Ekim ayı direniş güncesi… İşçi sınıfının sermaye kuşatmasına direnişi sürüyor

Belediye işçileri; maden, metal, cam, kimya, gıda, inşaat, market-büro-mağaza, taşımacılık, deri-tekstil… bilimum işkollarında direniyor işçiler. Hakları, onurları, çocuklarının geleceği için…

Ekim ayında sınıf hareketinde yaşanan, birçoğu devam eden grev-eylem-direnişler toparlayabildiğimiz kadarıyla şöyledir:

Maltepe Belediye işçilerinin direnişi kazanımla sonuçlandı

Maltepe Belediyesi’nden işten çıkarılan işçilerin işe iade ve toplu iş sözleşmesinin uygulanması için başlattığı süresiz iş bırakma eylemi yarın ilk haftasını dolduruyor.

Geçtiğimiz günlerde işten atılan sendika şube yöneticisi Alkan Okuducu’nun belediye binası önünde başlattığı oturma eylemi sürerken bu kez de Okuducu’ya destek verdikleri gerekçesiyle 3 işçi işten atılmış, ‘artık yeter’ diyen işçiler iş bırakarak üretimden gelen güçlerini devreye koymuşlardı.
İşçiler şantiyeyi işgal etti

Yaklaşık bir yıldır, yetkili sendika Genel-İş ile altına imza attığı toplu sözleşmeyi uygulamayan CHP’li Maltepe Belediye yönetiminin pervasızlığını işçiler yanıtsız bırakmadı. Üyesi oldukları Genel-İş ile birlikte, belediyenin Aydınlıkevler’de bulunan temizlik birimi şantiyesini işgal eden 500’ü aşkın işçi, işten atılan arkadaşlarının geri alınmasını istedi.

İşgal eylemi sonrası, belediye yöneticileri ile işçi temsilcileri arasında yapılan görüşmeden sonuç çıkmadı. Şantiye çevresi çok sayıda çevik kuvvet polisi ve TOMA ile sarıldı. İşçiler, polisin TOMA, biber gazı ve plastik mermiyle saldırısını püskürterek çöp toplama kamtonlarıyla şantiye girişini kapattılar.

Referandumdan ‘direnişe devam’ çıktı

Çöp toplama, temizlik gibi temel hizmetlerin yapılamaz hale gelmesi ve Maltepe halkıyla beraber işçileri sahiplenen geniş bir kamuoyunun oluşması belediye yönetimini adım atmaya zorladı.

CHP İstanbul İl binasında yapılan toplantıda, işçileri işten atmanın da kaynağı olan, uygulanmayan TİS madde leri 2020 yılı ortalarına havale edildi, TİS’te altına imza atılan zam oranıyla ilgisi olmayan kısmi bir zam önerildi ve atılan işçilerin işe alınması bu koşula tabi tutuldu.

Şantiyede biz dizi tartışma sonrasında refarandum kararı alındı. Sandık kurularak yapılan oylama sonucu 122 işçi belediyenin önerisine ‘Evet’ derken, 206 işçi ‘Hayır’ dedi.

Direniş güç kazanıyor

Sandıktan çıkan irade etrafında birlikteliğine sahip çıkan işçilere, belediyenin Fen İşleri Müdürlüğü’ne bağlı çalışan işçiler de dayanışma amaçlı süresiz iş bırakma eylemi başlattılar.

Öte yandan çok sayıda emek örgütü ve devrimci örgütler direnişin ilk gününden beri Maltepe işçileriyle dayanışma içinde. İlçede yığılan çöplere rağmen halkın işçilere desteği de giderek artıyor.

İşçilerin anlatımlarıyla, Maltepe Belediyesi’nde bir tarz mafyatik bir egemenlik oluşturmuş başkan Ali Kılıç ve ekibi, işçiler kararlılığını bozmadığı takdirde, ya emeğe saygı duymasını öğrenecek ya da bir daha Maltepe’de Başkan olmayı unutacak.

Son yapılan görüşmede, atılan işçilerin geri alınmasını kabul eden belediye yönetimi, işçi ücretlerine seyyanen 310 lira net zam yapmayı ve idari maddeleri uygulamayı kabul etti.

Tüm talepleri kabul edilmemekle beraber, kazanımların önemli olduğunu belirten işçiler, özellikle işçiler arasında oluşan birlik ve dayanışmanın en büyük kazanım olduğuna dikkat çektiler.

Fiili bir greve dönüşen direniş 8’nci günün sonunda, ardından bir dizi öğretici ders bırakarak sonuçlandı. İşçiler 9’ncu günün sabahı işbaşı yaptılar.

2 Kasım 2019

Ataşehir Belediyesi işçileri de iş bıraktı

Maltepe Belediyesi işçilerinin ardından Ataşehir Belediyesi işçileri de iş bırakarak fiili direniş başlattı.

İstanbul’da, CHP’li Ataşehir Belediye yönetimi tarafından Ekim ayı başında işten attığı Güvenlik Sendikası işyeri baştemsilcisi Alişan İprişoğlu ile Genel-İş sendikasının aktif üyelerinden Melike Şahin’in işlerine geri dönme mücadelesi sürerken, ücretleri düzenli ödenmeyen işçiler, Maltepe belediyesi işçileri gibi ‘yeter artık’ diyerek iş bıraktı. 30 Eylül’de gece vardiyası ile başlayan fiili grev ertesi gün de gün boyu sürdü.

