“Gülistan’ın Dosyasını Bu Ülkenin Vicdanlı İnsanlarına Emanet Ediyorum”

Bir abla 139 gündür Türkiye’nin en yüksek güvenlikli kentinde kaybolan kardeşini arıyor. Gülistan’ın kaybolduğu haberini aldığı günden beri geldiği Dersim’den ayrılmıyor.

“Gidersem Gülistan onu aramaktan vazgeçtiğimi düşünür, gidersem onu hiç bulamam” diyor Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku.

Aylardır Valilik, Savcılık tüm kapıları arşınlıyor. Sesini duyurabildiği her mecradan, bu ülkenin vicdanlı insanlarına sesleniyor: “Sesime ses olun, kardeşim kayıplar listesine eklenmesin.”

İntihar etti deniliyor kardeşi için ama Aygül, tek bir gün bile buna inanmıyor. Ancak kardeşinin başına her ne geldiyse bilmek istiyor.

“Ceren öldürüldüğü zaman günlerce ağlamıştı”

Ailesini, kendisini, yaşamı çok seven ve  idealleri olan küçük kardeşini anlatıyor Aygül:

“Yedi kardeşiz, Gülistan evimizin en küçüğüydü ama asla şımarık bir çocuk olmadı. Hep çok olgun bir düşünce yapısına sahipti, çok özel bir çocuktu. Ailesine çok duyarlı ve sevgi doluydu. Hiçbirimizi kırmamıştır şu ana kadar.

“Özellikle kadın sorunlarına, kadın cinayetlerine aşırı hassasiyet gösterirdi. Ceren Özdemir öldürüldüğü zaman günlerce ağlamıştı. Özgecan (Aslan )öldürüldüğünde daha 15-16 yaşındaydı ama yüreği parçalanmıştı.

“Özgecan için yapılan eyleme dahi katılmıştı. ‘Bir kadın akşam sokağa çıktı diye öldürülür mü, minibüste tek olmak mıydı günahı?’ diye o küçücük yaşında sorguluyordu. Ben sormazdım bu soruları ama Gülistan o yaşında soruyordu.

“Yaşlılara, çocuklara, hayvanlara karşı aşırı duyarlıydı”

“Gülistan bütün hepimizden farklıydı. Çok kitap okur, çok film izlerdi. Toplumsal duyarlılığı çok yüksekti. Yaşlılara, çocuklara, hayvanlara karşı aşırı duyarlıydı. Bir yerde elinde poşetle bir yaşlı görse koşar elindeki poşeti alırdı. Hele çocuklara bayılırdı, dokuz yeğenim var, ben onlara dünya kadar oyuncak alırım, ama sorarsanız en çok Gülistan’ı severler.

“Bu arada Gülistan’ın en çok sevdiği yeğeninin ismi Serhat, tesadüfe bakın Gülistan’ın dosyasına bakan Savcının ismi de Serhat. Bu tesadüfün bir sebebi olmalı diyorum bazen, Gülistan’ın bulunmasına bir katkısı olsun diye dua ediyorum.

“Evdeki sütün yarısını sokaktaki kedilere götürürdü”

“İnsan kardeşleri arasında ayrım yapar mı? Gülistan benim için bütün kardeşlerimden öteydi. Bu en küçüğümüz olmasından kaynaklı değildi. Gülistan’ın beni kendine hayran bırakan özellikleri vardı. Bir gün hiç unutmam; daha kendisi çocuktu ama cebindeki parayla bir çocuğun karnını doyurmuştu.

“Evdeki sütün yarısını sokaktaki kedilere götürürdü. Köyde büyüdük, biz diğer kardeşler zorluk çektik ama Gülistan zorluk yaşamadı, buna rağmen sokakta yaşayan her canlıya aşırı duyarlıydı, ezilen her insanla empati kurardı.

“Böyle bir insanın intihar edebileceğini düşünmüyorum. Gülistan duygu yüklü ama bir o kadar güçlü bir insandı. Kendisini çok severdi, hayatı severdi, hayattan keyif almayı bilirdi. Aşka ve erkeklere de farklı bakardı, gençti ama bir erkeğin üzerinde tahakküm kurmasına ya da kıskançlığına boyun eğmeyi kabul etmezdi.

“Kreş açma hayali vardı”

“İdealistti, aşkı güzel yaşayan ama aşık olduğunda depresif olan biri değildi. Hayatı dolu dolu yaşardı. İleri de bir gün anneme ev alma hayali vardı mesela. Bir gün bir kreş açma hayali vardı.

“139 gündür Dersim’de gördüğüm her genç kıza Gülistan diye koşuyorum. Herkesin yüzünde Gülistan’ı görüyorum. Bazen koşup sesleniyorum, sonra o değil diye oturup ağlıyorum. Kardeşimi öyle çok özledim ki, dirisine kavuşamayacaksam bile ölüsüne doyasıya sarılayım.

“Bir mezarına razıyım”

“Bunları söylemek akıl alır gibi değil ama bir ömür kayıp olarak kalmasındansa bir mezarına razıyım. Toprağa sarılmaya bile razıyım. Bir yeri var bilirim. Benim annemin ve babamın gecesi gündüzü kalmadı. Babamı hayatımda ilk defa ağlarken gördüm.

“Vali, barajın boşaltılması için Ankara’ya yazı gönderdiğini söyledi fakat henüz cevap gelmemiş. 139 gündür evime gitmedim. 139 gündür Türkiye’nin en güvenli olduğu ifade edilen kentinde kaybolan kardeşimi arıyorum.

“Gülistan, pırıl pırıl, insanlar arasında din dil ırk insan ayrımı yapmayan genç bir insandı, ben de Gülistan’ın dosyasını din, dil, ırk, kimlik ayrımı yapmayan herkese, bu ülkenin vicdanlı insanlarına  emanet ediyorum.Gülistan’ı dosyasına bakan heyete sesleniyorum: Gülistan’ı kendi evlerindeki bir çocuk olarak görsünler.”