DİSK-AR: Sendikasızlık Kovid-19’un risklerini artırıyor

DİSK-AR’ın açıkladığı rapora göre sendikasızlık koronavirüsün yarattığı riskleri daha da artırıyor. Türkiye’de 15 milyon 799 bin işçinin 14 milyon 104 bini sendikal korumaya sahip değil

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR) tarafından yapılan Sendikalaşma Araştırması (2020), Kovid-19 salgını sırasında Türkiye’de sendikalaşma ve toplu iş sözleşmesi konusundaki vahim tabloyu ortaya koydu.

Salgının işçilerin işlerini ve gelirlerini kaybetmesine yol açtığına dikkat çekilen raporda, “Sendikalı işyerlerinde işçilerin Kovid-19’un yarattığı risklere karşı korunması için adımlar atılırken, sendikasız işyerlerinde işçiler işverenin insafına kalmış durumda” dendi.

Araştırmada yer alan bulgular şöyle:

  • İşçilerin yüzde 90’ı sendikasız: Türkiye’de toplam 15 milyon 799 bin işçinin 14 milyon 104 bini herhangi bir sendikaya üye değil. Kayıt dışı işçiler dahil edildiğinde ise fiili sendikalaşma oranı yüzde 12,14.
  • İşçilerin yüzde 92’si toplu iş sözleşmesi kapsamında değil: Türkiye’de toplam 15 milyon 799 bin işçinin sadece 1 milyon 229 bini toplu iş sözleşmesinden yararlanıyor. İşçilerin yüzde 92,22’si toplu iş sözleşmesi kapsamı dışında. Toplu iş sözleşmesi kapsamı dışındaki işçi sayısı 14 milyon 953 bin. Toplu iş sözleşmesi kapsama oranı sadece yüzde 7,8.
  • Sendika üyesi işçiler de toplu iş sözleşmesiz: Bakanlık verilerine göre 1 milyon 918 bin sendika üyesi olarak gözükse de bunların 727 bini (yüzde 39’u) toplu iş sözleşmesi kapsamında değil. Toplu iş sözleşmesinden yararlanan üye sayısı 1 milyon 132 bin. 589 bin işçi sendika üyesi olduğu halde toplu iş sözleşmesinden yararlanamıyor.
  • Yeni sendika üyelerinin dağılımında büyük bir dengesizlik söz konusu: 2013 ve 2020 arasında sendika üyeliğinde 916 binlik artış yaşandı. 916 bin işçinin 500 bini Hak-İş’e, 309 bini Türk-İş’e, 85 bini DİSK’e bağlı sendikalara üye oldu. Bu tablo Hak-İş’in kamu taşeron işçilerinin ve kamu işçilerinin sendikalaşması sırasında siyasal iktidar tarafından korunup kolladığını gösteriyor.
  • İşkollarına göre sendikalaşma: İnşaat, turizm ve büro işkolu en düşük sendikalaşma oranına sahip işkolları. 2019’da en fazla iş cinayetlerinin yaşandığı ikinci işkolu olan inşaatta ise sendikasızlaşma devam ediyor. En fazla sendikalaşma oranına sahip ilk üç işkolu, genel işler, savunma ve güvenlik ile banka, finans ve sigorta.

Sendikalaşma önündeki engeller kaldırılsın

Rakamların Türkiye’de işçilerin sendikal korumadan yoksun olduğunu gösterdiği belirtilen raporda, “Özellikle Kovid-19’un işçiler açısından yaratmış olduğu riskler yaygın sendikasızlık nedeniyle daha da artıyor” dendi.

Raporda şu taleplere yer verildi:

  • Sendikal yasaların ILO normlarına uygun hale getirilmesi
  • Sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması
  • Toplu iş sözleşmesi yetki sisteminin köklü biçimde değiştirilmesi
  • İşkolu, işyeri ve işletme barajlarının kaldırılması
  • Toplu iş sözleşmesi yetkisinin işçilerin özgür iradesiyle (referandum) saptanması
  • 6356 sayılı Yasa’da yer alan teşmil sisteminin işlevli hale getirilerek yaygınlaştırılması ve toplu iş sözleşmelerinin sendikasız işyerlerine ve işçilere de uygulanması
  • Kamu kurum ve kuruluşlarında giderek artan sendikal kayırmacılığa ve ayrımcılığa son verilmesi
  • Kamu idaresinin sendikal yönlendirme ve baskısına son verilmesi
  • Merkezi idare ve belediye şirketlerine geçirilen taşeron işçilere 2020 yılı ortaların kadar engellenen toplu pazarlık hakkının tanınması.