Gezi Davası 5. Duruşma | Ali İsmail’in katili “mağdur”, Osman Kavala hâlâ tutuklu

Gezi Davası’nın 5. duruşması bugün Silivri’de görülecek. Eskişehir’de darbedilerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz’a ölümcül tekmeyi attığı gerekçesiyle hapis cezası alan polis davaya müdahil oldu

Osman Kavala’nın tutuklu, 15 hak savunucusunun ise tutuksuz yargılandığı Gezi Davası’nın 5. duruşması bugün Silivri’deki 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.
Davada yargılanan 16 kişi, Gezi Parkı Eylemlerini düzenleyen “tepe yönetim” oldukları iddia edilirken, Osman Kavala, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 10 Aralık 2019 tarihli “derhal serbest bırakılmalı” hükmüne rağmen henüz tahliye edilmiş değil.
24 Aralık’ta görülen duruşmada mahkeme, AİHM kararının kendilerine henüz ulaşmadığını gerekçe göstererek tahliye taleplerini reddetmiş, Adalet Bakanlığı’nın duruşmadan önceki gün, yargılamanın yapıldığı yerel mahkemeye iletilmek üzere kararı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na kararın çevirisini gönderdiği ortaya çıkmıştı.
Duruşmada bir skandal yaşanmış ve Gezi direnişi sırasında Eskişehir’de darbedilerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz’a ölümcül tekmeyi attığı gerekçesiyle 10 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılan polis Mevlüt Saldoğan’ın davaya müdahil olma talebini “zarar gördüğü” gerekçesiyle kabul edildi.
Ali İsmail Korkmaz’ın ailesi, cinayette suçlu bulunan polis Saldoğan’ın mağdur olarak Gezi Davasına müdahil edilmesi üzerine Hakimler ve Savcılar kuruluna başvuruda bulunarak kararın iptalini ve kararda imzası olan hakimlere soruşturma açılmasını talep etti.

GEZİ DAVASININ DÜNÜ BUGÜNÜ: AİHM İHLAL DEDİ, KAVALA TAHLIYE EDİLMEDİ

Gezi soruşturması, Gezi eylemlerinin ilk günlerinde başladı. Soruşturmayı yürüten isim Terörle Mücadele Kanunu’nun 10. maddesiyle yetkili savcı Muammer Akkaş’tı. Yüzlerce sayfalık telefon görüşmeleri, polis fezlekesi, polisin fiziki takip sırasında çektiği fotoğraflar ve elbette sosyal medya paylaşımları dosyanın delilleri arasına girdi. Akkaş soruşturmayı yürütürken 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmasını yürüttüğü için görevden alındı.

Gezi Parkı eylemleri nedeniyle aralarında Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Çevresel Etki Değerlendirme Danışma Kurulu Sekreteri Mücella Yapıcı ve İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Ali Çerkezoğlu’nun bulunduğu yirmiden fazla kişi evlerinden gözaltına alındı, ancak sorgulandıktan sonra serbest bırakıldılar. 26 kişi hakkında Mart 2014’te ‘örgüt kurmak ve yönetmek’ suçlamasıyla dava açıldı. İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesi, 29 Nisan 2015’te tüm sanıkların beraatine karar verdi.

Bu davadan 4 yıl sonra, 6 Kasım 2018’de düzenlenen operasyonla akademisyenler Prof. Dr. Betül Tanbay ve Prof. Dr. Turgut Tarhanlı, Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanvekili Yiğit Ekmekçi, Yönetim Kurulu Üyesi Ali Hakan Altınay, Genel Koordinatörü Asena Günal ve film yapımcısı Çiğdem Mater ile Meltem Aslan, sivil toplum çalışanları Yiğit Aksakoğlu, Filiz Telek, Bora Sarı, Yusuf Cıvır, Ayşegül Güzel, Hande Özhabeş gözaltına alındı. Gözaltına alınan 14 kişiden 12’si ifadelerinin ardından serbest bırakılırken Yiğit Aksakoğlu tutuklandı. Osman Kavala zaten aynı soruşturma kapsamında 1 Kasım 2017’den beri tutuklu bulunuyordu.

