Cumartesi Anneleri’nden Zübeyde Tepe: Biz 20 kişi değil, 10 bin kişiyiz

Cumartesi Anneleri’nden Zübeyde Tepe, HDP önünde oturan annelerin sorununu devletin çözebileceğini belirterek, “Devlet 25 yıldır bize bir yanıt vermiyor. Biz anne değil miyiz?” dedi.

1993 yılında kaçırılarak katledilen Özgür Gündem gazetesi muhabiri Ferhat Tepe’nin annesi Zübeyde Tepe de, tüm saldırılara rağmen 26 yıldır adalet arıyor.

Amed’de HDP önünde gösteri yapan ailelere ilişkin konuşan Zübeyde Tepe “Şimdiye kadar neredeydiler?” diye sordu. Cumartesi Anneleri olarak 25 yıldır çocuklarını aradıklarını hatırlatan Tepe, “Binlerce faili meçhul cinayet yaşandı. Biz Cumartesi Anneleri olarak Galatasaray’da oturduk. 25 yıldır çocuklarımızın katilleri sorgulansın diye mücadele ediyoruz. Maalesef hiçbir sonuç almadık. Bize hiç cevap verilmedi, yanımıza hiç gelmediler. Şimdi HDP’nin önünde anneler toplanmış, ‘Çocuklarımızı dağa götürmüşsünüz, çocuklarımızı getirin’ diyor. Bunun çözümü orada değil. Bu sorun Meclis’te çözülür” dedi.

Devlet sözünü tutmadı

Sorunun çözülmesi için devletin harekete geçmesi gerektiğinin altını çizen Zübeyde, “Bir anne orada diyor ki ‘Benim bir oğlum asker, bir oğlum dağda.’ Belki senin çocukların orada birbirlerini öldürdü. Bunun çaresi yok. Buna bir çare bulmaları lazım. Bugün benim oğlum ile senin oğlun niye birbirini öldürsün. Birbirlerini tanımıyorlar. Niye bunlar çatışıyorlar. Niye birbirlerini öldürüyorlar? Bunların cevabını versin devlet. Askerlerin ayakkabıları dağda kaldı, çantaları kaldı. O dağdaki çocukların da aynı şekilde. Benim oğlumun elbiseleri Hazar Gölü’nün önünde kaldı. Bu ne vahşettir, bu nasıl adalettir? Ben o annelere sesleniyorum. Cumartesi Anneleri olarak 25 yıldır bu mücadeleyi veriyoruz. 25 yıldır bize ne polis destek verdi ne Cumhurbaşkanı. Cumhurbaşkanı yaşlı anneyi çağırdı. Dedi gelin ben sizin işinizi halledeceğim. Maalesef o söz orada kaldı” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın yanına gidin

Zübeyde Tepe, Türk İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun aileleri ziyaretine dikkat çekerek şöyle konuştu: “Sen diyorsun ki; ‘Kürtler benim vatandaşımdır. Biz etle tırnak gibiyiz’. Gel bizim yanımıza da. Bir gün derdimizi sor. Bir gün bu insanlara sor ‘Sizin çocuklarınız niye dağa çıktı. Siz niye buradasınız?’ Ama yok bir gün sormadılar. Yavuz Bingöl, Hülya Koçyiğit oraya gideceğinize, gidin Cumhurbaşkanına. Yeter artık. Biz de aydın insanlarız. Neler yaşandığını görüyoruz, biliyoruz. Bu işe bir son verin. Artık bu anneler ağlamasın. Kayıp anneleri olarak 20 kişi değiliz. Bin 10 bin kişiyiz. Bize bunca yıldır bir cevap verilmedi. Onlara mı cevap verilecek. Kim getirecek onların çocuklarını dağdan.”

Bu böyle olmaz 

“Bizi Galatasaray önünde copluyorlar, dövüyorlar. Orada 20 kişi toplamışlar. Etraflarını sarmışlar. Çaylarını, yemeklerini veriyorlar. ‘Efendim burada dağa gidenlerin annelerinin direnişini kutluyoruz. Onları destekliyoruz’ diyorlar. Ayıptır. Bir gün asker annelerine de bunu yapacaklar. Bir gün belki beni de başka bir yere sürükleyecekler. Benim yerimi gittikçe daraltıyorsun. Sen niye birine destek veriyorsun, diğerini ötekileştiriyorsun. Biz de anneyiz. Bizim de acımızı paylaşın. Ben bir anne olarak asker annesinin acısını da paylaşıyorum. Anlıyorum. Ama bu böyle olmaz. Ben Cumhurbaşkanına sesleniyorum. Lütfen bu iş artık bitsin. Bu savaş bitsin. Barış gelsin. Çocuklarımız birbirlerini öldürmesin.”

 Bundan sonrası çözüm üretmektir

25 Özgür Gündem muhabirini katlettiler. Bunların anneleri yok mu? Hepimiz aynıyız. Bundan sonrası çözüm üretmektir. Hep birlikte el ele verelim bu sorunu çözelim. Çünkü onlar diyorlar ki; ‘Anneler bu sorunu halledecekler.’ Tamam, biz anneyiz, gelsinler söz veriyorum biz onlarla birlikte bu sorunu halledeceğiz. Ama devletin de çözüme ‘evet’ demesi lazım.”