Belediyenin Fen İşleri ve Park Bahçeler birimlerinde çalışan Genel-İş sendikasına üye yaklaşık 700 işçinin tamamı da iş bırakma eylemine katıldı. İşçiler, maşlarının geciktirilerek düzensiz ödenmesine son verilmesini, imzalanmış toplu sözleşme maddelerine uyulmasını ve işten atılan iki arkadaşlarının işlerine geri alınmasını istiyor.

30 Ekim 2019

Somalı madenciler: ‘Haklarımızı almadan geri dönmeyeceğiz’

Kıdem tazminatları ve emeklilik hakları için Soma’dan Ankara’ya yürümek isteyen madencilerin, Kırkağaç’ta engellenmesi üzerine başlattıkları ‘yolu açın’ direnişi devam ediyor.

Soma’da resmi açıklamayla 301 işçinin hayatını kaybettiği katliamın ardından, kıdem tazminatları ve emeklilik hakları verilmeden işten atılan işçilerin hakları için başlattığı mücadele sürüyor. Katliamın üzerinden geçen 5 yıl gibi uzun bir süreye, verilen sözlere ve mahkeme kararına rağmen hakları verilmeyen işçiler, 5 Ekim’de Ankara’ya yürüme kararı almıştı.

Kuruluşunu geçtiğimiz yıl tamamlayan Bağımsız Maden-İş Sendikası öncülüğünde Soma’dan Ankara’ya yürüme kararı alan işçilerin yürüyüşü jandarma güçleri tarafından Kırkağaç ilçesi girişinde kesilmiş, hukuksuz biçimde engellenmişti.

‘Haklarımızı almadan geri dönmeyeceğiz’ kararı alan Soma madencilerini İşçi Gazetesi olarak 12’nci gününde ziyaret ettik.

Gazetemiz muhabirlerine yaşadıkları süreci anlatan işçiler, arkalarındaki 3500 dolayında Soma madencisi, aileleri ve Manisa/Balıkesir ilçelerini kapsayan bölge halkı başta olmak üzere, ülke çapında duyarlı büyük bir kitlenin kendilerini desteklediklerinin bilincindeler.

Bununla birlikte, hakları için yola çıkanlar olarak her şeyden önce kendi güç ve örgütlü duruşlarını esas aldıklarını belirten işçiler, sendikalarıyla beraber çıktıları bu yoldan kazanarak geri döneceklerine inanıyorlar.

İşçiler ve sendikacı arkadaşların aktardığı bilgilere göre, yürüyüş eylemi Ankara’daki karar vericileri sıkıştırmış durumda.

Sendika yöneticisi, sendika avukatı ve işçilerden oluşan beş kişilik bir heyet 9 Ekim’de aldıkları davet üzerine Ankara’ya gitmişlerdi. Burada hükümetin konuyla ilgili yetkilileri ve mecliste grubu bulunan partilerle görüşen işçi heyeti 22 Ekim’de yapılacak 2’nci bir görüşme tarihi alarak olumlu sonuçlarla geri dönmüştü.

“Haklarımızı, uğradığımız haksızlıkları, gerçek neyse belgeleriyle döktük önlerine. Bizi haksız çıkarmaya çalışan TKİ avukatı da susmak zorunda kaldı. Bize hak verdiler. Maruz kaldığımız mağduriyeti gidereceklerini söylediler” diye anlattı işçiler.

Sonuç; mücadeleye devam!

Beklenen görüşme 22 Ekim ‘de yapıldı. Bağımsız Maden İşçileri Sendikası, “Mücadelemiz taleplerimiz karşılanana kadar sürecek” başlığıyla görüşmenin içeriği ve tutumları üzerine bir bildiri yayımladı.

Üç başlık altında yapılan değerlendirmede, devletin dün olduğu gibi bugün de işçilerin haklarına yönelik samimiyetsiz tutumu açıkça görülüyor. Hakları, alacakları mahkeme kararıyla da sabit olan ve 5 yıldır mağduriyet yaşayan Eynez ocağı (katliamın yaşandığı ocak) işçilerinin 31 Aralık’a kadar dilekçe vermeleri isteniyor. Ödemeleri ise 2020 yılının 6’ncı ayına kadar taksitler halinde yapılması öneriliyor. Sendikanın itirazı üzerine bu konunun netleştirilmesi amacıyla 5 Kasım’da tekrar görüşme kararı alındı.

İşçi katili şirketler; Soma Holding’e bağlı Atabacası ve Işıklar’da çalışan işçiler ile Uyar Madencilik şirketinde çalışan işçilerin alacakları için görüşmelerin sürdürülmesi çıkan diğer bir sonuç…

Sendika ve işçiler yaptıkları değerlendirme toplantısı sonrasında, 3500 işçinin tazminat ve diğer haklarının tamamının 2019 yılı bitmeden ödenmesi gerektiğini belirterek 5 Kasım’da gerçekleştirilecek nihai çözüm toplantısına kadar direnişlerini sürdürme kararı aldılar.

23 Ekim 2019

Aliağa Belediye işçilerinin direnişi 6. Ayında

İzmir Aliağa Belediyesi’nde 31 Mart seçimleri sonrası işten atılan 250 işçinin ilçe meydanındaki direnişi sürüyor.

Çadırda nöbet tutan, haklarını arayan ve “İşimize geri dönmeden, çadırdan çıkış yok” diyen işçiler, işlerine geri dönmek istiyor. MHP’li Aliağa Belediyesi, 31 Mart seçimlerinden sonra önce 192, bir süre sonra da 58 işçiyi, kıdem ve ihbar tazminatlarını ödenmeden işten çıkarmıştı.

İşten atılan işçiler ve sendika üyeleri, Aliağa Demokrasi Meydanı’nda “Direniş Çadırı” kurdu. Eylemler sürerken 60 işçi, belediye ile masaya oturdu ve haklarında kesintiler yapılarak paraları ödendi. Geriye kalan 210 işçi, işlerine geri dönmek için işe iade davası açtı.

