İSİG İzmir Temsilcisi: İşten atmalar yasaklansın, faturalar ertelensin

İzmir İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi temsilcisi Mustafa Güven, hükümetin acilen koronavirüse ilişkin işçilere yönelik politika yürütmesi gerektiğini ifade etti

Dünya genelinde binlerce insanın ölümüne neden olan koronavirüs (Kovid-19) Türkiye’de hızla yayılıyor. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın koronavirüs salgının sermaye yatırımları üzerindeki etkilerini azaltmak için 100 milyar liralık bir kaynak ayırması ancak açıklanan pakette işçilere yönelik adım bulunmaması eleştirilere neden oldu.
Koronavirüsü işçi sağlı ve iş güvenliği kapsamında değerlendiren İzmir İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi temsilcisi Mustafa Güven, “Sermayeyi koruyan hükümet, hızlıca işçileri, işsizleri, yoksulları bu salgından koruyacak bir politika yürütmeli” dedi.
‘İşten atmalar yasaklanmalı’
İşsizler ve şu an çalışmak zorunda olan işçiler için, küçük esnaf için ciddi bir kriz önlem paketinin alınması gerektiğini vurgulayan Güven, “İşçilere çalışmayın diyorlar ama öte yandan yıllık izinleri gasp etmek istiyorlar. Zorunlu hizmetler dışındaki tüm çalışma alanları durdurulmalı ve bu süre yıllık izinlerden kesilmemeli. Sermaye sınıfının korunduğunu görüyoruz ama böylesi bir durumda bile salgının fırsat bilerek haksız şekilde işten atmalar sürüyor. Hükümet bunu bir an önce yasaklamalıdır” dedi.
‘İşsizllik fonu tüm işsizlere dağıtılsın’
Koronavirüsten dolayı ekonomik kayıpların yaşandığına da değinen Güven, Türkiye’de yaşanan vergi adaletsizliğine dikkat çekerek bunun için de servet vergisinin getirilmesi gerektiğini ifade etti.
 “İşsizlerin korunması için şart aranmadan tümüne işsizlik fonu açılmalı” diyen Güven,  devlet bütçesinin açlık sınırının altında yaşayan insanlara açılması gerektiğini vurguladı.  İnsanların evde kalabilmesi için gıda ve hijyen malzemelerinin ücretsiz olarak dağıtılması gerektiğini vurgulayan Güven, “Bunun için devlet bütçesi kullanılmalı. Seçimlerde yoksul halka verilen makarnaların, kömürlerin asıl şimdi dağıtılması gerekiyor. Düzenli olarak ödenen tüm faturaların kalkması gerekiyor. Cep telefon faturası da dahil olmak üzere su, elektrik, doğalgaz gibi tüm hizmetler ücretsiz bir şekilde sağlanmalıdır. Kredi kartı ve benzeri borç ödemeleri de bu süreç sonlanana kadar ertelenmeli” diye belirtti.
‘Özel hastaneler kamu hizmeti vermeli’
Salgın nedeniyle hastanelere gidemeyen yurttaşların mağdur olduğunu belirten Güven, “Bu süreçte devlet hastaneleri yetersiz ise özel hastaneler hizmet vermeli. Devlet özel hastaneleri bu yönde kullanmalı, kamusal hizmet verecek şekilde yönetmeli. Bir diğer önemli konu da koronavirüsü testlerinin yaygınlaşmaması. Sayısı her geçen gün artan vakalar olurken hala test yapılmıyor olması çok tehlikeli” diye kaydetti.
Ortak mücadele hattı kurulmalı
Salgının ne kadar süreceğinin belli olmadığının altını çizen Güven, sürecin hükümet ve işverenler tarafından işçi ve emekçilerin aleyhine kullanabileceğine işaret etti.
Bu duruma karşı ortak mücadelenin önemine vurgu yapan Güven sözlerini şöyle sonlandırdı: “Koronovirüsü ile mücadele edilirken, halkın sağlığı korunmaya çalışırken, ekonomik ve sosyal olarak hak kayıplarının yaşanmaması için sendikalar, meslek odaları, siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri bir araya gelerek bir mücadele zemini oturtmalıdır. Türkiye’de hali hazırda zaten bir kriz vardı, bu dönmem de daha da derinleşecek. Bunu fırsata çevirmelerine izin vermemek gerekiyor.”