İSİG: “COVID-19 kaynaklı 52 iş cinayeti yaşandı”

Salgın döneminde en az 52 işçi, COVID-19 nedenli olarak iş cinayetinde yaşamını yitirdi. 159 işyerinde 855 işçiye COVID-19 pozitif tanısı koyulurken, 251 işyerinde işçi sağlığı ve iş güvenliğine yönelik ihlaller belirlendi

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), COVID-19 Salgını Döneminde İşçi Sağlığı ve Güvenliği Raporu’nu açıkladı. Rapora göre, en az 52 işçi, COVID-19 nedenli olarak iş cinayetinde yaşamını yitirdi. 159 işyerinde 855 işçiye COVID-19 pozitif tanısı koyulurken, 251 işyerinde işçi sağlığı ve iş güvenliğine yönelik ihlaller belirlendi.

Raporun girişinde İstanbul Galataport Şantiyesi’nde çalışırken kalp krizi geçirip (şüpheli Covid-19 olarak belirtilen) hayatını kaybeden inşaat işçisi, Dev Yapı-İş Avrupa Yakası Sorumlusu ve İSİG emektarı 33 yaşındaki Hasan Oğuz anılırken, şu ifadelere yer verildi:

“İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi olarak, iş cinayetlerini raporlandırma sürecinde olduğu üzere, Covid-19 pandemisinin ilk günlerinden itibaren sermaye birikimi uğruna işçi sınıfını hastalık ve işsizlik arasında “tercihe” zorlayan politikaları, işyerlerinde alınmayan önlemleri, virüs kaynaklı işçi ölümleri ve işyerlerindeki vakaları yakından takip ediyoruz.”

En fazla ölüm İstanbul’da

Raporda iş cinayeti gerçekleşen iller ve hayatını kaybeden işçilerin çalıştığı işkolları ayrıntılı bir biçimde aktarıldı. Buna göre, en fazla iş cinayetinin gerçekleştiği şehir, 29 ile İstanbul olurken, en fazla ölümün gerçekleştiği işkolu 15 ile ticaret/büro işkolu oldu.

Patronlar salgını fırsat olarak değerlendirdi

Salgın sürecinin yalnızca işçi sağlığı ve iş güvenliği üzerinde değil emeğin hakları üzerinde de büyük erezyona neden olduğu belirtilen raporda 81 işyerinde işten çıkarmalar, 303 işyerinde ise ücretsiz izin dayatmasının uygulandığı kaydedildi. Patronların, salgın krizini işgücü maliyetlerini düşürmek için fırsat olarak gördüğünün altı çizildi. Bu süreçte kronik rahatsızlığı veya yaşı sebebiyle risk altında bulunan işçiler, ücretsiz izin dayatmasını kabul etmeyen işçiler, işyerinde alınmayan önlemlere itiraz eden ya da ücretli izin talebinde bulunan işçiler ve altı aydan az süredir çalışan işçiler hiçbir haklarını vermeden işten çıkarıldı.

“Yaşamak ve yaşatmak için çalışmaktan kaçınma en meşru haktır”

Raporun sonuç kısmında şu ifadelere yer verildi:

“Salgının ilk bir ayında iktidarın ve sermayenin üretimi sürdürme ısrarına karşın, Türkiye’nin çeşitli yerlerinden işçiler, alınmayan işçi sağlığı ve güvenliği önlemleri, işyerinde Covid-19 vakası görülmesine rağmen üretimin devam etmesi ve salgın sürecini bahane edilerek yapılan ihlal ve kuralsızlıklara karşı eylemler düzenlemiş, “çalışmaktan kaçınma hakkı”nı kullanarak üretimi durdurmuştur.

Salgının ilk ayında tespit edebildiğimiz 30 işyerinde işçi eylemleri ya da üretimi durdurma gerçekleşmiş, bu eylemler sonucu bazı işyerlerinde patronlar geri adım atmış ve üretime ara verilmiş, önlemler alınmış ya da ücretler ödenmiştir.

İşyerlerinde Covid-19 tespit edilmesi sonrası üretimi durduran Gebze’de Sarkuysan, Tuzla’da Valfsan, Antep’te Melike Tekstil, Çerkezköy’de Eaton fabrikası, İstanbul Sanel Sanayi Elektronik fabrikası ve İzmir’de Akar Tekstil işçilerini;

Koronavirüse karşı alınmayan önlemler sebebiyle iş bırakan İstanbul’daki Galataport, Zeytinburnu Büyükyalı, Emaar, Turkuaz Medya Alibeyköy, Taksim AKM şantiyeleri, TOKİ’nin Kars ve Bursa şantiyeleri, Muş Alparslan-2 Barajı şantiyesi, Limak Holding’in yürüttüğü Kuveyt Havalimanı şantiyesi, Kolin İnşaat’ın Kuzey Marmara Otoyolu şantiyesi, Gaziantep Şehir Hastanesi şantiyesi işçilerini;

Yaşamak için alınması gereken önlemleri açıklayarak patronları protesto eden, iş bırakan İzmir Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi İSKİ ve İGDAŞ, İzmir Büyükşehir Belediyesi Katı Atık Birimi, Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası, PTT işçileri, ETİ Maden Genel Müdürlüğü, İbn-i Sina Hastanesi, Adana Balcalı Devlet Hastanesi ve Mağusa Limanı işçilerini;

Ve tabii ki Türkiye’nin dört bir yanındaki sağlık işçilerini selamlıyoruz…”