DİSK Gıda-İş: “Koronavirüs salgınında kadın işçiler için özel önlemler şart”

DİSK Gıda-İş: "Koronavirüs salgınında kadın işçiler için özel önlemler şart"

Gıda-İş sendikası koronavirüs salgınının yarattığı ağır ve sağlıksız çalışma koşullarında kadın işçiler için özel önlemler almanın zorunlu olduğuna dikkat çekti.

Koronavirüs sebebiyle üyeleri başta olmak üzere işçilerin yaşadığı zorluklara ve sağlık sorunlarına dikkat çeken DİSK’e bağlı Gıda-İş Sendikası, kadın işçilerin durumunun daha özel ele alınması gerektiğinin altını çizdi.

“İşyerlerinde, üretim alanlarında durum hiç iç açıcı değil. Patronlar salgını fırsata çevirerek işçileri işten atmak da dahil olmak üzere zorunlu ücretsiz izin dayatması, yıllık izne çıkarma gibi uygulamalarla hak gaspları konusunda adeta birbirleriyle yarışıyorlar” denilen açıklamada, fabrikalardan işçilerin şu anlatımlarına yer verildi:

“İstanbul’da çoğunluğu kadın 150 işçinin çalıştığı kahve üretimi yapan fabrikada işçiler, mağazalarını kapatmasına rağmen fabrikanın üretimini artırarak çalışmaya devam ettiğini bildiriyorlar. İşçiler ücretli izin talep ediyor…

Yine İstanbul’da et üretimi yapan fabrikada çalışma saatlerinin kısaltılmasını bırakalım, ek mesailerle saat 22.00’ye kadar çalıştırılıyor. Aşırı çalışmanın getirdiği yorgunluk ve dinlenememe işçilerde koronavirüs salgınına davetiye çıkartıyor.

Yine Türkiye’nin her yerine börek üretimi yapan fabrikada işçiler hiçbir hijyen ve koruma önlemleri alınmadığını aktarıyor. İşçiler ücretsiz izne çıkarılmaya başlandı, ancak ana talep işçilerin ücretli izin haklarını kullanması.

Tavuk üretimi ve beyaz et ürünleri işlemesi yapan fabrikalarda da durum aynı. Bant usulü çalışan bu fabrikalarda koronavirüs salgını dolayısıyla en basit uygulama olan sosyal mesafe uygulamasını bile yapamadan, üretimin dip dibe çalışma ile devam ettiğini bildiriyor işçiler.”

Cinsiyetçi işbölümünün yükü kadınların omuzunda

Gıda-İş Genel Sekreteri Olcay Ozak yaptığı açıklamada salgın dolayısıyla panik halinde stok yapılmasının gıda iş kolunda iş yükünü artırdığına dikkat çekerek “İşçiler fazla mesailere bırakılıyor, ağır vardiyalarda aynı soyunma odalarını ve tuvaletleri kullanarak, aynı yemekhanelerde yemek yiyerek ve neredeyse hiçbir önlem alınmadan çalışmaya zorlanarak, kimi yerlerde servis bile sağlanmadan, toplu taşıma araçlarını kullanmak zorunda bırakılarak çalıştırılıyorlar” dedi.

İşçilerin, üretimin sınırlandırılarak ücretli izin verilmesini talebini hatırlatan Ozak, kadın işçilerin işyerlerindeki yoğun çalışmanın ardından evde de iş yükünün arttığını dile getirdi: “Kadınlar bir yandan evdeki hijyeni sağlamaya çalışırken, aynı zamanda evdekilerin bakım işini de yüklenmek zorunda kalıyorlar. Hem işyerinde hem de evdeki aşırı yorulma kadınlarda fiziksel rahatsızlıkları artırırken, direnci düşürür, bağışıklığı azaltırken ruhsal olarak da depresyona kapı aralıyor. Cinsiyetçi işbölümünün yarattığı eşitsizliğinin en görünür olduğu ülkemizde artan iş yükü, kadınlara dönük herhangi bir özel eylem planının olmaması, kapalı kapılar ardında yaşanan şiddeti katmerlendirecektir. Bir yandan ilk gözden çıkarılanlar olarak hak gasplarıyla kapanan, üretimi durdurulan işyerleri dolayısıyla işsizlikle, geçim sıkıntısıyla, yoksullukla karşı karşıya kalacak olan kadınlar evde kocaya ve aileye daha bağımlı hale getiriliyor. Diğer yandan eve hapsolmanın yaratacağı şiddet ve/veya psikolojik baskılanma karşısında kadınlar iyice çıkmaza sürükleniyor.”

Olcay Ozak sendika olarak taleplerini ise şöyle sıraladı:

  • İşçi sağlığı ve iş güvenliğinin bir parçası olarak işyerlerindeki hijyen koşulları sağlanmalı ve dezenfekte çalışmaları yapılmalı, işçilerin sağlığını güvence altına alacak uygulamalar derhal hızlandırılma
  • İşyerlerinde bantlar arasında en az bir metrelik sosyal mesafe sağlanmalı.
  • Koronavirüs tedbirleri adı altında işten çıkarmalar, ücretsiz izinler, zorunlu yıllık izin kullandırtma gibi girişimlere izin verilmemeli, işten çıkarılmalar yasaklanmalı, ücretsiz izin yerine ücretli izin uygulamasına geçilmeli.
  • Gece vardiyaları kaldırılmalı, çalışma saatleri düşürülmeli, haftalık izin süreleri iki güne çıkarılmalı.
  • Risk grubunda bulunan işçiler ve çocukları 12 yaşından küçük olan ebeveynler gerekli sürelerde ücretli izinli sayılmalı.
  • Özellikle cinsiyetçi işbölümü nedeniyle kadınların artan yükleri düşünülerek kadın işçilere dönük özel önlemler alınmalı, kadınların ev içinde yaşadığı şiddet ve baskı karşısında devletin tüm kurumları kadınların yalnız olmadığını ve şiddet karşısında haklarını kullanmaları noktasında tüm gücüyle kadınların yanında olduğunu ifade eden bir acil önlem planı açıklamalı.