Ekoloji Topluluğu: ‘Kapitalizmin elinde yediğimiz içtiğimiz zehir oluyor’

Ispanak tüketimi sonucunda yaşanan zehirlenmelere ilişkin Kadıköy Khalkedon Meydanı’nda eylem gerçekleştiren Ekoloji Topluluğu, yediğimiz sebzelerin tümünde pestisit kalıntısı olduğuna ve pestisitin zehir olduğuna dikkat çekti.

Ekoloji Topluluğu, geçtiğimiz haftalarda yüzlerce kişinin ıspanaktan zehirlenmesiyle gündeme gelen tarımda zehir kullanımına ilişkin farkındalık eylemi gerçekleştirdi. 16 Kasım Cumartesi günü saat 14.00’de Kadıköy Khalkedon Meydanı’nda gerçekleştirilen eylemde, “Kapitalizmin elinde yediğimiz içtiğimiz zehir oluyor” yazılı pankart açılırken, kapitalist sistemde insanların eceliyle ölemediğini vurgulamak için Azrail kostümlü bir yaşam savunucusu “İşimi geri istiyorum” yazılı döviz taşıdı.

Basın açıklaması ve bildiri dağıtımı gerçekleştirilen eylemde, yaşam savunucuları “yedikçe ölüyoruz”, “bugün zehirler yarın öldürür”, “arı, çekirge, solucan, gezegen ölüyor”, “gıda kapitalizmin silahı”, “çiftçiyi zehir kullanmaya mecbur bırakan bu sistemi ‘öpeceğiz'”, “tarım ve hayvancılık bakanlığı değil zehir ve ölüm bakanlığı” dövizleri taşıdı.

‘Zehirleniyoruz, öldürülüyoruz’

Endüstriyel tarımda kullanılan genetiği değiştirilmiş tohumlar ve ‘pestisit’ denilen zehir ile hem insanların sağlığından edildiği hem de tüm canlıların ve ekosistemin yok edildiği vurgulanan açıklamada, “Doğal tek bir tarım ürünü kalmadı, yerini Cargill’in, Bayer’in, Monsanto’nun zehir mısırları, domatesleri alıyor. Yediğimiz sebzelerin tümünde pestisit kalıntısı var, kontrol edileceği bilindiği halde ihraç ürünlerde bile gizlenemiyor, geri gönderiyorlar, onu da biz yiyoruz. Sermayenin endüstrisi; kimyasından tekstiline, otomotivine kadar havayı, suyu kirletiyor, doğayı yok ediyor. Yetmiyor atıklarını da ülkemize gömüyorlar, bir de böyle kirletiyorlar. Halk yoksul, ‘organik tarım ürünü’ veya ‘ejder meyvesi’ ile beslenmiyor. Yemek zorunda kaldıklarının acısı ağır hastalıklarla çıkıyor. Diyabetten kansere sağlıksız bir yaşam bizi ve çocuklarımızı bekliyor. Sonuç olarak kapitalist sistemden kurtulmak zorundayız yoksa her türlü zehirleniyoruz, öldürülüyoruz.” ifadelerine yer verildi. Açıklamanın tam metni şu şekilde:

Zehir yiyoruz
Gıdalar kirli, her yediğimiz zehirli. Endüstriyel tarımın genetiği değiştirilmiş tohumları kanser, kısırlık yapıyor, yanında kullanılan “pestisitin” zaten kendisi zehir.
Doktorlar şeker zararlı diyorlar, markette satılan tüm hazır ürünlerin içinde mısır şurubu var, on kat zehirli. Şeker pancarı üretimini yok ettiler çünkü, bunu kapatılan fabrikalardan hatırlıyorsunuz. Doğal tek bir tarım ürünü kalmadı, yerini Cargill’in, Bayer’in, Monsanto’nun zehir mısırları, domatesleri alıyor.
Yediğimiz sebzelerin tümünde pestisit kalıntısı var, kontrol edileceği bilindiği halde ihraç ürünlerde bile gizlenemiyor, geri gönderiyorlar, onu da biz yiyoruz. Ispanak, domates, salatalık.. “Mumluyorlar” meyveleri yani yine zehir. Kabuğunu soyun yeyin, sebzeleri suda şöyle bekletin diyorlar, bireysel olarak alacağımız önlemlerin faydası yok biliyoruz.
Zehir içiyoruz
Tarım alanları kirli, sular kirletilmiş, zehirler her yere sızmış durumda. JES’i, maden’i, her yeri zehirliyor, sebzeler zehir içinde büyüyor. Bir de siyanür var tabii.
Zehir soluyoruz
Sermayenin endüstrisi; kimyasından tekstiline, otomotivine kadar havayı, suyu kirletiyor, doğayı yok ediyor. Yetmiyor atıklarını da ülkemize gömüyorlar, bir de böyle kirletiyorlar.
Hastayız, ölmüyoruz “öldürülüyoruz”
Halk yoksul, “organik tarım ürünü” veya “ejder meyvesi” ile beslenmiyor. Yemek zorunda kaldıklarının acısı ağır hastalıklarla çıkıyor. Diyabetten kansere sağlıksız bir yaşam bizi ve çocuklarımızı bekliyor.
Tarım Bakanlığı’nın görevi nedir? Yediklerimiz kontrol edilmediği gibi, zehirli olduğu tescilli yurt dışından geri gönderilen ürünler de sofralara sızıyor.
Tarım alanları, sular, hava, tüm ekosistemler kirli, ölüyor.
Sadece insanlar değil, diğer hayvanlar da ölüyor
Tarım ilacı denen zehirlerle, polen taşıyanlar arılar, kelebekler, kuşlar, toprağı gübreleyen solucanlar, balıklar, otları yiyen inekler, koyunlar da zehirleniyor, kısırlaşıyor, ölüyor.
Sonuç olarak kapitalist sistemden kurtulmak zorundayız yoksa her türlü zehirleniyoruz, öldürülüyoruz.

Ekoloji Topluluğu

Ne Olmuştu?

Geçtiğimiz haftalarda İstanbul, Tekirdağ, Edirne ve Kocaeli’nde toplam 196 kişi hastanelere başvurmuş ve zehirlenme teşhisi konularak tedavi altına alınmıştı. Zehirlenme tablosuna ıspanağın yol açtığı belirlenmişti.

Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri zehirlenmeye yol açan ıspanaklardan örnek alındığını ve analiz için laboratuvara gönderildiğini açıklamıştı. Bakanlığa bağlı İstanbul Tarım ve Orman İl Müdürlüğü yetkilileri tarafından daha sonra yapılan açıklamada ise zehirlenmeye ıspanağa karışan bazı yabani otların neden olduğu iddia edilmiş, incelenen örneklere ilişkin laboratuvar sonuçları kamuoyu ile paylaşılmamıştı.