Devrimler çağına girerken… – İhsan Hacıbektaşoğlu

“Salgın bittikten sonra dünya eskisi gibi olmayacak” diyerek bilimkurgu senaryoları yazılıyor. Bende onlara “hadiyin oradan” diyorum…

Bir avuç zengin milyarlarca insanı sorunsuz yönetecek öyle mi? Sanki bunu şimdiye kadar başarabilmişler.

Geçin bunları…

İnsanlık tarihi “ezenle ezilenin mücadelesinin tarihidir.” sınıflı toplumların oluşmasından beri bu böyledir. Hasılı mücadele daha bir keskin hatlara bürünerek devam edecek.

Marks bunu, üretici güçler ile üretim ilişkileri arasındaki çelişkilere değinerek açıklamıştı.
Marks, Felsefenin Sefaleti adlı kitabında şöyle diyor:
“Toplumsal ilişkiler, üretici güçlere sıkı sıkıya bağlıdırlar. Yeni üretici güçler sağlamak için, insanlar, kendi üretim biçimlerini değiştirirler; kendi üretim biçimlerini değiştirmek, yaşamlarını kazanma yollarını değiştirmek için de, bütün toplumsal ilişkilerini değiştirirler. Yel değirmeni size feodal beyli toplumu verir; buharlı değirmen ise, sınai kapitalistli toplumu”.

Evet, dünyanın yeni bir sürece girdiği kesindir…

Mevcut kapitalist üretim ilişkileri onu var eden üretici güçleri taşımıyor. Bu durumda toplumsal devrimler dünyanın her yerinde patlamaya hazır durumdadır.

Aslında bunun güçlü işaretlerini görüyorduk. Özelikle son yirmi yıldır dünyanın her yerinde toplumsal hareketler giderek büyüyen bir süreç izledi. Dünya halkları kapitalizmin üzerlerine yüklediği sorunları protesto ettiler.

Kapitalizm tüm rezillikleri ile dünyayı yok oluşa taşırken sosyalizmin üzerinde yükseleceği maddi zemini de hazırladı.

İşçi sınıfı devasa biçimde büyüdü. İşçi sınıfının doğal müttefiki olan çevre, kadın, gençlik, yoksul köylü hareketleri büyük güç biriktirdi. Biriken güç sadece sayısal değil entellektüel olarak da yükseldi.

Ezilenler artık eskisi gibi yönetilmek istemiyor. Eşit, özgür, paylaşımcı bir dünya hayali kuranların sayısı giderek artıyor.

Dünyayı yöneten kapitalist efendiler her uygulamalarıyla çaresizliklerini ortaya koyuyor. Kesin olan bir şey var, yönetemiyorlar…

Geriye işçi sınıfını devrime taşıyacak öncü örgütünü daha hızlı inşa etmek kalıyor. Mevcut dağınık durum kimseyi karamsar yapmasın. Devrimci durumun yükseldiği dönemlerde örgütlenme akıl almaz derecede hızlı olur. Önemli olan bu sürece hazır olabilmektir.

Kimse burjuvazinin atını binip kılıcını sallayan şarlatanların komplo teorilerine, milyarlarca ezilen insanı öteleyen bilimkurgu masallarına itibar etmesin.

Dünya yeni bir sürece yelken açıyor. Devrimler çağı olgunlaşıyor. Bakın bugün güney İtalya’da halkın isyana eğilimli olduğunu yazdı gazeteler. Ve isyan patlarsa kimse şaşırmasın.

Bu karanlık günler aydınlık yarınların müjdecisidir…

Umudu büyütün, karanlığı parçalayın, dayatılan köleliği reddedin…

Ve örgüt-lenin…