Hayallerimizin peşinde… – İhsan Hacıbektaşoğlu

İnsanı diğer canlılardan farklı kılan şey hayalleridir…

Ve insan kurduğu bütün hayalleri gerçekleştirmiştir. Hayallerinin peşine koşanlar ise gerçek tarihi yazanlar oldular.

Hayallerimizi güçlü kılan ise maddi yaşamda gerçekleştirilebilir olabilmeleridir. Ayrıca hayallerimiz herkesi kapsayabilmelidir.

Haydi şimdi bu karanlık günlerde kuralım hayallerimizi. Öyle ya kim pranga vurabilir onlara…
Bir varmış bir yokmuş diye başlayalım dilerseniz sözlerimize.

Bir ülke varmış dünyanın tam merkezinde. Geri kalan ikiyüz ülkeden farklıymış bu ülke.

Orada ne krallar varmış, ne de zenginler. Bilmezmiş o ülkenin halkı böyle şeyleri. Ne demek kral, ne demek efendi.

O ülkede insanlar sadece kendi ihtiyaçları kadar üretir ve ürettiklerini eşitçe bölüşürmüş. Ne aç kalan varmış o ülkede nede açıkta kalan.

Aslolan insanmış o ülkede. Ama insan doğanın efendisi değilmiş. Sadece tüm canlı yaşamın bir parçası olarak ele alınırmış insan. Börtü böceğin bile yaşama hakkına saygı duyulurmuş. Çünkü bilirlermiş ki diğer canlılar olmazsa insan da yok olurmuş tez zamanda.

“Bu benim malım” demek en büyük ahlaksızlıkmış düşler ülkesinde. Çok eskiden yaşamış bir hayalperestin sözü asılı dururmuş her yerde… Yarin yanağından gayri her şey ortaktır.

Çocuklarının yanakları al, neşeleri bol, mutlulukları sonsuzmuş. Ne bir hurafeye yer varmış zihinlerinde ne de küçücük bir korkuya esir edilmemiş taptaze bellekleri.

Kadınlar en önde üretirmiş yaşamı. Başat, güçlü ve lideriymiş kadınlar düşler ülkesinin. Sözlerine söz söylenmezmiş, söylenemezmiş asla.

Bilimle yönetilirmiş ülke.

Tepeden tırnağa örgütlüymüş düşler ülkesi. Sokak sokak, cadde cadde…

Tüm üretim alanları ortak kararlarla yönetilirmiş eşitçe. Yönetmek bir ayrıcalık değilmiş. Olsa olsa gönüllü bir hizmet olarak algılanırmış.

Ümidin düşmanlarına, akarsuyun, meyve çağında ağacın, serpilip gelişen hayatın düşmanlarına yer yokmuş düşler ülkesinde.

Ve düşler ülkesinde, dolaşıyordu elini kolunu sallaya sallaya, dolaşıyordu en şanlı elbisesiyle, işçi tulumuyla hürriyet.

Haydi bitirelim güzel hayalimizi dostlar. Yüzleşelim gerçeklerle.

Soruyorum size, böyle bir ülkede virüs ne yapabilir insanlara.

Yine soruyorum sizlere, sizce imkânsız mı bu hayali gerçekleştirmek.

Ve yine soruyorum sizlere! Kutsal bir iş değil midir böyle bir hayalin peşinde koşarken yaşamak ya da ölmek…