Dünyanın tüketilişi: Bir yılda 100 milyar ton materyal tüketildi

Araştırmalar sonucu son bir senede tüketilen Dünya materyallerinin miktarı kaygı verici boyuta ulaştı. Gezegeninin kaynaklarının bu şekilde kullanmaya devam etmesi küresel bir felaketin oluşmasına kapı aralıyor.

Araştırmalardan elde edilen son veriler, insanlığın bir yılda 100 milyar ton Dünya’ya ait materyal tükettiğine işaret ediyor. Buna ek olarak geri dönüşüm yapılan materyallerin oranında da düşüş yaşanıyor. Fosil yakıt, inşaat malzemeleri kullanımları ve ağaç kesimleri, iklimin yanı sıra doğal yaşam üzerinde de ciddi sonuçlar doğuruyor.

1970 yılından bu yana küresel ekonomide kullanılan materyallerin sayısı dört katına çıkarken nüfus da yaklaşık iki katına yükseldi. Sadece geçtiğimiz iki yıl boyunca küresel tüketim %8 oranında arttı ancak geri dönüştürülebilir kaynakların kullanımı %9,1’den %8,6’ya düştü. Circle Economy uzmanlarının ortaya sunduğu veriler, Dünya’daki her bireyin yılda ortalama 13 ton materyal tükettiğine işaret ediyor. Bu nedenle, bazı ulusların ‘döngüsel ekonomi’ adı verilen ve geri dönüştürülebilir kaynakların ön plana çıkarıldığı sistemlere geçiş yaptığı bilgisi de araştırmanın bulguları arasında yer alıyor.

Dünya’nın kaynaklarını tüketmeye devam edersek küresel bir felaket kaçınılmaz:

dünya kaynakları

Circle Economy’nin başında yer alan isimlerden Harald Friedl, “Dünya’nın kaynaklarının sonu yokmuş gibi davranmaya devam ettiğimiz sürece küresel bir felaket kaçınılmaz. İçinde bulunduğumuz yüzyılın ortalarına doğru nüfusun 10 milyara çıkması bekleniyor ve gelecek nesiller için gezegenimizi sağlıklı bir şekilde bırakmak istiyorsak, hükümetlerin acilen ‘döngüsel ekonomi’ sistemlerine geçiş yapmaları gerekiyor” açıklamasında bulundu. Araştırma hakkında yayınlanan raporun başyazarı olan Marc de Wit, “Dünya nüfusundaki artış hız kesmeden devam ederken işlenmemiş madde arayışına hâlâ aynı şekilde devam edilmekte. Bu arayış sonsuza kadar devam edemez ve işlenmemiş maddelere olan bağımlılığın artık durması gerekiyor” açıklamasında bulundu.

Araştırmacıların yayınladığı rapora göre, verilerin kesin olarak ulaşılabilir olduğu 2017 yılında 100,6 milyar ton Dünya’ya ait materyal tüketildi. Bu miktarın yarısının, inşaat malzemeleri için kullanılan kum, kil, çakıl ve alçının yanı sıra gübre üretmek için kullanılan çeşitli mineraller olduğu tespit edildi. Bu sayının %15’lik kısmının kömür, petrol ve doğal gaza; %10’luk kısmının da metal cevherlerine ait olduğu tespit edildi. Kullanılan materyallerin geriye kalanının çeyreğiyse yemek ve yakıt için kullanılan bitkilerle ağaçlar olduğu belirtildi.

Ekoloji felaketlerin asıl sorumlusunun ise kapitalizm olduğuna vurgu yapan Fikret Başkaya ise, Özgür Üniversite’den Berkant Kırımlıoğlu ile yaptığı söyleşide şu sözleri belirtiyor:

“Kapitalizm sınırsız büyüme, genişleme, yayılma eğilimine ve dinamiğine dayalı bir sistemdir. Her kapitalist, her seferinde daha çok üretmeye ve satmaya mecburdur… ‘Burada durayım, bana bu kadarı yeter’ diyemez… Zira, büyüme veya yok olma ikilemi söz konusudur… Kapitalizm sınırsız büyümek zorunda ama bu dünyanın kaynakları sınırlı… İşte, ‘iklim krizi’, ekolojik yıkım denilenin asıl nedeni bu… Bir zaman geliyor, sınıra dayanmak kaçınılmaz oluyor…”

“Kapitalist sistemin işleyişi, vahşi rekabete, çılgın rekabete dayanıyor… Rekabetçi olmanın yolu da büyümekten geçiyor… Büyüyebilmek de her seferinde sermayeyi büyütmek, daha ileri teknolojilere sahip olmak, işçiyi daha çok sömürmekle mümkün… Aksi halde yarışta kalamaz, ‘daha büyükler’, ‘daha güçlüler’ tarafından yutulur ve yarışın dışına atılır… Bir tercih değil, zorunluluk söz konusu… Fakat, bir şey üretmek doğadan bir şeyler çekmek, eksiltmekle mümkün ama üretirken de, tüketirken de kirletmek kaçınılmaz olduğuna göre, sistem gelip sınıra dayanıyor… Netice itibariyle bir sürdürülemezlik tablosu ortaya çıkıyor.”