Demokrasi için Birlik: Demokrasi enkaz altında

OHAL’in ilanının yıldönümünde bir basın toplantısı düzenleyen Demokrasi için Birlik, OHAL ile geçen bir yılda yaşanan hak ihlallerine ilişkin hazırlanan rapordan bulguları paylaşarak OHAL’in kaldırılmasını, KHK’lerin iptal edilmesini istedi.

Demokrasi için Birlik, OHAL’in ilanının yıldönümünde İstanbul’da Taksim Hill Otel’de bir basın toplantısı düzenleyerek, OHAL ile geçen bir yılda yaşanan hak ihlallerini ortaya koyarak OHAL’in kaldırılmasını, KHK’lerin iptal edilmesini istedi.

Ayşegül Devecioğlu, Önder Özdemir, Ayşe Erzan ve Orhan Silier tarafından hazırlanan raporun paylaşıldığı basın toplantısında kamudan ihraçlardan tutuklu milletvekillerine, basına ve sendikal özgürlüklere yönelik baskılardan işkenceye uzanan hak ihlalleri somut verilerle özet olarak ortaya kondu.

Demokrasi için Birlik açıklamasında, “Adalet Yürüyüşü’nde demokrasi mücadelesinin anahtarının halk olduğunun görüldüğünü vurgulanırken. Bu mücadelenin uzun soluklu bir halk hareketine dönüşmesi, mücadelenin başarıya ulaşması açısından büyük bir önem taşıyor” denildi.

“Adalet talebi, OHAL’in kaldırılması, demokratik toplum örgütleri ve siyasi partilerin eşit aktörler olarak aynı zeminde buluşmasıyla, birbirini beslemesiyle, güçlenip toplumsallaşabilir” diyen Demokrasi için Birlik, bu ortaklaşma zemininin yaratılması için rol almaya hazır olduğunu belirtti.

Demokrasi enkaz altında

OHAL döneminde yaşanan hak ihlalleri Demokrasi için Birlik’in açıklamasında şöyle sıralandı:

