Gezi Davası’nda savunma: Aynı suçtan iki yargılama olmaz

Gezi eylemlerine ilişkin tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala ile hak savunucusu Yiğit Aksakoğlu’nun da aralarında bulunduğu 16 kişinin yargılandığı dava bugün devam ediyor. Avukat Fikret İlkiz savunma yaparken savcılık tarafından hazırlanan iddianameye tepki gösterdi. İlkiz, “Biz bu iddianamenin dilini anlamadık. Ama genel felsefi duruşunuzu biz bu dille anladık” dedi.

Duruşmayı HDP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, çok sayıda konsolosluk temsilcisi ve hak savunucusu da izliyor. Tutuklu sanık Osman Kavala salonda girdiğinde izleyicilerden yoğun alkış aldı.

‘BİZ BU İDDİANAMENİN DİLİNİ ANLAMADIK’

Duruşmada ilk olarak Mücella Yapıcı, Tayfun Kahraman ve Can Atalay’ın avukatı Fikret İlkiz savunma yapmaya başladı. İlkiz, iddianameden bazı bölümler okuyarak iddianameyi eleştirdi. İlkiz şunları söyledi: “Elinizde bir soruşturma tutuyorsunuz, sonra iddianamede yazdığınıza göre, tüm delillerin ve tapelerin yeniden kıymetlendirmesi yapıldı diyorsunuz. Kim kıymetlendirdi, kim değerlendirdi. Hukuksuz dinlemler, yasa dışı dinlemelerle kurulan tuzaklar, herhangi bir şekilde, hiçbir gerçeği iddia olarak yaşamadık. FETÖ gerçeğinin ne olduğunu başından biliyorduk. Dinlemiyorlardı. O tarihlerde oralarda kalan tapeleri ve soruşturmaları alarak, izahtan vareste tutulmamak için, kıymetlendirme yaptığınızı söylüyorsunuz. Hukuken kıymetlendirme nedir? Biz bu iddianamenin dilini anlamadık. Ama genel felsefi duruşunuzu biz bu dille anladık. Duruşunu ve mantığını ise çok iyi anlamış durumdayız. Bu iddianamenin dünyasının sınırlarını gördük. Bizim dünyamızın sınırları açısından, bildiğimiz dilden konuşayım, yasalara uygun bir iddianame bizim hakkımızdır. Hukukun diliyle, insan hakları sözleşmesinin diliyle, direnmeyi bile hak olarak savunan kanunların ulaştığı noktadaki dille konuşun bizimle. O nedenle bu iddianame bizim açımızından, kıymet naşinas olarak değerlendirilecektir.”

İlkiz, daha önce yapılan Gezi yargılamasının yapıldığını ve kararın kesinleştiğini hatırlatarak, “Taksim Dayanışması Platformu’nun suç örgütü olduğunu gösterir hiçbir kanıt yoktur” dedi.

‘DEMOKLAS’İN KILICI GİBİ TUTAMAZ’

İlkiz, aynı iddialarla ilgili kesinleşmiş kararlar olması halinde yeniden yargılama yapılamayacağını belirterek şöyle devam etti, “Aynı suçtan iki yargılama yapılamaz denecektir. Tayfun Kahraman hakkında iki ‘kovuşturmaya yer olmadığı’ kararı var. İki tane kovuşturmaya yer olmadığı kararı olsa da yeni delil elde ettik diyebilirdiniz, biz bunu da gördük. Ama siz bunu bile demediniz. Yeniden kıymetlendirdik deyip geçtiniz. Eğer kovuşturmaya yer olmadığı kararı varsa ki Kahraman için var, bunları usule uygun şekilde kaldırmadığınız sürece dava açamazsınız. Yani ceza tehdidini insanların üstünde Demokles’in Kılıcı gibi tutamazsınız. Siz mahkemelerin kararlarını yok sayıyorsunuz.”

İlkiz’in ardından Can Atalay ve Tayfun Kahraman’ın avukatı Özgür Karaduman savunmasını yaptı. Karaduman, “Türkiye’nin yakın tarihi, demokratikleşme mücadelesinin yurttaşlarla devlet arasında aynı zamanda hukuk düzeyinde de gerçekleşmesinin tarihi. Bu iddianame, Türkiye’nin yakın geleceği açısından da çok önemli. 15 Temmuz gibi devletin bir dönem siyasal ortaklığını yapmış Fethullahçı çetenin darbesini tartışırken, Fethullahçı çetenin hazırladığı kıymetlendirilmiş bir iddianameyle yargılanıyoruz. Kıymetlendirilmiş iddianamesi olan ülkenin kıymetlendirilmiş siyaseti olur. Eğer siyasi iktidar gerçek anlamda Fethullahçı çete ile mücadele ettiği iddiasını taşıyorsa, bu çete tarafından hazırlanmış iddianameye kıymet vermemesi, reddetmesi gerek” dedi.

MAHKEME BAŞKANI DEĞİŞMİŞTİ

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nin başkanı Utku Ercan geçtiğimiz duruşmaya katılmamış yerine vekaleten Mehmet Başbuğ, mahkemeye başkanlık etmişti. Başkan Başbuğ, geçtiğimiz duruşmada Osman Kavala’nın tahliye edilerek ‘ev hapsine’ çıkartılması gerektiğine dair mahkeme kararına muhalefet şerhi koymuştu. Başbuğ, geçtiğimiz hafta mahkemeye başkan olarak atandı.

Davanın ilk duruşmaları 24-25 Haziran tarihinde yapılmış, sanıklar savunmalarını yapmıştı. Mahkeme, tutuklu sanık Yiğit Askakoğlu’nun tahliyesine karar vermiş, Osman Kavala’nın ise tahliye taleplerini reddetmişti.