Hasta tutuklulara düşman hukuku uygulanılıyor

Hasta tutuklulara düşman hukuku uygulanılıyor

HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, “Hasta tutuklulara düşman hukuku uygulanılıyor. Türkiye’de idam cezası yok ama fiili bir şekilde sürdürülüyor. İnsanlar ölünceye kadar cezaevinde tutuluyor” dedi.

Hapishanelerde bulunan hasta tutukluların durumu her geçen gün daha kötüye gidiyor. İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkezi Hapishaneler Komisyonu’nun hasta tutuklulara dair raporuna göre; son 17 yılda 3 bin 500 hasta tutuklu yaşamını yitirdi, hapishanelerde 458’i ağır olmak üzere bin 334 hasta tutuklu var. Hasta tutukluların durumuna değinen Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Sözcüsü, Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, devletin hasta tutuklular konusunda duyarsız olduğunu ve hasta tutuklulara karşı düşman hukukunu uygulandığını söyledi.

“İdam cezası fiili bir şekilde sürdürülüyor”

AKP’nin Kürt sorununda çözümsüz yaklaşımıyla beraber hapishanede bulunan hasta tutukluların ağırlaşan durumuna kayıtsız kaldığını belirten Başaran, “Son dönem hapishanede hasta olan arkadaşlarımız, tedavileri hapishanede yapılmayacak durumda olmasına rağmen tahliye edilmiyor ve hayatını kaybediyorlar. Bunun en yakın örneği Emine Aslan Aydoğan’dır. Bu bir örnekti. Aslında bunun gibi birçok örnek sayabiliriz. Eski il eşbaşkanlarımız, il yöneticilerimiz ve parti çalışanlarımız maalesef bu uygulamalarla yüz yüze kalıp, yaşamlarını cezaevlerinde yitiriyorlar. Hasta tutuklulara düşman hukuku uygulanılıyor. Türkiye’de idam cezası yok ama fiili bir şekilde sürdürülüyor. İnsanlar ölünceye kadar hapishanede tutuluyor” diye konuştu.

“Toplumdaki sessizlik var oldukça ölümler artacak”

Hasta tutukluların hastanelerde kelepçeli bir şekilde tedavi edilmesine tepki gösteren Başaran, “Hasta tutuklular kelepçeli bir şekilde bağlı oldukları hastane yataklarda can veriyor. Bu insani değil. Bunun onursuzlaştırma siyaseti olduğunu çok iyi biliyoruz. Tutukluların sağlık ve yaşam hakları ellerinden alınarak, ölümlere göz yumuluyor. Mecliste, eylem ve etkinliklerimizde sesini ulaştırmayan dört duvar arasındaki hasta tutsakların sesini duyurmak için çok çaba sarf ediyoruz. Tabi ki de yeterli değil. Maalesef toplumdaki sessizlik var oldukça ölümler artacak” dedi.

“Hasta tutuklu meselesinde topyekûn sesimizi yükseltmeliyiz”

Hapishanelerde yaşamını yitirenlerin, dini vecibelerinin yerine getirilmesine izin verilmediğini kaydeden Başaran, cezaevinde yaşamını yitirdikten sonra, dışarıda cenaze merasimine ve taziye kurulmasına izin verilmemesine tepki gösterdi. İnsan onurunu yok sayan uygulamalara karşı herkesin ses çıkarması gerektiğini belirten Başaran, şunları söyledi: “İnsan onuru ve yaşam hakkını yok sayan, bir esaret koşullunda tutup esir muamelesi yapıp düşman hukuku uygulamalarına karşı vicdan sahibi herkesin buna ses çıkarması gerekiyor. Hasta tutuklu meselesinde topyekûn sesimizi yükseltmeliyiz.”