Yişçiler, “yıllardır emek verdiğimiz işimize geri dönene kadar burdayız” diyor.

24 Ekim 2019

Üsküdar belediyesi işçileri: ‘İşçileri atmada AKP-CHP yan yana’

İstanbul’da, AKP’li Üsküdar Belediyesi’nde işten atılan işçilerin her Salı günü gerçekleştirdikleri eylemler sürüyor.

İşçilerin ifadesiyle, ‘dayıları’ olmadığı için Ağustos ayından başlayarak sorgusuz sualsiz işten atılan işçilerin sayısı 150 dolayına ulaşmış durumda. 22 Ekim’de gerçekleştirilen eyleme CHP’li Ataşehir ve Maltepe belediyesinden işten atılan işçiler de destek verdi.

Eylemde, işçiler adına basın açıklamasını okuyan Eyüp Menteş “Bir ayı aşkın süredir Üsküdar Belediyesi önündeyiz. Haksız yere işten atıldık, işimizi geri istiyoruz” dedi.

‘Birlik olmaya, yan yana olmaya ihtiyacımız var’

İstanbul’da Ataşehir ve Maltepe Belediyesi’inden işten atılan işçilerin de yanında olduklarını belirten Menteş, kendilerinin de onların yanında olduğunu belirterek, “Çünkü ne olursa olsun, hepimiz her gün aynı kavgayı veriyoruz. Ekmeğimizi haksızca alanlara karşı daha çok birlik olmaya, daha çok yan yana olmaya ihtiyacımız var. Üsküdar Belediyesi işçileri olarak, bugün işten atılanları AKP’li-CHP’li diye ayırmıyoruz. İşte, hepimizi işten atan belediye başkanları bir anda yan yana geliyor. Belediyeler tüm işçilere aynı muameleyi yapıyor. Haksızca, keyfi bir tutumla istediği anda işsiz bırakıyor” dedi.

22 Ekim 2019

Ankara’ya yürümek isteyen işçilere polis saldırısı

Eskişehir’de, ödenmeyen hakları için Ankara’ya yürüme kararı alan Zeytinoğlu Grubu bünyesindeki 3 şirket çalışanı işçilerin yürüyüşü, polis saldırısıyla engellendi.

Birleşik Metal-İş Sendikası (BMİS) Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu’nun yaptığı basın açıklaması sonrası yürüyüş başlamadan önce polis saldırısı gerçekleşti. Polisin biber gazı ve coplu saldırının ardından Serdaroğlu dahil çok sayıda metal işçisi hastaneye kaldırıldı, çok sayıda işçi gözaltına alındı.

Yürümekten vazgeçmediler

Emek örgütleri ve halkın büyük tepkisiyle karşılanan saldırı işçileri yürümekten alıkoymadı. Saldırının yaşandığı 24 Ekim akşamı Eskişehir çıkışında toplanan işçiler ve sendika yöneticileri Ankara’ya yola koyuldu. Bir süre sonra önleri kesilen işçiler, yürüme kararlılığından vazgeçmeyince ikinci kez polis saldısına maruz kaldı.

Ankara’dan davet!

Saldırı sloganlarla protesto edilirken yol kenarında oyurma eylemi başlatıldı. Gece ve ertesi gün devam eden eylem, başta BMİS’in örgütlü olduğu fabrikaların işçileri olmak üzere yoğun kamuoyu baskısı oluşturunca Ankara’dan görüşme daveti geldi.

Sendika yetkilileri ve işçileri temsil eden bir heyet, ilgili devlet yetkilileriyle görüşmek üzere Ankara’ya gitti. Daha sonra heyet tarafından yapılan açıklamada görüşmelerin olumlu geçtiği, bir sonuca varmak üzere bir hafta sonra ikinci görüşmenin yapılacağı; dolayısıyla sözkonusu tarihe kadar eylemlere ara verildiği açıklandı.

İşçiler 1 aydır eylemde

Zeytinoğlu Grubu bünyesindeki Entil Endüstri, Hapalki Döküm ve Tarkon Makine’da çalışan, ücret alacaklarını ve tazminatlarını alamayan 500 işçi mağduriyetlerinin giderilmesi talebiyle bir ayı aşkın süredir eylemler yapıyordu.

Tüm girişimlerine rağmen sorunları çözülmeyen işçiler, seslerini duyurabilmek amacıyla 22 Ekim’de açlık grevi başlatmış, 24 Ekim’de de Ankara’ya yürüyeceklerini duyurmuşlardı.

24 Ekim 2019

Direnişçi işçiler: ‘Savaşın faturasını ödemek istemiyoruz’

İşçi ve emekçiler, yükü sonrasında yine kendilerinden çıkarılacak savaşın faturasını ödemek istemediklerini söyleyerek, ‘Savaş istemiyoruz’ dediler.

Mezopotamya Ajansı muhabiri; Genel-İş Sendikası İstanbul Anadolu Yakası 1 No’lu Şube Yöneticisi Ali Ekber Erarslan, Maltepe Belediyesi’nde işten atılan Alkan Okuyucu, Ataşehir Belediyesi’ndeki işinden çıkarılan Alişan İspiroğlu ve Zeytinburnu Belediyesi’nde taşeron işçi olarak çalışırken KHK ile işinden ihraç edilen Kenan Güngördü ile devletin Suriye’de ‘terör’ bahanesiyle Kürt halkına karşı başlattığı savaş gündemi üzerine görüştü.

