Eksik malzeme ve yapılmayan testler virüsün hızla yayılmasına neden oluyor

Eksik malzeme ve yapılmayan testler virüsün hızla yayılmasına neden oluyor

SES İzmir Şube Yönetim Kurulu Üyesi Hülya Baran Ulaşoğlu, hızlı test yapılmaması ve eksik malzeme yüzünden koronavirüsün hızla yayıldığını vurguladı.

Türkiye’de son açıklanan resmi sayılara göre koronavirüs (covid-19) nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı 356’ya, vaka sayısı 18 bin 135’e yükseldi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın il il açıkladığı koronavirüs vaka sayılarında İzmir ikinci sırada yer alıyor. Sürecin başından beri alınmayan önemlere dikkat çeken SES İzmir Şube Yönetim Kurulu Üyesi Hülya Baran Ulaşoğlu koronavirüsün nasıl bu kadar hızla yayıldığını değerlendirdi.

Ulaşoğlu, 11 Mart’tan sonra hastanelerin hala hasta kabul ettiği, hızlı test, gözlük ve siperlik gibi malzemelerin hala eksik olduğunu ve sadece Katip Çelebi Üniversitesi Hastanesinde 30 sağlık çalışanın Covid-19 olduğunu söyleyerek, “Kendisi serviste yatan, babası yoğun bakımda olan arkadaşlarımız var” dedi.

Sağlık Bakanı Koca’nın illeri açıklamasının olumlu olduğunu dile getiren Ulaşoğlu, “Bakan Koca, Dünya Sağlık Örgütünden bir heyetin geldiğini ve bizim ülkemize covid-19’un geç gelmesinin bir başarı olduğunu söylediklerini iletti. Fakat Bakan Koca bu kısa sürede virüsün her şehre nasıl yayıldığını anlatmadı. Yurtdışından gelenlerin, umrecilerin kontrolsüzce girmesi, gerekli karantina tedbirlerinin alınmaması konusunda özeleştiri yapmadı” dedi. İlk vakadan sonra 16 Mart’a kadar okulların ders vermesi, kafe, restoran, kahvehane gibi yerlerin çalışmaya devam etmesi, sağlık sektörü ve sağlık çalışanları için bir düzenlemenin yapılmaması, hastanelerde normal hasta bakımının devam etmesi ve 20 Mart’a kadar acil olmayan ameliyatların yapılmasının virüsün bu kadar hızlı bulaşmasına neden olduğunu aktaran Ulaşoğlu, ertelenmeyen ameliyatlardan 10 gün sonrasında bazı ameliyathane personellerinde hastalık teşhis edildiğini söyledi.

“9 aile sağlığı merkezi geçici olarak kapatıldı”

20 Mart’ta sonra tüm hastaları Aile Hekimliklerine yönlendiren açıklamanın yapıldığını hatırlatan Ulaşoğlu, “Acil olmayan sorunların ertelenmesi yerine Aile Hekimliklerine başvurması adeta ‘Vatandaşın işi görülsün’ mantığının devamı niteliğindeydi. Bugün gelinen noktada ise İzmir’de 9 Aile Sağlığı Merkezi geçici olarak kapatıldı ve çalışanları Covid-19 teşhisi ile tedavi veya izolasyon altına alındı. Bir hemşiremiz maalesef yoğun bakım şartlarında tedavi altındadır” diyerek yanlış alınan önlemlere dikkat çekti.İzmir Tabip Odasının hazırladığı raporda 75 sağlık çalışanında pozitif çıktığını söyleyen Ulaşoğlu, “Bugün bu sayı İzmir için 100 civarı hatta an an artmakta. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 30 sağlık çalışanı pozitif. Bu covid pozitif olan sağlıkçıların öyküsü alınıp incelendiğinde işin boyutu biz sağlıkçıları daha çok üzüyor ve öfkelendiriyor. Nasıl ki ölümlerin istatistiğini yaşlarını, kronik hastalıklarını veriyor sayın bakan, şimdi de 601 sağlıkçının nasıl pozitif oldu, bunun istatistiğini vermek zorundadır” dedi.

