta bırakıldı, onu kaybedenler cezasızlıkla korundu