Emel Kitapçı: Biz enkaza dönmedik

Emel Kitapçı, 10 Ekim anmasına saçlarının doğal haliyle katılmış ve bu durum sosyal medyada gündem olmuştu. Kitapçı, bu duruma “Beyaz saçlı kadın enkaza dönüşmüş kadın değildir. Ve kadınlar kendi saçları için veya bedeninde taşıdıkları başka bir şey için  neyi yapmak istiyorsa bunda özgürdür,” sözleriyle yanıt verdi.

10 Ekim 2015’te Ankara Garı önündeki patlamada eşi Ali Kitapçı’yı kaybeden Emel Kitapçı’nın, bu yılki anma programındaki görüntüsü sosyal medyada ve bazı haber organlarında paylaşılmış ve Kitapçı’nın beyaz saçları gündem olmuştu.

Yol TV’de sosyolog Veli Saçılık’ın konuğu olan Emel Kitapçı, saçlarının doğal halinin bu kadar gündeme gelmesi hakkında görüşlerini paylaştı.

“Ben 12 Ekim günü cenazelerimizi defnettikten sonra ne söylemişsem şu anda da aynı şeyleri söylüyorum. Biz enkaza dönmedik. Evet, birileri gerçekten isterdi bunu, gerçekten de istiyor,” diye sözlerine başlayan Kitapçı “Ama biz o günden beri hayatımızdaki olağan mücadele anlayışının artısı olarak 10 Ekim mücadelesini de sürdürmeye devam ediyoruz,” diyerek devam ettiği konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

‘Beyaz saçlı kadın enkaza dönüşmüş kadın değildir’

“Bu fotoğrafın şöyle bir tarafı daha oldu. Beyaz saç, tüm bunların dışında beyaz saç. Şuradan küçük bir örnek vereyim. Yaşımız var zaten saklamıyoruz, olağan süreç bu. Devletin o anlamıyla katkısı olmuş mudur, muhakkak ki olmuştur. Ama dert o değil. Birkaç senedir gri ve beyaz saç moda. Kuaföre gidip boyatırsan ve fönlü gezersen şık bir saç oluyor bu. Ama kendi akışı içerisinde saçı böyle bırakmak nedense bir enkaz görüntüsüne dönüşüyor. Kadınlar üzerinden böyle bir algının oluşması bir sıkıntı. Benim resmim üzerinden ben bunu hissettim. Beyaz saçlı kadın enkaza dönüşmüş kadın değildir. Ve kadınlar kendi saçları için veya bedeninde taşıdıkları başka bir şey için  neyi yapmak istiyorsa bunda özgürdür. Makyaj yapmak isteyen, saçını boyamak isteyen kadın bunda özgürdür, kendi iradesidir. Makyaj yapmak istemeyen, saçını beyaz bırakmak isteyen kadının kendi iradesidir, özgürdür. Artı vicdanıyla, ahlakıyla, zulme karşı duruşuyla yaşamın içerisinde var olmaya devam eden türbanlı bir kadın, orada kendi inancıyla özgürdür. Ve hepimiz bu anlamda kendi seçimlerimizi yapıyoruz. Böyle bir algının oluşturulması topyekun yanlıştır. Bu algıya hiçbirimiz düşmeyelim.

Kaynak: Gazete Duvar