Gazetecilerden Cumhuriyet davasının ilk duruşmasına katılım çağrısı

Cumhuriyet gazetesinin 11’i tutuklu 17 çalışanı hakkında 24 Temmuz Pazartesi günü görülecek ilk duruşmasına katılım çağrısı yapan gazeteciler, “Türkiye’yi bu karanlıktan aydınlığa çıkaracak olan hakikatin ışığıdır” dedi.

Cumhuriyet gazetesinin 11’i tutuklu 17 çalışanı hakkında İstanbul 27’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 24 Temmuz Pazartesi günü görülecek ilk duruşmaya katılım çağrısı yapmak üzere çok sayıda gazeteci Şişli’de bulunan Cumhuriyet gazetesi önünde bir araya geldi. Gazeteciler, Cumhuriyet önünde açıklama yaptı.

İlk olarak konuşan avukat Kemal Aytaç, gazetecilerin ve meslektaşlarının tutuklanmasının hukuk ile bir alakası olmadığını dile getirerek, talimat üzerine gerçekleştirilen siyasi bir operasyon olduğunu kaydetti. Duruşmanın 5 gün boyunca devam edeceği bilgisini paylaşan Aytaç, yargılanan gazeteci ve meslektaşlarının bir kez daha hakikati dile getireceğini söyledi. Aytaç, “Bu ülkede bu tür davalarda hiçbir hukuk normu gözetilmiyor. Bu dönem hiçbir zaman olmadığı kadar fütursuzca, ahlaksızca bir iş yürütülüyor. İnsanlar yargılanmadan ‘terörist’ ilan ediliyor. Bunu da bu ülkenin en yetkili ağızları yapıyor. Şimdi insanlarımızın, gazetecilerin, hukukçuların hukuka sahip çıkma günüdür. 24 Temmuz hukuka sahip çıkma günüdür” dedi.

‘DİK DURDUK DİK DURACAĞIZ’

Dava kapsamında tutuksuz yargılanan Cumhuriyet gazetesi yazarlarından Aydın Engin de, 24 Temmuz’da bir dönemeç yaşayacaklarını ifade ederek, “deli saçması” bir iddianameyi çürütmenin çok zor olduğunu söyledi. Engin, “Bugüne kadar dik durduk, bundan sonrada dik duracağız” diye belirtti.

‘HABER ALMA HAKKI HİÇE SAYILIYOR’

Son olarak, Cumhuriyet Davası Koordinasyonu adına açıklamayı gazeteci Ertuğrul Mavioğlu yaptı. Türkiye’de 150’nin üzerinde gazetecinin cezaevlerinde “rehin tutulduğunu” hatırlatan Mavioğlu, “Onlarca muhalif gazete, televizyon, dergi, yayınevi ve haber ajansı, halkın haber alma özgürlüğü hiçe sayılarak kapatıldı. Binlerce gazeteci işsiz kaldı. Gazeteciler hakkında sayısız dava, soruşturma ve hapis cezaları var. Muhalif gazeteler ve gazeteciler iktidarın uygulamalarını eleştiren her haber nedeniyle, soruşturma ve davalara maruz kalıyor. Bu soruşturmalardan, sadece gazete ve televizyonlar değil, sıradan sosyal medya paylaşımında bulunanlar da fazlasıyla etkileniyor” ifadelerini kullandı.

‘KURMACA İDDİANAME İLE SUSTURULMAYA ÇALIŞILIYOR’

Türkiye’nin en eski gazetelerinden biri olan Cumhuriyet’in kurmaca bir iddianame ile susturulmaya çalışıldığını ifade eden Mavioğlu, şunları söyledi: “Cumhuriyet’in 11 yazar ve çalışanı halen tutuklu. Gazetecilerin tutuklanmasının gerekçeleri arasında ‘yayın politikasının değiştirilmesi’ dahi yer alabiliyor. Yazan, haber yapan, karikatür çizen ‘terörist’ diye yaftalanıyor. Sahada haber takibi yapan gazeteciler silahla tehdit edilmeye varan baskılarla engelleniyor. Yüzlerce internet sitesi Anayasa’ya aykırı erişim engeli kararlarıyla kapatılırken, sansür ve otosansür sıradanlaşıyor. Tehditler, davalar, baskılar ve işsizlik nedeniyle onlarca gazeteci ülkeyi terk etti.”

Türkiye’de ve dışarıda kalabilenlerin her şeye rağmen halkın haber alma hakkı için, basın özgürlüğü için, demokrasi için hakikati dillendirmeye devam ettiğini vurgulayan Mavioğlu, “Hapishanelerdeki gazeteci arkadaşlarıyla dayanışan herkes bugün iktidarın ve iktidar medyasının hedefinde. Gün geçmiyor ki havuz medyasından yalan ve spekülatif nitelikte hedef gösterici ‘haber’ler yayınlanmasın. Hapishanelerdeki gazetecilerin akrabaları dahi bu çirkef yayınlardan nasibini alıyor” dedi.

‘AYDINLIĞA ÇIKARACAK HAKİKATİN AYDINLIĞIDIR’

“Sanılmasın ki bu yalanlar, üretenlerin yanına kar kalacak. Emin olun ki hakikat kazanacak” sözleriyle açıklamasını sürdüren Mavioğlu, şöyle dedi: “Türkiye’yi bu karanlıktan aydınlığa çıkaracak olan hakikatin ışığıdır. Bu ışık da özgür gazetecilerin ve tüm baskılara rağmen adalet arayanların ellerindedir. Halkın haber alma hakki ve basın özgürlüğü önündeki engellere son verilsin! Sansürün kaldırılışının 109’uncu yılında yüz karası bir dava görülecek. Gazetecilere özgürlük demek için, halkın haber alma hakkı için. Cumhuriyet davasının ilk duruşmasının görüleceği 24 -28 Temmuz tarihleri arasında sabah 09.00’da Çağlayan Adliyesi önündeki büyük buluşmadaki yerimizi alalım! Bu Cumhuriyet davası, Cumhuriyet’e sahip çıkalım. Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet!”

ÜÇ ÖRGÜTLE YARGILANIYORLAR

Cumhuriyet gazetesi davasında 21 Temmuz 2017 itibarıyla Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, Akın Atalay, Kadri Gürsel, Güray Öz, Hakan Kara, Turhan Günay, Musa Kart, Önder Çelik, Bülent Utku, Mustafa Kemal Güngör 266 gündür, Ahmet Şık 205 gündür tutuklu. Davanın tutuksuz sanıklar ise şu şekilde: Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Erinç, Cumhuriyet yazarları Aydın Engin ve Hikmet Çetinkaya, gazetenin muhasebe çalışanı Gülseli Özaltay, gazetenin eski çalışanı Bülent Yener. Gazetenin eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar’da dosyada firari sanık olarak bulunuyor. Gazeteciler, “PKK/KCK, FETÖ/PDY ve DHKP/C adına suç işlemek” iddiasıyla yargılanıyor.

Dihaber