657 SAYFALIK İDDİANAMESİ, CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN DA DAHİL 746 MÜŞTEKİSİ VAR

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi yöneticilerinden ve Taksim Dayanışması’ndan Mücella Yapıcı ve Avukat Can Atalay ile şehir plancısı Tayfun Kahraman ile Ahmet Saymadı ve Haluk Ağabeyoğlu İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde 28-30 Kasım 2018 tarihlerinde ifade verdi.
Soruşturma kapsamında 20 Şubat’ta, artık ‘FETÖ’ üyesi olmaktan aranan Akkaş’ın topladığı delillerin yer aldığı 657 sayfalık iddianame hazırlandı. 30. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen iddianame kabul edildi.
İddianamede 746 müşteki yer alıyor. Müştekilerin başını Cumhurbaşkanı Erdoğan ve 61. hükümetin bakanları çekiyor. Davada 16 sanığın ayrı ayrı 606 yıldan 2 bin 970 yıla kadar hapisleri isteniyor.

16 KİŞİYE AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET TALEBİ

İddianamede Osman Kavala, Yiğit Aksakoğlu, Ali Hakan Altınay, Mücella Yapıcı, Ayşe Pınar Alabora, Can Dündar, Çiğdem Mater, Gökçe Yılmaz, Handan Meltem Arıkan, Hanzade Hikmet Germiyanoğlu, İnanç Ekmekçi, Mehmet Ali Alabora, Mine Özerden, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Yiğit Ali Ekmekçi’nin “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme (TCK 312/2)” suçlaması ile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılması istendi.
Bu isimlere ayrıca “Mala zarar verme, nitelikli mala zarar verme, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi, ibadethanelere ve mezarlıklara zarar verme, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkında Kanuna muhalefet, nitelikli yağma (TCK 149), nitelikli yaralama (TCK 86), 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet” suçlamaları yöneltildi. 24 Haziran’da görülmeye başlanan davanın ilk duruşmasında Yiğit Aksaoğlu 221 günlük tutukluluğunun ardından tahliye edildi. Osman Kavala ise bugün itibariyle 783 gündür hapis.

AİHM HAK İHLALİ KARARI VERDİ, DERHAL ‘TAHLİYE’ DEDİ

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Osman Kavala’nın başvurusunu 10 Aralık’ta değerlendirdi ve hak ihlali kararı verdi. AİHM, Kavala’nın tutukluluğunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 5. ve 18. maddelerini ihlal ettiğine hükmetti. AİHS’in 5. maddesi başvurucunun tutukluluğunun “makul bir şüpheye dayanmadığı”, 18. maddesi ise “hukuki” değil “siyasi” sebeplere dayandığı anlamına geliyor.

KAVALA, İHLAL KARARINA RAĞMEN TAHLİYE EDİLMEDİ

AİHM kararına rağmen 24 Aralık’ta görülen Gezi davasının dördüncü duruşmasında mahkeme AİHM’in, Kavala’nın tutukluluğu için ihlal kararına ve tanık beyanlarına rağmen Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

ALİ İSMAİL’İN KATİLİ MÜDAHİL OLDU

Son duruşmada ayrıca mahkeme Gezi direnişi sırasında Eskişehir’de darbedilerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz’a ölümcül tekmeyi attığı gerekçesiyle 10 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılan polis Mevlüt Saldoğan’ın davaya müdahil olma talebini “zarar gördüğü” iddiasıyla kabul etti.
Mevlüt Saldoğan yargılandığı davada kendisini “Vurduğum kişi Ali İsmail Korkmaz değildi. Ben devletimi savundum” şeklinde savunmuştu.