Ismarlama enflasyon hesabına, görünümündeki orta oyununa, hayat pahalılığına hayır”

KESK, DİSK, TMMOB, TTB ve ASMMO Ulus Meydanı’nda yaptığı basın açıklamasıyla yaklaşmakta olan toplu görüşmelere ilişkin taleplerini açıkladı.

KESK, DİSK, TMMOB, TTB ve ASMMO 1 Ağustos 2019’da 2020-2021 dönemini kapsayan ve 3 milyon kamu emekçisi ile 2 milyon kamu emekçisi emeklisini yakından ilgilendiren toplu görüşmeye ilişkin Ulus Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamayı KESK Ankara Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Nusret Sulkalar okudu.

Sulkalar 2012’den bu yana dört kere yapılmış olan toplu görüşmelerin “danışıklı dövüş” olduğunu ve emekçinin hiçbir talebini karşılamadığını söyledi. Sulkalar, ekonomik krizin yarattığı yıkımın her geçen gün arttığına, OHAL döneminde çıkarılan KHK’lerin ve bunların kalıcı hale getirildiği düzenlemelerin kamu emekçisini daha güvencesiz bir hale sürüklediğini belirtti.

Kamu emekçisinin maaşının her geçen gün erdiğine dikkat çeken Sulkalar, “Hedeflenen enflasyon oranlarına,  hatta bazen bunun bile altındaki rakamlara imza atanların ‘tarihi başarıları’ sayesinde maaşlarımız her yıl açlık sınırına daha fazla yaklaşmıştır” dedi.

“TÜİK, krizin faturasını emekçi kesimlere yıkmanın bir aracı haline getirilmiştir” diyen Sulkalar, neredeyse her şeye zam gelirken bu zamların TÜİK’in resmi enflasyon verilerine doğru bir şekilde yansıtılmadığını kaydetti.

“Sefalet artışını ‘müjde’ diye yutturmaya çalışanları kınıyoruz”

Sulkalar, medyada “memura üç zam birden” diye yansıtılan haberlere ilişkin şunları söyledi:

Buna karşın maaşlarımızda %5’lik “toplu sözleşme” zammını, %1,01’lik enflasyon farkını, iki günlük bebek bezi almaya yetmeyen çocuk yardımının üç beş kuruş artırılmasını ‘memura üç zam birden’ diye sunanları, en düşük maaşı hesap oyunları ile 650 – 700 TL fazla gösterenleri, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyeliğine atananların maaşlarında  %40 zam yapılmasını görmeyip bizim maaşlarımızdaki sefalet artışını “müjde” diye yutturmaya çalışanları buradan kınıyoruz.

“Maaş artışlarımız daha cebimize girmeden vergi olarak kesildi”

Vergi adaletsizliğinin bugün daha yakıcı bir şekilde yaşandığını belirten Sulkalar, “Dün zamlı maaşlarını alan kamu emekçilerinden önemli bir bölümü daha ikinci vergi dilimine girmiştir. Yani maaş artışlarımız daha cebimize girmeden gelir vergi olarak kesilmiştir” dedi.

Sulkalar, kamu emekçilerinin taleplerini şöyle sıraladı:

  • Grevli toplu sözleşme ve örgütlenme özgürlüğü istiyoruz!
  • İnsanca Yaşanabilir Bir Ücret İstiyoruz! Bugün dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 6 bin 750 TL’yi aşmıştır. En düşük ücrette bu yoksulluk sınırının temel alınmasını, eşi çalışmayan iki çocuklu en düşük maaşı alan kamu emekçisinin maaşının buna göre artırılmasını, eş ve çocuk, kira, yakacak, yemek ve ulaşım yardımları ile cebine giren paranın yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmasını, tüm kamu emekçilerinin maaşlarının bu durum gözetilerek artırılmasını istiyoruz.
  • Sözleşmeli, taşeron, ücretli, vekil gibi hür türlü güvencesiz istihdama son verilmesini, tüm kamu emekçilerinin güvenceli-kadrolu istihdam edilmesini,
  • Asgari ücretin vergi dışı bırakılmasını, maaşlarımızın asgari ücret tutarını aşan kısmı için gelir vergisinin ilk dilim olan %15 oranın uygulanmasını,
  • Tüm lisans ve ön lisans mezunu kamu emekçilerinin ek göstergesinin 3600’e çıkarılmasını, bunun dışında kalan kamu emekçilerinin mevcut ek göstergelerinin 800’er puan artırılmasını,
  • Yardımcı Hizmetler Sınıfında çalışanların öğrenim durumlarına göre diğer hizmet sınıflarına sınavsız atanmalarını, ek gösterge konusunda en mağdur kesim olan Yardımcı hizmetlilere ek gösterge cetveli çıkarılmasını,
  • Hangi ad altında olursa olsun tüm ek ödemelerin emekliliğe yansıtılmasını, mevcut emekli maaşlarının artırılmasını, Emeklilikte Yaşa Takılma (EYT) haksızlığına son verilmesini,
  • İşe almada ve görevde yükselmede, unvan değişikliğinde mülakatın güvenlik soruşturması arşiv kaydı araştırmasının kaldırılmasını,
  • Mahkeme kararı olmadan, hukuksuz bir şekilde KHK ile ihraç edilen tüm kamu emekçilerinin görevlerine iade edilmesini,
  • 0-6 yaş grubundaki çocuklarımız için tüm kamu kurumlarında tam gün hizmet veren ücretsiz kreşler açılmasını,
  • Maaşlarımızdan isteğimiz dışında %3 kesinti yapmaya dayalı zorunlu BES sistemine son verilmesini,
  • Kadınların sürekli ve güvenceli işlerde istihdamının sağlanmasını, ayrımcılığın son bulmasını istiyoruz.

“Haklarımızın peşkeş çekilmesini hep beraber engelleyelim”

Sulkalar, son olarak şunları söyledi:

Buradan tüm kamu emekçilerine ve emeklilerine seslenerek sözlerimize son veriyoruz. Sevgili kamu emekçileri, sevgili emeklilerimiz biliyoruz içinde bulunduğumuz tablo oldukça karanlık. Unutmayalım bu karanlığa alışmak, tepkisiz kalmak kanıksamayı ve kabullenmeyi de beraberinde getirir. Her şeye rağmen bu karanlık tabloya alışmamak, umudumuzu diri tutmak bizim elimizde.

Konfederasyonumuz KESK’in toplu sözleşme teklifi sadece hükümete sunulmuş bir teklif değildir. Sendikalı sendikasız tüm kamu emekçilerine sunulmuş insanca yaşam, güvenceli iş ve güvenli gelecek teklifidir.

Gelin taleplerimize birlikte sahip çıkalım, haklarımızın peşkeş çekilmesini hep beraber engelleyelim.