‘İyilik Minibüsü’ şoförü Mehmet Şirin Çiçek: Aracımın kapısı sadece yolcu için açılmıyor, sevgiye, merhamete, iyiliğe açılıyor

İyilik Minibüsü Mehmet Şirin Çiçek

Zeytinburnu  – Bakırköy hattında ‘İyilik Minibüsü’ şoförü Mehmet Şirin Çiçek ile röportaj yaptık. Derneklerden, demokratik kitle örgütlerinden, belediyelerden destek bekleyen Mehmet Şirin Çiçek, bütün toplu taşıma araçlarında çocuk, kadın, hayvan haklarıyla ilgili afişlerin yer alması gerektiğini söyledi. Şiddetin, tacizin çok sık yaşandığı bu dünyada bir toplu taşıma aracıyla da neler yapılabileceğinin örneği oldu.

#İyilikMinibüsü

‘Bu araca binip de gerçekten kalbi kıpırdamayan hiçbir insan yoktur’

– Duyarlılığınızı nasıl oluşturdunuz? Bu alana nasıl taşıdınız?

Her şeyden önce ben bir babayım. 3 tane çocuğum var. Dünyanın neresinde olsun, yaşanan acı olaylara karşı kendimi sorumlu hissediyorum. Kendimi vicdanlı, merhametli bir insan, kadın, çocuk ve hayvan savunucu olarak görüyorum. Ben minibüs şoförüyüm ve en büyük avantajım bu araca her gün yüzlerce insanın binmesi. Bir insan olarak duyarlılık çalışması başlattım. En başta aracıma çocuk istismarlarıyla ilgili stickerlar yapıştırmaya başladım. Bu ilgi görünce kadın yolcularımız “Kaptan, bizimle ilgili de bir şeyler olamaz mı?” diye sorunca yavaş yavaş kadınlarımızla ilgili bazı sloganlar yapıştırmaya başladım. Sonrasında sokaktaki canlarımızla ilgili sloganlar yapıştırmaya başladım ve bu afişler çocuk işçiliğinden, otizmli, lösemili, engelli kardeşlerimize; aklınıza gelebilecek bütün günümüz Türkiye’sinde ve dünyamızda yaşana olaylar ile ilgili her türlü afiş benim aracımda var. Aracımın kapısı sadece yolcu için açılmıyor, sevgiye, merhamete, iyiliğe açılıyor.

Ben bir minibüs şoförü olarak eminin ki yolcularıma bu tür konularda bir şeyler anlatmaya çalışmışımdır. Bu araca binip de gerçekten kalbi kıpırdamayan hiçbir insan yoktur. İyilik ve sevgi dolu ekmek teknem olan “İyilik Minibüsü”mün her yere yayılmasını istiyorum. Bu konuda herkesin; bütün kadınlarımızın, derneklerimizin, annelerimizin, babalarımızın; kendini bu dünyada sorunlara, sıkıntılara, bütün çocuklara, hayvanlara sorumlu hisseden bütün insanlardan destek bekliyorum.

Bu dünyada yaşıyorsak yaşanan bütün olumsuzluklar hepimizin sorunudur, bu unutulmamalı’

– Aracınızda sokak hayvanları için mamaya dönüşen su satışı fikri nasıl ortaya çıktı ve nasıl hayata geçirdiniz?

Bu sosyal mesajları yolcularımıza verirken beni etkileyen bir konu oldu; bir gün arabamda otururken, aracımın da kapısı açıkken bir baktım, bir kedi arabaya binmiş, gelmiş buraya miyavlıyor. Gittim, marketten salam aldım, geldim doyurdum karnını. Sonra “ne yapabilirim, sokak hayvanları için bir şey yapmam gerek” dedim kendi kendime. En başta kendi maaşım bir kısmı ve patronum sağ olsun aracın kazancının bir kısmı ile sokak hayvanlarına mama almaya başladık. Daha sonra daha fazla sokak hayvanına ulaşmak için ayırdığımız paranın bir kısmı ile su aldım. Bu suları yolcularıma satmaya başladım; 50 tane sokak hayvanını beslerken bu 100’e, belki 100’ün üzerine çıktı. Daha sonrasında 2 tane çocuğumuzun eğitim masrafını karşılama başladım ve ileriki zamanlarda engelli kardeşlerimiz için akülü araba bağışlayacağım. “Daha fazla ne yapabilirim” diye çalışacağım.

Bu dünyada yaşıyorsak yaşanan bütün olumsuzluklar hepimizin sorunudur, bu unutulmamalı. Ben bu araçta yaşanan sorunları insan unutmasın istiyorum. Herkes bindiği zaman kadına şiddeti de görsün. Emine Bulut’lar, Ceren Özdemir’ler, Mersin’de vahşice katledilen Özgecan kardeşimiz, Leyla kızımız, bir sürü çocuğumuz; bunlar unutulmasın. Vahşice, akla mantığa sığmayacak şekilde vahşiliğe uğradılar, bunların unutulmasını istemiyorum. Bunlar toplumun sorunudur, bencilce davranmamalıyız. Ben toplumun kadın hakları, çocuk hakları, hayvan hakları konusunda bilinçlenmesini isteyen bir minibüs şoförüyüm.