Savaşlarda en çok zarar gören kesimlerin işçi sınıfı ve yoksullar olduğunu söyleyen işçiler, işçi sınıfına ayrılmayan bütçenin bugün savaşa ayrıldığına dikkat çektiler. Girişilen savaşın yoksulluk, işsizlik ve kıtlıktan başka bir şey getirmeyeceğini vurgulayan işçilerin ortaklaştığı görüş şöyle:

“Biz bu ülkenin vergi ödeyen insanlarından başka bir şey değiliz. Sadece seçim zamanı hali sorulan yoksul insanlarız… Yaşadığımız ekonomik krizin en büyük nedeni savaşa harcanan bütçedir. Savaşa karşıyız, çünkü savaş demek işsizlik, ölüm, kan ve gözyaşı demektir. Karşılığı ne olursa olsun savaşa karşı olduğumuzu söylemeye devam edeceğiz.”

15 Ekim 2019

Muayene istasyonu, Market ve Uzel işçilerinin direnişi sürüyor

Nakliyat-İş Sendikası’na üye olmaları sonrasında işten atılan araç muayene istasyonu işçileri ve ödenmeyen kıdem tazminat hakları için Nakliyat-İş öncülüğünde mücadelesini sürdüren Real, Makro/Uyum Market ve Uzel işçilerinin direnişi sürüyor.

DİSK’e bağlı Nakliyat-İş’in 21 Ekim’de yayımladığı açıklama şöyle:

“Pazar günü sendikamız öncülüğünde sarı sendikacılığa, işçi-sendika düşmanlığına karşı Real ve Uyum/Makro Market İşçileri ile 11 yıldır haklarını alamayan Uzel İşçileri İstanbul’da, Makro İşçileri Konya ve Kayseri’de gasp edilen tazminat hakları için eylemlerine devam ettiler… İşçiler haklarını alıncaya kadar da bu mücadeleden vaz geçmeyeceğiz.”

21 Ekim 2019

Eaton/Polimer işçilerinin direnişi sürüyor

Tekirdağ Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulu Eaton/Polimer Kauçuk fabrikasında ‘küçülme’ gerekçesiyle işten atılan işçilerin fabrika önünde başlattığı direniş sürüyor.
Petrol-İş sendikasına üye işçiler, 23 Eylül’de kriz bahane edilerek işten atıldı. Atılanlardan bir grup işçi işlerine geri dönme talebiyle 25 Eylül’de fabrika önünde direniş başlattı.

Petrol-İş sendikasının 1 No’lu şube üyesi olan işçiler, işten atılmalarında sendikanın da onayı olduğunu, atılan işçilerin bir bölümünün sendika yönetimine muhalif işçilerden seçildiğini ifade ettiler.

Sendika genel merkezinin de kendilerine sahip çıkmadığını belirten işçiler tüm zorluklara karşın haklarını alıncaya kadar direnmeye devam edeceklerini söylüyorlar.

Gazetemize yazan bir işçi, zor koşullar altında yürüttükleri mücadelenin, işlerine geri dönme yanında işçileri masa başında satan uzlaşmacı sendikacılık anlayışına ve sendikacılığı geçim kapısı haline getirmiş asalak sendikacılara karşı da verildiğini belirtti.

Bugüne kadar 250’yi aşkın işçinin işten atıldığını belirten işçi, fabrikada hala yeni işten atmaların konuşulduğu bilgisini paylaştı.

Direnişleri 1 ayı geride bırakan Eaton/Polimer işçileri seslerinin duyurulması için dayanışma çağrısı yapıyor.

29 Ekim 2019

Çetaş ve Düzce Cam’da grev sürüyor

Samsun’un Kavak ilçesinde, sendikaya üye oldukları için işten çıkarılan Çetaş Cam işçilerinin direnişi sürüyor.

Okan Grup’a bağlı Çetaş Cam fabrikası patronu, 9 Temmuz 2019’da yetki alan Kristal-İş Sendikası’yla toplu sözleşmeye oturmamak için işçileri sendikadan istifa etmeye zorlamış, işçiler reddedince de tamamını tazminatsız olarak işten atarak ardından fabrikayı da kapatmıştı.

25 Eylül’den bu yana önce fabrika önünde, sonra çeşitli baskılar sonucu Kavak Organize Sanayi girişinde direnen sendikalı işçiler, 15 Ekim’de fabrika kapısına grev pankartı astı.

Yine Okan Grup’a ait olan Düzce Cam fabrikasında da işten atılan işçilerin grevi sürüyor.

21 Ekim 2019

Dev Tekstil üyesi 7 kişi tutuklandı

Polis baskınıyla 4 Ekim’de gözaltına alınan Devrimci Tekstil İşçileri Sendikası (Dev Tekstil) üyelerinden 7’si çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Sendikaya yapılan baskın ve tutuklamalarla ilgili açıklama yapan Dev Tekstil yönetimi, “Baskılar, gözaltılar, tutuklamalar devrimci sınıf faaliyetimizi engelleyemez!” dedi.

Polisin sendikaya yönelik saldırısında toplam 17 arkadaşlarının gözaltına alındığını belirten Dev Tekstil, 8 gün gözaltı süresinin ardından, aralarında sendika üyesi ve temsilcilerinin de olduğu 7 kişi hakkında tutuklama kararı verildiğini, saldırıların faaliyetlerini engelleyemeyeceğini vurguladı.

12 Ekim 2019

İşten atılan Valfsan işçileri direnişe başladı

İstanbul Tuzla’daki Valfsan fabrikasında işten çıkarılan 10 işçi, bu sabah Tuzla Serbest Bölge girişinde eylem başlattı.

