İzmir’de deri ve tekstil iş kolunda çalışan mültecilerin hak ihlalleri raporlaştırdı

İzmir’de Deri Tekstil ve Kundura İşçileri Derneği mülteci işçilerin uğradığı hak ihlallerini raporlaştırdı. Raporda sigortasız ve düşük ücretle çalışma öne çıkan sorunlar olarak belirlendi

Deri Tekstil ve Kundura İşçileri Derneği İzmir’de deri ve tekstil atölyelerinde çalışan mülteci işçilerin uğradığı hak ihlallerini raporlaştırdı. Raporda sigortasız ve düşük ücretle çalışma öne çıkan sorunlar olarak belirlendi.

Aile Çalışma Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Uluslararası İşgücü Genel Müdürlüğü verilerine göre 2018 yılında çalışma izni alabilen mülteci-göçmen işçi sayısı 115 bin 837. İzmir’de kurulu bulunan Deri Tekstil ve Kundura İşçileri Derneği, mülteci işçilerin çalışma yaşamında karşılaştığı hak ihlalleri ile ilgili bir rapor hazırladı.

Raporu yayınlan dernek İzmir Işıkkent Ayakkabıcılar Sitesi, MTK Tekstilciler Çarşısı, Basmane’de deri ve tekstil atölyeleri ve Karabağlar’daki tekstil atölyelerinde çalışan yüz işçi ile yüz yüze görüşme yapıldığını söyledi. Deri iş kolunda çalışan 20, tekstil iş kolunda çalışan 40 ve kundura iş kolunda çalışan 40 işçi ile görüşüldüğü belirtilen raporda, mülteci işçilerin 77’sinin Suriyeli, 12’sinin Afganistanlı, 6’sının İranlı ve 5’inin Iraklı olduğunu ifade edildi.

19’u kadın, 81’i erkek işçi ile yapılan ankete katılan mülteci işçilerin 8’inin okur yazar olmadığı ve yine 8’inin sadece okur yazar olduğunu belirtirken 65’inin ise ilk okul mezunu olduğu ve 19’unun da orta okul mezunu olduğunu rapordahttps://www.evrensel.net/haber/401651/izmirde-deri-ve-tekstil-is-kolunda-calisan-multecilerin-hak-ihlalleri-raporlastirdi yer aldı. Yine ankete katılan işçilerin 28’inin 18-25 yaşında, 49’unun 25-30 yaş arasında, 23’ünün de 20-40 yaşında olduğu ifade edildi.

100 işçinin toplam sigorta prim günü sıfır

Ankete katılan işçilerin haftalık 500 lira aldığı bilgisi verilirken, işçilerin yarısının eline aylık geçen paranın asgari ücretin altında olduğu ve 100 işçinin 64’ünün evde tek çalışan olduğu ifade edildi. Ankete katılan 100 işçinin tamamı sosyal güvenlik kaydının bulunmadığı rapora eklenirken, çalışırken devlet denetimi ile karşılaşmadıklarını, çalışma saatlerinin ortalama 11-12 saat olduğunu ve mesai ücreti almadıkları da dile getirildi. “Yılda kaç ay çalışıyorsunuz” sorusuna işçilerden sadece 29’u “yıl boyunca çalışıyoruz” cevabını verirken, 7 işçi 6 ay, 8 işçi 8 ay, 14 işçi 9 ay, 22 işçi 11 ay cevabını verdi.

Raporda ankete katılan işçilerden tamamının mülteci olduğu için sigortasının yapılmadığı, düşük ücret verildiği, uzun çalıştıkları, mülteci oldukları için işten çıkarıldıkları ve nefret söylemine maruz kaldıkları öne çıkan sorunlar olarak belirlendi.

Raporda yer alan çözüm önerileri ise şu şekilde sıralandı:

  • Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair Cenevre Sözleşmesine (1951) konan coğrafi kısıtlama çekincesi kaldırılmalı ve sözleşmenin ‘ayrımcılık yasağı’ ilkesi doğrultusunda herhangi bir şart koşulmadan bütün mültecilere statü verilmelidir.
  • Türkiye’nin taraf olduğu ilgili mülteci ve göçmen işçilerle ilgili uluslararası sözleşmelerin yükümlülükleri yerine getirilmelidir.
  • Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 97 sayılı İstihdam Amacıyla Göç Hakkındaki Sözleşmesi ve 143 sayılı Göçmen İşçiler Hakkındaki Sözleşmesi’ne Türkiye bir an önce taraf olmalıdır.
  • 2013 Tarihli Ve 6458 Sayılı Yabancılar Ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) ve Geçici Koruma Sağlanan Yabancıların Çalışma İzinlerine Dair Yönetmelikte yer alan mülteci ve göçmen işçilerin çalışma izni alabilmeleri ile ilgili şartlar güncel duruma göre tekrar düzenlenmelidir. Uygulanması mümkün olmayan yüzde 10’luk işyeri kotasında değişiklik yapılmalı, altı aylık bekleme süresi kaldırılmalıdır.
  • Kayıt dışı çalışmaya mecbur bırakılan mülteci ve göçmen işçilere uygulanan para cezası yaptırımı iptal edilmelidir ve kayıt dışı istihdamdan sadece işverenler sorumlu tutulmalıdır.
  • Mülteci ve göçmen işçilerin sosyal güvenlik kaydı işlemleri kolaylaştırılmalı ve işveren tarafından başvuru yapılmadığı durunmda mülteci ve göçmen işçinin Sosyal Güvenlik Kurumu’na başvurusu yeterli olmalıdır.
  • Çalışma Bakanlığı müfettişleri, kayıt dışı çalıştırılmanın azaltılması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için iş yerlerinde etkin denetim yapmalıdır.
  • Kayıtsız çalışan mülteci işçilerin geriye dönük hak kayıpları giderilmelidir.
  • Hak ihlallerinin önüne geçmek için Göç İdaresi, Çalışma Bakanlığı İl Müdürlükleri, meslek odalar ve işçi örgütleri (sendikalar ve dernekler)birlikte bir çalışma grubu kurmalı ve sahada çalışma yapmalıdır.
  • Mülteci/göçmen işçilere yönelik ayrımcı uygulama, nefret söylemleri ve saldıralara karşı işçi havzalarında özel çalışma yürütülmeli. Bu davranışların Türk Ceza Kanunu’nda suç olduğu ve hapis cezası ile cezalandırılabilecekleri anlatılmalıdır.
  • Mülteci/göçmen işçilerin çalışma yaşamında sahip olduğu hakları öğrenebilmeleri için işçi havzalarında ana dillerinde eğitimler verilmelidir.