“DEDAŞ ve DSİ fırsatçılık yapıyor”: Çiftçilerin destek ödemelerine el konuldu

Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş ve Devlet Su İşleri, mahsulünü sulamak için elektrik ve su kullanan çiftçilerin destek ödemelerine el koyuyor. El koyma işlemine çiftçilerin bu kurumlara borçları gerekçe gösteriliyor

DEDAŞ ve DSİ sulama giderleri olarak borç çıkardığı çiftçilerin destek ödemelerine el koydu.

Konuya ilişkin açıklama yapan HDP Tarım Komisyonu Sözcüsü Rıdvan Turan, AKP’nin tarım politikalarının çiftçiyi korumaktan öte serbest piyasa mantığına göre sermayeyi önceleyen ve koruyan bir anlayışa dayandığını belirterek, “Bu durum, tarım alanındaki yapısal sorunları daha da derinleştirmektedir. AKP tarafından uygulanan neoliberal tarım politikalarının sonucu olarak çiftçiler bahar mevsimini borçla karşılamaktadır” dedi.

Çiftçinin en temel sorununun maliyetlerin yüksek olması olduğunu ifade eden Turan, son yıllarda elektrik ve sulama gibi temel girdilerdeki fahiş fiyatların, çiftçilerin borç yükünü daha da artırdığını belirtti:

“Bununla birlikte, çiftçilerin aldıkları desteklerin önemli bir kısmı da borçlarından dolayı bankalarda bloke edilmektedir. Bu bağlamda, Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş (DEDAŞ) ve Devlet Su İşleri (DSİ) gibi kurumlar, borçlarını ödemedikleri gerekçesiyle haksız ve hukuksuz bir şekilde çiftçilerin desteklemesine bloke koymaktadır. Bu kurumlar, Danıştay 10’uncu Dairesi’nin oy çokluğuyla aldığı “çiftçinin desteklemelerine el konulmayacağına” dair karara rağmen çiftçilerin tarımsal desteklemesine bloke uygulamaktadır.”

Borcu olan olmayan herkesin elektriği kesiliyor

AKP, bir yandan Kürtlerin iradesini hiçe sayarak HDP’nin sahip olduğu belediyelere kayyım atarken diğer taraftan Kürtlerin ekonomik kaynaklarını DEDAŞ ve DSİ eliyle el koyduğunu belirten Turan açıklamasında”Özellikle Kürtlerin yoğun yaşadığı 6 ile dağıtım hizmeti veren DEDAŞ’ın bu uygulaması kayyım anlayışının çiftçilere bakan yüzünden başka bir şey değildir. Başta Şanlıurfa, Mardin olmak üzere birçok ilde yaklaşık binlerce çiftçinin en büyük sorunu haline gelen elektrik kesintilerinin ardından DEDAŞ ve DSİ’nin desteklemelerine el koyması fırsatçılıktan, tefecilikten başka bir şey değildir. Son olarak Mardin’in Kızıltepe ve Derik ilçelerinde çiftçilerin elektrik borçlarını gerekçe yapan DEDAŞ, birçok yerde elektrik kesmeye başlamıştır” dedi.

“Mahallelerin elektrik enerjisinin sağlandığı trafolar üzerinden yapılan kesinti nedeniyle mahallelerde borcu olan ve olmayan herkesin elektriği kesilmekte ve bölge insanı cezalandırılmaktadır. Birçok yere günlerdir elektrik verilmemektedir. Elektrik enerjisi ile çalışan pompalar aracılığıyla su ihtiyacını karşılayan yurttaşlar ramazan ayında ve bayram öncesinde daha çok mağdur olmaktadır. DEDAŞ Bu hukuksuz ve korsanvari uygulamaları bir kenara bırakıp tarımsal üretim alanları ve yaşam alanlarındaki elektrik kesintilerine derhal son vermelidir.”

Enerjiden yararlanma bir insan hakkıdır

Öte yandan Şanlıurfa Barosu da, Dicle Elektrik tarafından elektrik borcu gerekçe gösterilerek destekleme ödemelerinden yapılan kesintilerle ilgili basın açıklaması yaptı. Açıklamayı Şanlıurfa Barosu Başkanı Abdullah Öncel ve Şanlıurfa Barosu Tüketici Hakları Komisyonu Başkanı Eyüp Sabri Ahmer yaptı. Yapılan açıklamada, “Şanlıurfa Barosu olarak her zaman olduğu gibi bu gün de yapılan haksız ve hukuka aykırı işlem ve eylemlerin karşısında olduğumuzu ve karşısında durmaya da devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz” denildi.

Baro Başkanı Öncel ve Tüketici Hakları Komisyonu Başkanı Ahmer, “Bugün burada toplanma nedenimiz, daha önce de çeşitli vesilelerle şikâyetlerimizi, taleplerimizi, önerilerimizi duyurduğumuz Dicle Elektrik Dağıtım şirketidir. Bu konuda şirketle komisyon olarak veya baro olarak bir husumetimiz yoktur, ancak Avukatlık Kanununun ve mevzuatın baroya; kamu, ülke, halk ve meslektaşlarımızın çıkarı doğrultusunda çalışmalar yapma görevini yüklemesi sebebiyle DEDAŞ’ın vatandaşlara yönelik haksız ve hukuka aykırı eylem ve işlemleri, baronun bu konuda bir açıklama yapmasını artık kaçınılmaz kılmıştır. Enerjiden yararlanmanın çağdaş bir insan hakkı olduğu gerçeğinden hareketle enerjinin tüm tüketicilere yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve sürdürülebilir bir şekilde sunulmasının dağıtım şirketlerinin temel bir vazifesi olduğu kanısındayız. Yine Avukatlık Kanununun 95. Maddesinin barolara yüklediği bir başka görev de hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmaktır. Kurumun hukuku yok sayarak yaptığı işlem ve eylemleri de bu basın açıklamasını zaruri hale getirmiştir. Dağıtım şirketlerini denetlemekle görevli olan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna gerekli başvuruları yapacağız. Bu konuda kuruma açıkça bildirimde bulunuyor ve göreve davet ediyoruz. Vatandaşın ve vatandaşın temsilcileri olan avukatların anılan şirketle yaşadığı sıkıntıları bir nebze olsun dile getirebilmek adına izah ettiğimiz bu hususların dikkate alınması ümidiyle, Şanlıurfa Barosu olarak her zaman olduğu gibi bu gün de yapılan haksız ve hukuka aykırı işlem ve eylemlerin karşısında olduğumuzu ve karşısında durmaya da devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.” dedi.