Birleşik Metal-İş üyesi 10 işçi, 11 Ekim’de “eleman fazlalığı” gerekçe gösterilerek işten çıkarıldı.

Bu sabah sendika önlükleri ve attıkları sloganlarla Organize Sanayi Bölgesi’nin kapısında eyleme başlayan işçiler, işe iadeleri sağlanıncaya kadar eylemlerine devam edecek.

İşçiler tarafından yapılana açıklama şöyle: “Bizler işimizi geri almak, içeride olabilecek işçi kıyımını önlemek ve içerde olacak baskıya boyun eğmemeleri amacıyla buradayız ve taleplerimiz yerine getirilinceye kadar direnişimizi sonlandırmayacağız. ‘Hak verilmez alınır’ diyerek bütün emek dostlarını yanımızda olmaya bekliyoruz.”

24 Ekim 2019

Cargill’i ‘Gıda Zirvesi’nde protesto ettiler

İşlerine son verildiği günden bugüne eylemlerine devam eden Cargill işçileri, kendilerini işten çıkartan firmanın sponsorluğunu üstlendiği “Sürdürülebilir Gıda Zirvesi”de eylem yaptı.

Firmayı protesto eden Tek Gıda-İş sendikası üyesi işçiler otelin önüne şirketi teşhir eden pankartlar astı ve zirveye katılan katılımcılara bildiri dağıtarak taleplerini duyurdu.

Zirveye katılan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, sendikanın örgütlenme uzmanı Suat Karlıkaya ile görüştü. 548 gündür mücadele eden işçilerle görüşen Pakdemirli, işçilerinin taleplerinin yerinde olduğunu, konuyla ilgileneceğini söyledi.

17 Ekim 2019

DİSK: İnsanca ücret, vergide adalet!

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), İstanbul Çalışma ve İş Kurumu (İŞKUR) önünde düzenlediği basın açıklamasıyla, “Ücretlerimiz artsın, vergi yükümüz azalsın” çağrısı yaptı.

Basın açıklamasını DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu okudu. İşsizliğin her geçen gün arttığını söyleyen Çerkezoğlu, “İşsizlik ciddi oranda artarken, her evin sorunu haline gelirken ülkeyi yönetenler ne yapıyor? İşsizlik fonunu sermayeye yağmalatıyor. İşsizlerin ‘geçinemiyoruz’ çığlıkları yükselirken, işsiz işçilere ait 8,7 milyar TL teşvik adı altında işverenlere aktarıldı. Aynı dönemde yapılan işsizlik ödemesi ise 5,7 milyar TL’de kaldı. Bu da yetmedi, 130 milyar TL’yi aşan İşsizlik Sigortası Fonu kaynaklarının yüzde 92’den fazlası, enflasyonun altında faiz oranlarıyla devlet tahvillerine yatırıldı. İşsiz işçilerin parası çarçur edildi“ dedi.

Yaptıkları eylem ile “İnsanca ücret, vergide adalet” mücadelesinin startını verdiklerini belirten Çerkezoğlu, “Yapacak çok işimiz, yürüyecek çok yolumuz var” dedi.

25 Ekim 2019

Koton’da sendika düşmanlığı

Türkiye’de giyim sektörünün önde gelen mağazalarından Koton‘da çok sayıda işçi ‘performans yetersizliği’ gerekçesiyle işten çıkarıldı. Asıl neden ise sendikal örgütlenme…

Sosyal medya üzerinden örgütlenmeye başlayan Koton çalışanları, işten çıkarılmalarının asıl sebebinin sendikalaşma faaliyetleri olduğunu söylüyor. İşçiler, Instagram üzerinden kurulan, sendikalaşma süreci ve çalışma koşulları ilgili bilgilendirmelerin yapıldığı “Koton çalışanları” adlı sayfayı beğenenlerin atılmasının bir tesadüf olmadığını belirtiyor.

Koton, geçen ağustos ayında oyuncu Fahriye Evcen’e ödediği 1.5 milyon liralık reklam ücretiyle gündeme gelmişti.

Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikası, Koton işçilerinin sendikalarında örgütlenmeye başladığını belirterek, kısa bir süre önce H&M mağazalarında imzaladıkları toplu iş sözleşmesi sonrasında, sendikalaşma fikrinin hızla AVM çalışanları arasında yayıldığına dikkat çekti.

Koton’u işçilerin örgütlenme hakkına saygı göstermeye ve görüşme masasına davet eden Koop-İş, işten atılan işçilerin geri alınmaması halinde eylem başlatacaklarını, İstanbul, İzmir ve Ankara başta olmak üzere Koton mağazalarının bulunduğu tüm şehirlerde basın açıklamaları yapılacaklarını duyurdu.

Başlangıçta 25 işçinin, sonrasında sosyal medyada yer alan paylaşımlara göre 300 dolayında işçinin işten atıldığı belirtildi.
Bu arada, işten çıkarmalar “#KotonBoykot” hashtagi ile Twitter’da gündem oldu. Çok sayıda Twitter kullanıcısı yazdıkları mesajlarda Koton’u boykot edeceklerini açıkladı.

25 Ekim 2019

Mahir kılıç açlık grevini sürdürüyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde haklarının takipçisi olduğu için işinden edilen Mahir Kılıç’ın, İzmir ve Ankara’nın ardından İstanbul’da CHP İl Başkanlığı önünde başlattığı açlık grevi 3’ncü ayına girdi. Üçüncü kez bedenini açlığa yatıran Kılıç’ın sağlık durumu giderek kötüleşiyor.

