Hak örgütleri : “12 Eylül yeni biçimlerle devam ediyor”

Hak örgütleri 12 Eylül darbesinin 39. Yıldönümünde yaptıkları açıklamada, “12 Eylül’e de, devamı olan OHAL’e de, OHAL’i ve 12 Eylül’ü süreklileştiren bugünkü yasal düzenlemelere ve iktidar politikalarına da hayır” dedi.

Sekiz hak örgütü bugün, 12 Eylül darbesinin sabah 03.00’de duyurulduğu Harbiye’deki TRT Radyosu binası önünde ortak basın açıklaması yaptı.

39. Yıldönümündeki 12 Eylül darbesiyle ilgili açıklamada, “Darbelere hayır! Demokrasi, insan hakları, barış hemen şimdi!” dendi.

“Son torba yasa OHAL’i olağanlaştırdı”

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, Sosyal Demokrasi Vakfı (SODEV), Yakınları Kaybolan Ailelerle Yardımlaşma Ve Dayanışma Derneği (YAKAY DER), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), 78’liler Girişimi, Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM), Emekliler Dayanışma Sendikası, Hak İnisiyatifi Derneği İstanbul Temsilciliği’nin ortak açıklaması özetle şöyle:

“Üzerinden tam 39 yıl geçti. 82 tarihli darbe anayasası halen yürürlükte ve darbe anayasası ile hayatımıza sokulan darbe kurumları halen iş başında.

“12 Eylül darbesine karşı olmakla övünen, kısmi anayasa değişikliklerine imza atan ve 12 Eylül’ü tamamen ortadan kaldıracağını söyleyen Ak Parti iktidarı ise; 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında ilan ettiği ve iki yıl süren OHAL ile 12 Eylül’ü daha da pekiştirdi.

“OHAL döneminde çıkarılan Kanun Hükmümde kararnamelerin Meclis tarafından onaylanarak yasalaşması, 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan Anayasa değişikliğinin 24 Haziran 2018 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra yürürlüğe giren maddeleri ve 31 Temmuz tarihinde yürürlüğe giren 7145 sayılı torba kanun ile OHAL’i ve darbe koşullarını süreklileştirdi.

“Bu kanunun gerekçesinde; OHAL’in hükümete sağladığı olağanüstü yetkiler ile hak ve özgürlükler üzerindeki baskının OHAL koşullarında olduğu gibi devamını sağlamak gayesi güdüldüğü açık olarak yer aldı.

“Temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunan, kullanılamaz hale getiren, yaşam hakkı, işkence yasağı gibi temel haklara tehdit oluşturan bu yasa OHAL’i olağanlaştırdı ve iktidara bu kez yasa yoluyla kontrolsüz bir güç sağladı. Bu kontrolsüz güçle desteklenen iktidar bu gün, idam cezasını geri getirmeyi vaat ediyor.”

“İktidarı, darbelere karşı olduğunu kanıtlamaya çağırıyoruz”

Açıklamada, bu yasa sonrası getirilen uygulamalara da şu örnekler verildi:

“Galatasaray Meydanı’nda oturan Cumartesi Annelerinin eylemi 700. haftasında yasaklandı. Halen, Galatasaray Meydanı da dahil meydanlar insan hakları savunucularına, kayıp yakınlarına, adalet arayan ailelere dahi yasak.

“Bu süreçte, idari ve yargısal kararlarla toplumun tüm kesimleri baskı altına alındı. İşkence vakalarını artırdığı, yasa ve anayasaya aykırı olduğu bilinmesine rağmen 12 güne varan uzun gözaltı süresi uygulaması devam ediyor.

“İdari kararlarla ve güvenlik soruşturması sonucunda işten atılmalar devam ederken, ihraç edilenlerin eski görevlerine dönme, uğradıkları haksızlıklara karşı tazminat talep etme hakları yok.

“Hapishanelerde yaşanan sorunlar devasa boyutlara ulaştı ve can kayıpları arttı. İdarelerinin engelleme çabasına rağmen hapishanelerden derneğimize yapılan başvurularda yüzde 300’ varan bir artış söz konusu.

“80’lerden, 2019’a kaçırılma vakalarında kullanılan araçlar beyaz toroslardan siyah transporterlara değişim göstermiş olsa da kaçırılma biçimleri, alıkonulma yerleri, uygulanan işkence yöntemleri neredeyse aynı. Yapılan açıklamalara göre son 3 yılda toplam 27 kişinin ailesi  gözaltında kayıp iddiası ile yetkili makamlara başvuru yaptı.

“Diyarbakır, Van ve Mardin belediyelerine hukuki dayanaktan yoksun siyasi kararlarla kayyum atanarak, seçme- seçilme hakkı ve seçmen iradesi gasp edildi. Haksız yere tutuklanan milletvekilleri ve belediye başkanları halen tutuklu.

“Basın ve internet yasakları, gazetecilere yönelik baskılar devam ediyor. Halen, gazeteci tutuklayan ülkeler arasında birinci sıradayız.”

Hak örgütleri, darbeleri önlemek için şunların yapılması gerektiğini ifade etti:

“Darbe kurumlarını kapatmak, darbecileri ve bu vesile ile işlenen her tür suçu cezalandırmak, hak ve özgürlükleri evrensel ölçülerde genişletmek, baskıdan kurtarmak, demokratik ve özgürlükleri esas alan bir anayasa yapılması, hak ihlallerine neden olan yasaların ve sonuçlarının kaldırılması, demokratikleşme yanında barışı sağlamak ve kurumsallaştırmak…”

“İktidarı, 12 Eylül’e ve darbelere karşı olduğunu kanıtlamaya çağırıyoruz. Her tür darbeye karşı olan biz insan hakları savunucuları; 12 Eylül’e de, devamı olan OHAL’e de OHAL’i ve 12 Eylül’ü süreklileştiren bu günkü yasal düzenlemelere ve iktidar politikalarına da hayır diyoruz.”