Dünyanın gündemi Koronavirüs, ABD’nin derdi Venezuela

Venezuela Chavez’in iktidara gelişinden bu yana ABD’nin sert müdahaleleri ve baskısıyla karşı karşıya. Darbe girişimleri, ekonomik yaptırımlar, petrol fiyatlarının düşürülmesi, ülkede yapay muhalefetler oluşturma gibi yollarla Venezuela Sosyalist Partisi’nin iktidarını devirip halkın kazanımlarını yok ederek ülkeyi yağmalamayı amaçlayan emperyalist ABD politikaları bu kez de “narko-devlet” suçlamalarıyla Venezuela’ya saldırıyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamayla Başkan Maduro’ya yönelik uluslararası uyuşturucu trafiği ile bağlantılı olduğu yönündeki suçlamaları duyurdu.

ABD Hükümeti ayrıca Maduro’nun yakalanmasına yarayan bilgiler için 15 milyon dolarlık ödül koydu. Ulusal Kurucu Meclis başkanı Diasdado Cabello, yardımcısı Tareck El Aissami, eski general Hugo Carvajal ve eski genelkurmay Cliver Alcala Cordones içinse ödül 10 milyon dolar.

ABD bu saçma eylemlerini temellendirmek için Venezuela’nın FARC’a (Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri) uyuşturucu taşıması için hava sahasını açtığını ve New York Savcısı’nın deyimiyle “ABD’yi uyuşturucuya boğduğunu” iddia ediyor.

Maduro’nun yakalanabileceğini düşünmek gerçek dışı olsa da ABD’nin bu tarz suçlamalar yoluyla başka hedefler güttüğünü anlamak zor değil.

İran, Küba ve Venezuela’ya uygulanan yaptırımların kaldırılması yönünde uluslararası kamuoyunun giderek arttığı bir dönemde bu tarz saldırılar Venezuela’ya yönelik ablukanın güçlendirilmesi amacını taşıyor.

Kolombiya’nın uyuşturucu trafiğine yönelik mücadelesini kaybettiği bir dönemde ABD’nin FARC ile Venezuela arasındaki ittifaka saldırması da dikkatleri Kolombiya hükümetinden başka bir yere çekme amacı taşıyor.

Son olarak yine ABD’nin bu saldırıları, askeri gerginliği tırmandırdığı bir dönemde gerçekleşiyor. Dün itibarıyla Maduro, Kolombiya’da ele geçirilen bir askeri cephanenin Venezuela’da yeni saldırıları provoke etme amaçlı kullanılacağını bildiren bir açıklama yapmıştı.

Kaynak: telesur