Diyarbakır ve İzmir’de Kaybedilenlerin Akibeti Soruldu

Diyarbakır’da kayıp yakınları, eylemlerinin 586. haftasında 1994 yılında Dersim’de köy baskını sırasında gözaltına alınan ve kendisinden bir daha haber alınamayan 61 yaşındaki Nazım Gülmez’in akıbetini sordu. İzmir’de de 7 Mayıs 1994 yılında kaybedilen üç Kürt köylüsünün akıbeti soruldu.

Kayıp yakınları ve İHD Diyarbakır Şubesi’nin her hafta düzenlediği “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” eyleminin 586. haftasında, 15 Ekim 1994’te Dersim’de gözaltında kaybedilen Nazım Gülmez’in akıbeti soruldu. İHD Diyarbakır Şube Sekreteri Yüksel Aslan Acer, “Nazım Gülmez ve tüm kayıplar için adalet istiyoruz” ifadeleriyle derneğin sosyal medya hesabında yayınladığı videoyla Gülmez’in hikayesini paylaştı.

İHD Diyarbakır Şube Sekreteri Yüksel Aslan Acer’in paylaştığı kayıp hikayesi şu şekilde: “61 yaşındaki Nazım Gülmez Hozat ilçesi Taşıtlı Köyü’nde yaşıyordu. Evli olup 9 çocuk babasıydı. Gülmez, tarım ve hayvancılıkla uğraşıp, geçimini sağlıyordu.13 Ekim 1994 tarihinde Ali Boğazı bölgesinde Bolu Komando Tugayına bağlı askerler tarafından icra edilen askeri operasyon sırasında, Dersim ili Hozat ilçesine bağlı Taşıtlı köyüne baskın gerçekleşir. Köy muhtarı ve bir köylü askerler tarafından gözaltına alınır. Köylüler akşam saatlerinde serbest bırakılır.

”GÜLMEZ ZORLA GÖTÜRÜLÜR”

Bu baskından iki gün sonra 15 Ekim 1994 tarihinde, öğlen saatlerinde aynı askerler tekrar köye gelir, köyde arama yaparlar, ardından evler ateşe verilerek yakılır. Operasyona katılan askerler Nazım Gülmez’i kendilerine arazide kılavuzluk yapması gerekçesiyle evinden aldılar. Nazım Gülmez, çaresiz bir şekilde askerler tarafından köy muhtarı ile tüm köylülerin gözleri önünde zorla götürülür. Ailesi kendisinden o günden beri hiçbir haber alamaz. Gülmez’in eşi Garip Gülmez, olaydan bir ay sonra Hozat’taki binbaşıya eşinin akıbetini sorar. Binbaşı tarafından kendisine şu yanıt verilir: ‘Biz onları elimizde bir süre tuttuktan sonra serbest bıraktık, şimdi biz de onu arıyoruz. Eşi Garip Gülmez bu kez Hozat Savcılığı’na başvurur. Yapılan bu başvuru neticesinde Hozat Savcılığı görevsizlik kararı verdi. Verilen görevsizlik kararı üzerine Gülmez ailesi, Elazığ Askeri Savcılığa başvuruda bulunur. Dosyayı bir türlü sonuçlandıramayan Elazığ Askeri Savcılığı da aileye, dosyanın Malatya DGM Savcılığına gönderildiği bilgisini paylaşır. Malatya Savcılığı dosya hakkında kendisinin yargı yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle tekrar Hozat Cumhuriyet Savcılığına gönderir. İç hukuk yollarından herhangi bir sonuç alamayan Gülmez ailesi, davayı avukatları aracılığı ile 26 Marta 2016 tarihinde AİHM’e taşıdı. AİHM başvurunun 6 aylık süre sınırına uyulmadığı gerekçesiyle, başvurunun kabul edilemeyeceği bildirilir.”

”KAYIPLAR BULUNSUN”

İHD İzmir Şubesi de Selim Örhan, Hasan Örhan ve Cezair Örhan’ın kaybedilme öyküsünü aktardı. Koronavirüs salgını nedeniyle sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamayı şube yönetim kurulu üyesi Caner Canlı yaptı.

7 Mayıs 1994’te Diyarbakır’ın Kulp ilçesi Çağlayan beldesine bağlı Devaboyu köyüne Bolu Dağ Komando Tugayı’na bağlı askerce gözaltına alınan köylülerin Gümüşsuyu mezrasından Zeyrek karakoluna götürüldüğünü söyleyen Canlı, “Askerlerin götürdüğü insanların bir daha geri gelemeyeceğini bilen Örhan ailesi çoluk çocuk askerlere direnip ağlayıp feryat etmeye başladılar. Karşı koyulduğunu yukarıdaki komutana bildiren askere, komutanın ‘biz Bolu’dan geldik yabancıyız, bize yol gösterin, sizi bırakacağız’ demelerini istediğini herkes duydu. Zeyrek Karakolundan sonra Lice yatılı okulunda da Örhan ailesini tanıyan ve gözaltında olan Ramazan Ayçiçek “Lavaboya giderken Cezair’i gördüm’ dediğini Örhan ailesine anlattı” dedi.

“Örhan ailesinin kayıplarını arama mücadelesi sonuç vermedi” diyen Canlı, “Örhan ailesi sevdiklerinin ne kemiklerini alabildi, ne de onlara bir mezar taşı yaptırabildi. Dava AİHM’e taşındı. AİHM Türkiye’yi mahkum etti” şeklinde konuştu. Canlı, “Gün gelecek evrensel hukuk kuralları tüm kurum ve kuruluşlarıyla hüküm sürecek işte o zaman geçmişle yüzleşecek, bu utanç verici yükten hep birlikte kurtulacağız” dedi.