Kılıç’ın direniş öyküsü özetle şöyle:

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde (İBB) çalışırken işçilere ödenmeyen geriye dönük bir hak için muvazza davası açtı, davayı kazandı. Dönemin belediye yönetimi, Kılıç ile birlikte dava açan işçileri intikam alırcasına işten çıkardı. Kılıç, İBB önünde 184 gün sürdürdüğü açlık grevi eyleminin ardından, oluşan kamuoyunun da etkisiyle İzmir’deki bazı demokratik kitle örgütlerinin hakemliğinde Karşıyaka Belediyesi’ne alınmak üzere protokole imza attı, açlık grevini sonlandırdı. Protokol uygulanmadı. Kılıç, yaklaşık 7 ay bekledikten sonra direnişini Ankara’da CHP Genel Merkez binası önünde taşıdı. 35 gün oturma eylemi, sonuç alamayınca 36’ncı günden başlayıp 67 gün süren açlık grevi eylemi yaptı. Burada görüştüğü İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’ndan aldığı işe geri dönme sözü üzerine eylemini sonlandıran Kılıç, yerel seçim sonrasında verilen sözün tutulmaması üzerine direnişi CHP İstanbul İl Başkanlığı önüne taşıdı.

Kılıç’ın, bitkin bedenini bir kez daha yatırdığı açlık grevi üçüncü ayına girdi. Verilen sözün tutulup işine iade edilmesini bekliyor. Değilse, ‘ben göze almam gerekenleri çoktan aldım’ dercesine kararlı vakur sürdürüyor kavgasını…

23 Ekim 2019

İnşaat işçileri: ‘Mekke’de grevdeyiz!’

İnşaat ve Yapı İşçileri Sendikası (İYİ-SEN), Suudi Arabistan’ın Mekke kentinde Baytur firmasına bağlı Aysekar inşaat firmasında çalışan inşaat işçilerinin aylardır ücretlerinin ödenmediğini duyurarak, burada yaşanan sürece dair bir açıklama yayımladı.

İYİ-SEN’in açıklaması şöyle:

“Haftalardır gurbete çalışmaya giden inşaat işçileri birikmiş ücretlerinin ödenmesi için firma yetkilileriyle görüşüyor firma yetkilileri ise her hangi bir ödeme yapmıyor.

Baytur firmasının bu emek hırsızlığı ilk kez yaşanmıyor. Geçtiğimiz Haziran ayında Baytur firmasının Suudi Arabistan’ın Tabuk kentinde 150 inşaat işçisinin aylarca ücretlerini ödememişti. Sendikamızın öncülüğünde Tabuk kentinde 16 gün grev sürmüş inşaat işçileri köle değiliz diyerek haklarını mücadele ederek almıştı.

Baytur firması ve ona bağlı Aysekar firması gurbette çalışan işçileri korkutarak pasaportlarına el koyarak inşaat işçilerini susturacaklarını sanıyorlar.

İnşaat işçisi dün olduğu gibi bugün de kölelik koşullarını dayatan patronların karşısına köle değiliz diyerek çıkacaktır.
İnşaat işçisi hakkı olanı alacaktır.”

30 Ekim 2019

İzmir’de paralarını alamayan işçiler vince çıktı

İzmir’in Konak ilçesinde, paralarını alamadıklarını söyleyen inşaat işçileri çalıştıkları inşaat şantiyesindeki vincin üzerine çıkarak paralarının ödenmesini istedi.

Eylem, 30 Eylül’de, sabah saatlerinde Halkapınar’da bulunan Mahal Bomanti inşaat şantiyesinde meydana geldi. Proje yüklenicisi Türkerler Holding’in taşeronu Ermak’a bağlı çalışan işçiler, taşeron şirketten aylardır paralarını alamadıklarını söyleyerek, mesaiye başlamadan önce ustabaşından bu sorunun çözülmesini istediler.

Paralarının ödenip ödenmeyeceğine dair bilgi alamayan işçiler, bunun üzerine yaklaşık 30 metre yükseklikteki vinçlerin tepesine çıktı. Durumu gören diğer işçilerin durumu bildirmesi üzerine şantiyeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Eylem alanına giden gazetemiz muhabiri, işçilerin direnişi üzerine alacaklarının bir bölümünün hesaplarına yatırıldığını, kule vinçten inen 26 işçinin polis tarafından gözaltına alındıktan sonra gece saatlerinde serbest bırakıldığını bildirdi.

30 Ekim 2019

Rönesans, 10 inşaat işçisini işten çıkardı

Rönesans Holding’in ana yüklenicisi olduğu Başakşehir Şehir Hastanesi’nde kötü çalışma koşullarını protesto eden 10 işçi işten çıkarıldı.

Yüklenici firmanın Rönesans Holding olduğu İstanbul Başakşehir Şehir Hastanesi şantiyesinde, taşeron firma ERDE Elektrik ve onun da alt taşeronu Potansiyel Elektrik bünyesinde çalışan işçiler, yine Rönesans Holding’in yüklenici olduğunu Atatürk Olimpiyat Stadı’nda görevlendirildi.

İnşaat-İş Sendikası’ndan yapılan açıklamada, işçilerin uzun yemek kuyruklarından dolayı mola sürelerini kullanamadıkları hatta yemek yiyemeden işe dönmek zorunda kaldıkları aktarıldı.

Stad’ta görevli işçilerin sabahları servislere yarım saat erken, akşam ise yarım saat geç binmek zorunda kaldıkları, dinlenme saatlerinin de ellerinden alındığını aktaran İnşaat-İş, işçilerin yattığı koğuşlarda tahtakuruları olduğunu, herhangi bir ilaçlama yapılmadığı için vücutlarında çeşitli yaraların oluştuğu da belirtildi.