  • Binlerce kişi hukuksuz şekilde işsiz bırakıldı. Kendileri ve aileleri açlığa mahkûm edildi. 20 Temmuz itibariyle kamu kurumlarından ihraç edilenlerin sayısı 112.863 Bu sayıya özel öğretim kurumların da çalışma izni iptal edilenler de eklenince rakam 135.337’e ulaşıyor. Mahkeme kararı olmadan maaşlarını ve emeklilik haklarını kaybettiler. İşlerine iade edilmeleri talebiyle açlık grevine başlayan iki kamu emekçisi Nuriye Gülmen ve Semih Özakça açlık grevlerinin 134. gününde, hapishanede ölümle pençeleşiyor. Onlara destek olmak için açlık grevine başlayan Esra Özakça ise 59. gününde, İsmail Erdoğan 57. gününde.
  • Seçme ve seçilme hakkı ihlal edildi. Anayasaya aykırı olarak Halkların Demokratik Partisi milletvekilleri ve eş başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ tutuklandı. CHP milletvekili Enis Berberoğlu’yla birlikte 12 milletvekili hapiste bulunuyor.
  • Çeşitli işkollarında 4 grev ertelendi. Grev hakkı ihlal edildi.
  • 15 üniversite kapatıldı, KHK’larla 5.644 akademisyenin işine son verildi; üniversitelerde çalışanlar dahil edildiğinde bu rakam 7.800 kişiyi aştı.
  • Seçilmiş Yerel Yöneticiler görevden alınarak, cezaevlerine konuldu ve yerlerine seçilmemiş kişiler atandı. Kayyum atanan Belediye sayısı 86’ye ulaştı.
  • Malvarlıklarına hukuksuz biçimde el kondu. KHK’lar kapsamında Türkiye’nin 43 ilinden toplam 965 şirkette kayyumlar Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) devredildi 107 gerçek kişinin malvarlıklarına da kayyum olarak TMSF getirildi.
  • Binlerce kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların avukat görüşleri sınırlandı. İşkence ve kötü muamele yaygınlaştı. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ 7 Temmuz 2017’de yaptığı açıklamada, 15 Temmuz’dan sonraki süreçte, 168.801 kişi hakkında adli işlem yapıldığını söyledi.
  • Kadınlara karşı hak ihlallerinde artış yaşandı. Hak arama kanalları tıkandı. KHK’lar ile 50’yi aşkın kadın sivil toplum kuruluşu kapatıldı. KHK’lar ile kamu kurumlarından ihraç edilenlerin % 20’sini kadınlar oluşturdu. Kadın cinayetlerinde artış ve nitelik değişikliği dikkat çekti.
  • OHAL kültür sanat alanına yayınevi kapatmaları, yazarların tutuklanması, konserlerin festivallerin, tiyatro oyunlarının yasaklanması, kültür merkezlerinin kapatılması inanç merkezlerine yönelik baskılarla damgasını vurdu. Alevilerin inanç merkezlerine ve kutsal günlerine yasak kondu. Laik, özgür bilimsel eğitimi ortadan kaldıracak adımlar atıldı. Eğitim kurumlarından başlayarak sistematik biçimde toplumu muhafazakârlaştırma ve dincileştirme çabaları hız kazandı.
  • LBGTİ+ bireylerin mağduriyetlerini artırdı militarizm, homofobi ve transfobiyi yükseltti. Cezasızlık teminatı, hukuksuz uygulamalar, homofobik saldırıları ve polis şiddetini artırdı. LBGTİ+ yurttaşlar arasında korku ve yılgınlık yaygınlaştı, örgütlenme, toplanma ve gösteri yapma hakları kısıtlandı.
  • OHAL döneminde hükümet 180 medya kuruluşunu kapattı. Gazeteciler tutuklandı. KHK’larla 180 medya kuruluşu kapatıldı. 2017 Nisan- Mayıs- Haziran dönemini kapsayan Bia Medya Gözlem Raporu’na göre Türkiye’de136 medya temsilcisi hapishanede.
  • Çevreye zarar veren başta Termik santraller ve HES’ler olmak üzere yatırım ve projelerin çevreye etkisini değerlendiren Çevre etki değerlendirmesi (ÇED) raporlarını ayak bağı olan gören iktidar, OHAL’i fırsata çevirdi. SİT kavramı tarihe karıştı. Doğal, tarihi varlıklar yıkıma uğradı. 445 ÇED kararı yatırımcı lehine çıktı.
  • Sivil topluma yönelik yaptırımlar ve verilen cezalar açısından tüm dönemlerin en büyük kıyım ve baskısı gerçekleşti. 1401 dernek ve 122 Vakıf kapatıldı.
  • OHAL ilan edilmesinin ardından yazarlara, yayınevlerine keyfi gerekçelerle davalar açıldı, yazarlar hapse atıldı. 34 yazar tutuklu bulunuyor. Kitap toplatma ve yasaklamaları arttı. 30 yayınevi kapatıldı. Binlerce yayıncılık çalışanı işsiz kaldı.
  • Güneydoğu bölgesinde çok geniş kamulaştırmalarla kitleler göçe zorlandı, mülksüzleştirildi. Diyarbakır Sur’da tarihi miras yok edildi, kamulaştırmalarla yoksullar kent merkezinden sürgün edildi, demografik yapı değiştirildi.

Demokrasi güçleri OHAL’e karşı ortak mücadele vermeli

Siyasetin alanı daraldıkça, Meclis’te siyaset yapma olanağı sınırlandıkça, siyaseti Meclis dışına, yeni bir kamusal alana taşımanın kaçınılmaz olduğuna dikkat çeken Demokrasi için Birlik, adalet mücadelesinin uzun soluklu bir halk hareketine dönüşmesi gerektiğini vurgulayarak ortak mücadelenin zemininin oluşturulmasında rol almaya hazır olduğunu beyan etti:

“25 günlük Adalet Yürüyüşü de gösterdi ki, demokrasi mücadelesinin anahtarı halktır. Bu mücadelenin uzun soluklu bir halk hareketine dönüşmesi, mücadelenin başarıya ulaşması açısından büyük bir önem taşıyor. Referandumda ortaya konulan kitlesel hayır iradesinin ve Adalet yürüyüşünün ortaya çıkardığı rüzgârın, demokrasi güçlerinin ortak mücadelesine yeni bir soluk kazandırması gerekiyor. Adalet talebi, OHAL’in kaldırılması, demokratik toplum örgütleri ve siyasi partilerin eşit aktörler olarak aynı zeminde buluşmasıyla, birbirini beslemesiyle, güçlenip toplumsallaşabilir. Bu ortaklaşma zeminini yaratmak için Demokrasi İçin Birlik olarak biz varız; hazırız.”

Sendika.org