Ulaşoğlu, “Türkiye’de ilk vaka resmi olarak 11 Mart’ta açıklanmıştı, ama daha önce İzmir Halk Sağlığı Müdürlüğü Bulaşıcı Hastalıklar bölümünde İzmir genelinde Covid-19 çalıştığı hastanelerden oraya test örnekleri alınıp Ankara’ya gönderildiği ama çıkan sonucun asla kurum çalışanlarıyla dahi paylaşılmadığı bilgisini öğrendik. Hatta gizlendiği bize gelen bilgiler dahilinde. Toplum panik olmasın diye sakladınız ama birinci derece çalışanlardan ve bu işin uzmanı epidemiyoloji uzmanlarından dahi saklayıp görüşlerini önemsemediler. Ayrıca 18 Mart’ta hızlı test geldiği duyuruldu, ancak İzmir’de, halen yaygın hızlı test uygulaması yok. 24 Mart’ta ilk olarak yapılabildi tek merkezde” diye konuştu.

“Kongreler bile hemen iptal edilmedi”

Sağlık Bakanlığının 11 Mart’ın hemen arkasından kongreleri iptal etmediğini, 13-14 Mart tarihide Ege Hematoloji kongresinin yapıldığını, İzmir’deki heotologlarda ve dahiliye kongresi sonrası dahiliye doktorlarında pozitif vakaların çıktığını belirten Ulaşoğlu, resmi açıklamadan sonra 23 Mart’a kadar aktif olarak MHRS sisteminden randevu verildiğini, polikliniklerin aktif çalıştığı, diş muayenelerinin yapmaya devam edildiğini, hatta hasta yatırmak istemeyen hekimlere hasta yatırmaları konusunda uyarıların yapıldığını, sağlık çalışanlarının ise hastaları kendilerinin ikna ederek hastanelerden uzaklaştırmaya çalıştığı bir sürecin yaşandığını anlattı.

“Hastanın pozitif olduğu öğrenildi ama sağlıkçıya test yapılmadı”

Sağlık kurulu yasaklanmadığı için Çiğli Hastanesi Sağlık Kurulu Başkanının şu an yoğun bakımda olduğunu söyleyen Ulaşoğlu, “Yurt dışından gelenler zamanında karantina altına alınmadığı için Ege Üniversitesinde Covid pozitif hemşire yurtdışından gelen bir hastadan almış. Sağlıkçılar Covidli hastaları bilmeden entübe etti. Yüksek riskli koşulda önlüksüz, n95 maskesiz çalıştı. Hastanın pozitif olduğu öğrenildi ama sağlıkçı karantinaya alınmadı, test olmadığı için birinci derece riskli personele test yapılamadı, hemşire, doktor, personel çalışmaya birbirine bulaşa devam etti evlere taşındı virüs, şu anda ailece Covid virüsü alan sağlıkçılar var. Kendisi serviste yatan, babası yoğun bakımda olan arkadaşlarımız var” dedi.

“Hızlı test ancak 26 Mart’ta kullanıma geçti”

Sağlıkçıların en başından beri ‘test, koruyucu ekipman, maske, önlük dezenfektan’ diyerek bağırdığını ifade eden Ulaşoğlu, “21 Mart’ta bakan hızlı test geldi dedi 26 Mart’ta Ege’de ancak kullanıma geçti. Evet şimdi bakan her türlü koruyucu ekipman var diyor ve artık veriliyor fakat önce maskeler dikildi, bulaş olan sağlıkçılar küçücük havalandırma olmayan odalarda nöbet tuttu birbirine bulaş oldu, saatlik kullanılan tek kullanımlık malzemeler 2, 3 gün kullanımı istendi, hala siperlik ve gözlük dağıtımı sıkıntılı. Covid bize resmi açıklama 11 Mart’ta geldi ama sahaya baktığımızda sağlıkçılar 11 Mart’tan öncede covidli hastayla çalışmış, bilakis bizden bile gizlenmiş ve dünyada 104 gündür Covid savaşı vardı, hazırlıklar ve uyarılar daha kapsamlı şeffaf yapılabilirdi. Yaygın test diyoruz ve tüm sağlıkçılar taranmalı, gerekirse 5 güne bir tarama yapılmalı. Tüm halk sağlığı ve covidle mücadele için önemli. Sağlıkta tasarruf ölüm demektir. Kamusal ücretsiz sağlık hizmeti diyoruz” diye konuştu.

“Gözlük, siperlik sorunları devam ediyor”

Ulaşoğlu son olarak halen hızlı testin olmamasını, gözlük, siperlik sorunlarının devam ettiğini, pozitif hastayla çalışan personelin karantinaya alınmadığını, şüpheli olan personelin iki test negatif olmadan nöbet listelerine yazıldığını dile getirerek, bunlara karşı önlemler alınmazsa virüsün daha da hızlı yayılacağına dikkat çekti.