İşçiyi insan yerine dahi koymayan bu kötü çalışma ortamına tepki gösteren bir grup işçinin servis araçlarından inip koğuşlara yürüyüş yaparak protesto eylemi yaptığını belirten İnşaat-İş, bu eylemlerinden dolayı 10 işçinin işten çıkarıldığı aktarıldı.

27 Ekim 2019

Adana’da saya işçileri iş bıraktı

 

Adana’nın Seyhan ilçesine bağlı Sarıyakup Mahallesi’nde bulunan Büyük Saat civarında parça başı saya diken ve her geçen gün üretim masrafları artan saya işçileri, yüzde 50 zam talebiyle iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Sabah saatlerinde ayakkabı atölyeleri ile dolu arastada toplanan işçiler, dükkanları açmadı.

Arasta içerisinde bir toplantı yaptıktan sonra Ziyapaşa Parkı’nda toplanan sayacılar adına konuşan Ayakkabı İmalatı Çalışanları Derneği Başkanı Mustafa Özay, “Zaten yok, zaten yok” sözlerinin sayacıları ve işçileri patlama noktasına getirdiğini aktardı. Elindeki sayayı gösteren Özay, “Bu yoksa ayakkabı da yok. Bunun tamamını sayacı yapıyor. Mağazada satışı 300 ila 400 lira. Bize 3,5, 4,5 lira fiyat veriyorlar. 3 ayda sürse 4 ayda sürse biz çalışmıyoruz. Onlar bize muhtaç biz zaten kazanmıyoruz” diye konuştu.

‘Sayacılık diye bir şey kalmayacak’

Adana’daki saya fiyatlarının Türkiye’deki en düşük fiyatlar olduğuna dikkat çeken Özay, “Biz artık geçimimizi sağlayamıyoruz. Herkesin evde bakması gereken çocuğu var. Sayacılık ayakkabı üretiminde harcanan emeğin yüze 55’i, yüzde 60’ıdır. Artık bunu kaldıracak gücümüz kalmadı. Yeter da! Biz zammımızı alana kadar iş başı yapmayacağız. Yıllardan beri sayacıyı sömürdünüz yeter. Şartlarımız kötü diye artık kimse bu işte çalışmıyor, mesleği bırakan arkadaşlarımız var. Yeni nesil sayacı gelmiyor. Böyle giderse sayacılık diye bir meslek de kalmayacak” ifadelerini kullandı.

14 Ekim 2019

Metal patronları krizi fırsat bildi

Metal patronları örgütü MESS ile işkolundaki işçi sendikaları arasında başlayan Grup TİS görüşmelerinin ikinci tur oturumu yapıldı. Üçüncü görüşme 4 Kasım’da devam edecek.

Metal işkolunda yaklaşık 130 bin işçiyi kapsayan grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde, sözleşme süresinin 3 yıl olmasını isteyen patron tarafı bu kez de işçilerin kıdem ve ihbar tazminatında kazanılmış haklarının ortadan kaldırılmasını teklif etti. Birleşik Metal-İş Sendikası (BMİS), işçilerin kazanılmış haklarını geriye götüren öneriyi reddetti.

İşkolunda, Türk Metal Sendikası ile BMİS ayrı ayrı sözleşme görüşmelerini yürütüyor. BMİS ile MESS arasındaki görüşmede toplam 15 madde ele alındı. Sendikanın değişiklik önermediği 8 madde kabul edildi. Değişiklik önerilen 7 madde ise kabul edilmedi. Görüşmeler 4 Kasım’da devam edecek.

BMİS Genel Sekreteri Özkan Atar, işçilerin kazanılmış haklarından asla geri adım atmayacaklarını belirterek, “MESS’in ilk toplantıdan bu yana izlediği taktiklere bakıldığında adeta ekonomik krizi fırsata çevirip işçilerin haklarını budamak için fırsat olarak görüyorlar. Buna izin vermeyeceğiz” dedi.

23 Ekim 2019

Buca Belediyesi işçilerinden oturma eylemi

Buca Belediyesi’nde yaklaşık 5 aydır ikramiye ve sosyal haklarını alamayan DİSK’e bağlı Genel-İş sendikası üyesi kadrolu 150 işçi, sessiz oturma eylemine başladı.

Her bir işçinin yaklaşık 10 bin TL ile 15 bin TL arasında alacakları olduğu öğrenildi. Buca Belediyesi önünde bu sabah temsilciler oturma eylemi yaparak alacaklarının ödenmesini istediler.

Eylemde açıklama yapan Genel-İş sendikası 5 Nolu Şube Başkanı Ali Haydar Kara, “Amacımız talebimizin bir an önce karşılanması. Krizin faturasını biz emekçiler çekiyoruz. Yaşam koşullarımız her geçen gün ağırlaşmakta. Arkadaşlarımızın çocukları var. Çocuklar okullara gidiyor. Her şeye zam gelmiş. Bu yüzden sessiz oturma eylemine başladık” diye konuştu.

İşçiler hakları ödeninceye kadar eylemlerine devam edeceklerini söyledi.

11 Ekim 2019

Çiğli Belediyesi işçileri geciktirilen ücretleri için iş bıraktı

İzmir Çiğli Belediyesinde Genel İş 5 No’lu Şubesine üye işçiler ücretlerinin geç yatırılması üzerine belediye binası önünde eylem yaptı.

Neredeyse her ay ücretlerinde gecikme olduğunu söyleyen işçiler, bankalara olan kredi borcu yüzünden sürekli faiz ödemek zorunda kaldıklarını dile getirdi. Sözleşmelerinde yer alan, “ücretlerin zamanında yatmaması durumunda işveren gecikme faizi öder” maddesini hatırlatan işçiler mağduriyetlerinin giderilmesini istedi.