Günümüz dünyasında biz toplu taşıma şoförlerinin insanların gözünce biraz kötü bir imajı var; ben bu kötü imajı yıkmak istiyorum.  Herkesin desteğini bekliyorum. Toplu taşıma araçlarında böyle farkındalık yaratalım. Kadın hakları ile ilgili bir köşemiz olsun, çocuk hakları ile ilgili bir köşemiz olsun, hayvan hakları ile ilgili bir köşemiz olsun. Sadece İstanbul’da milyonlarca insan toplu taşıma araçlarını kullanıyor. İnsanlar kadın, çocuk ve hayvan hakları konusunda bilinçlensin.

‘Eğer ki bir çocuğun canı yanıyorsa, yere düştüğü için, ayağı çizildiği için yansın’

– Sürekli taciz tedirginliği ile yaşayan kadınların minibüsünüze bindiğinde tepkisi nasıl oluyor?

Bu araçta kadınlarla ilgili herhangi bir sorunun yaşanması bence imkansız bir şey. Ben bir şoför olarak kadınlarımızın abisiyim, kardeşiyim. Kadınlar benim annem, kız kardeşim. Bu araçtaki kadınlarımızın her türlü sıkıntısı benim himayem altında. Burada hiçbir olumsuz şey yaşanmaz ve bu günden sonra da zaten böyle bir araca binen bir insanın kötü niyeti varsa, bence o kötü niyet üzerinden gidiyordur. Caydırıcılığı var. Bu araca her tür insan biniyor. Kötü insan da biniyor. Benim kanaatim caydırıcı bir sosyal proje olması.

Kızlarımız korkmasın, korkmadan gezebilsin diye çabamız. Kadınlarımız korkmadan sokaklarda gezebilsin, evine gidebilsin. Kimse kimsenin giyimine kuşamına karışamaz. Yok “mini etek giydi” yok “gecenin bu saatinde ne işin vardı burada” diyemez. Kadınlar istediği saatte çıkıp gezebilir, kadınlar özgür olmalıdır. Toplumda kadının yeri en baş köşede olması gerekiyor. Bana göre kadınsız bir toplum yok olmaya mahkumdur. Hele en son Ceren Özdemir olayı beni derinden etkiledi; bir genç kız rahat rahat evine gidemez mi? Kadınlarımız artık korkuyor, can güvenliği yok, korkarak evlerine gidiyorlar, korkarak sokakta yürüyorlar; niye? İnsan demeye dilim varmıyor, bir yaratık neden genç kızlarımızın geleceğini yok ediyor? Ben bir insanım, bu konuda herkesten destek bekliyorum. Toplu taşıma araçlarında afişler olsun, insanlar bilinçlensin.

Türkiye’de yaşanan olaylar benim içimi sızlatıyor. Dünyanın neresinde olursa olsun çocuklar üzülmesin, ağlamasın. Çocuklar çocukluğunu yaşasın. Zıplasın, salıncaklara binsin, düşsün. Eğer ki bir çocuğun canı yanıyorsa, yere düştüğü için, ayağı çizildiği için yansın. Başka herhangi bir vahşete maruz kalmasın. Çocuklar ölmesin. Kadınlar ölmesin.

Toplu taşımalarda saçma sapan yazılar olmasındansa, kadınlarımızla, çocuklarımızla, hayvanlarımızla ilgili afişler olsun’

– Röportaj için teşekkür ederiz. Yaptıklarınızın herkes için yol göstermesini umuyoruz. Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Kadın ve çocuklarımızın hakları ile ilgilenen derneklerin bana destek vermesini istiyorum. Bizim durağımızda 150 araba var, 30 arabanın üzerinde biz böyle bir sosyal farkındalık çalışması başlattık. Ama bu konuda ben İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden de destek istiyorum. Toplu taşımalarda saçma sapan yazılar olmasındansa, kadınlarımızla, çocuklarımızla, hayvanlarımızla ilgili afişler olsun. Bir sürü insan hayvan haklarını, kasın haklarını, çocuk haklarını, engelli haklarını bilmiyor. İnsanlar bilinçlensin.

‘Çocuklarınızı hayvan sevgisiyle büyütün’

Ben de bu mamaları çocuklu ailelere vermek istiyorum. Hayvan sevgisini çocuklar tatsın. Sesimin duyabileceği her yere duyurmak istiyorum.  Çocuklarınızı hayvan sevgisiyle büyütün. Hayvan sevgisi olan bir çocuktan ileriki zamanda asla zarar gelmez. Biz kızımla bazen akşam 9’dan 10’dan sonra besleme yapıyoruz. Kızımın da her konuda desteğini alıyorum. Kızım Nazlıcan gibi bütün çocuklar mutlu, huzurlu olsunlar. Çocuklarımızın geleceğini yok etmeyelim. Doğaya sahip çıkalım.

#İyilikMinibüsü

Facebook: mehmet.Dilan.cicek.792

Instagram: sirin_1baba

Twitter: iyilik1minibs