Belediye yetkilileriyle yaptıkları görüşmeye ilişkin işçilere bilgi veren Genel İş 5 No’lu Şube Başkanı Ali Haydar Kara, yetkililerin kendilerine belediyenin maddi anlamda zorluk yaşadığını bu sebeple gecikme olduğunu ve maaşların gün içinde yatacağını söylediklerini belirtti.

İşyeri Baş Temsilcisi Ali Bingöl ise işçilere maaşların yatması için mesai sonuna kadar süre tanıdıklarını aksi halde yarın öğlene kadar tüm işçilerin iş bırakacağını söyledi. Maaşların sürekli olarak geç yattığını hatırlatan Bingöl “Bundan sonra maaşlar bir gün bile geç yatarsa işçiler burada olacaktır” dedi.

23 Ekim 2019

Kararlı direniş kazandırdı

Gümüşhane’nin Merkeze bağlı Karamustafa köyünde Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Yıldız Bakır A.Ş.’de 4 aydır maaş alamayan ve işten çıkartılan işçilerin mücadelesi kazanımla sonuçlandı.

Maden işçileri 16 Eylül’de ücretsiz izine zorlandıklarını, aylardır maaş alamadıklarını ifade ederek eylem başlatmışlardı. 30 Eylül’de Yıldız Bakır patronları, eylem başlatan işçilerin işe gelmedikleri gerekçesiyle işçilere ihtarname çekmişti.

Maden işçileri eylemlerine devam ettiği sırada Yıldız Bakır patronları 1 Ekim’de Elazığ’dan getirilen işçilere iş başı yaptırmak istedi. Ancak maaşlarını alamayan işçiler, getirilen işçilere yaşadıkları sorunları anlatınca, Elazığ’dan gelen işçiler geldikleri gün geri dönmüşlerdi.

İşçilerin kararlı direnişi üzerine toplantı yapan Yıldızlar SSS Holding Yönetim Kurulu işçilerin taleplerini kabul etmek zorunda kaldı.

09 Ekim 2019

Saica Pack’ta işe iade davası başlıyor

Mayıs ayı sonunda sendikalı olarak işten çıkarılan işçilerden Aytaç Kaya’nın işe iade davası bugün görülüyor.

Söğütlü Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Saica Pack Ambalaj Sanayi A.Ş’den Mayıs ayı sonunda sendikalı oldukları için işten çıkarılan 6 işçiden Aytaç Kaya’nın işe iade davası bugün başlıyor.

Fabrika önünde direnişlerini 146 gündür sürdüren işçiler, sosyal medyadan yaptıkları paylaşımda ‘146. Direniş Günümüz. Bugün ilk işe iade davamız görülecek. Fabrika önünde olduğu gibi, mahkeme salonlarında da haklılığımızı anlatmaya devam edeceğiz. Haklıyız kazanacağız” ifadelerini kullandılar.

Bu arada, işverenin sendikanın yetki tespitine itirazıyla ilgili davanın ikinci duruşması Aralık ayında yapılacak.

21 Ekim 2019

Aydın sarı otobüs şoförleri işlerini geri istiyor

Aydın Büyükşehir Belediyesi otobüs şoförleri 2018 Temmuz ayında sendikaya üye olmaları sonrasında işten çıkartıldı.

CHP’li Büyükşehir belediye başkanı Özlem Çerçioğlu, işçilerin sendikal nedenle değil, ‘performans yetersizliği’, ‘disiplinsizlik’ gibi gerekçelerle işten çıkartıldığını savunuyor. İşçiler ise; ‘Biz yıllardır çalışıyorduk, daha önce bir uyarı dahi almış değiliz, sendikaya üye olduktan sonra mı performansımız düştü, disiplinsiz olduk’ diyerek başkanı adaletli olmaya davet ediyorlar.

Belediyeye ait ‘sarı otobüs’ olarak bilinen araçlarda şoförlük yapan işçiler, işe iade davasını kazanmalarına rağmen işbaşı yaptırılmadı.

Direnişleri 16’ncı ayına giren işçiler, kazanıncaya kadar mücadeleye devam edeceklerini söylüyorlar.

14 Ekim 2019

ODTÜ’de işçiler iş bıraktı

ODTÜ Rektörlüğü’nün toplu sözleşme sürecinde sözünü verdiği Sağlık Merkezi’nin işçiler tarafından kullanımı konusunda adım atılmaması üzerine işçiler iş bıraktı.

İş bırakarak Sağlık Merkezi önünde buluşan işçiler adına Tez-Koop-İş sendikası bir açıklama yaptı. Açıklama şöyle:

“Herkes iş yeri hekimine gidecek, iş yeri hekiminin uzmanlık alanı dışındaki konularda Sağlık Merkezi’ne gidilecek, tedavi ve tetkikler yapılacak üzerine el sıkıştık. Bize toplu sözleşmenizi bu bağlamda bitirin, işçilere de açıklama yapın dediler ama gördük ki ODTÜ yöneticileri, ODTÜ’de yöneticilik yaptığının farkında değil, böyle ciddiyetsizliği hiçbir kurumda yaşamadım. Bir mutabakat sağlanıp, herkese açıklama yap dedikten sonra ODTÜ’ye yakışan gereğini yerine getirmektir.”

08 Ekim 2019

 

Kaynaklar: İşçi gazetesi, http://xn--direniteyiz27-ntc.org/, medyascope.tv, mezopotamya ajansı, evrensel, sendikalar, sosyal medya /Ekim 2019